
Owen Wilson
Kyle Reynolds

Peter ve Kyle Reynolds iki kardeştir. Eksantrik anneleri Peter ve Kyle'ı babalarının onlar henüz küçükken öldüğüne inandırarak yetiştirir. İkili bunun bir yalan olduğunu keşfettiklerinde, gerçek babalarını bulmak için yola çıkarlar. Bu yolculukta babalarından çok anneleri hakkında muhtemelen öğrenmek istemeyecekleri şeyleri de öğrenirler. Owen Wilson ve Ed Helms ve J.K. Simmons'un başrollerini paylaştığı filmin yönetmenliğini Felekten Bir Gece serisinin görüntü yönetmeni Lawrence Sher üstleniyor. Bu Sher'in yönetmenlik yaptığı ilk film.

Owen Wilson
Kyle Reynolds

Ed Helms
Peter Reynolds

J.K. Simmons
Ronald Hunt

Katt Williams
Hitchhiker

Terry Bradshaw
Terry Bradshaw

Ving Rhames
Rod Hamilton

Christopher Walken
Dr. Walter Tinkler

Glenn Close
Helen Baxter

Katie Aselton
Sarah O'Callaghan

Retta
Annie

Harry Shearer
Gene

June Squibb
Mrs. Hunt

Ali Wong
Ali

Robert Mello
Mr. Jensen

Zachary Haven
Ethan

Doug Harris düğün arifesinde bir damattır. Sevimli bir insan olmasına rağmen sosyal anlamda çok çekingen bir adamdır ve düğünün de kendisine eşlik edecek bir sağdıcı yoktur! Hayallerindeki kadın ile evlenmesine iki haftadan daha kısa bir süre kalan Doug soluğu "Best Man, Inc." adlı şirkette alır. Şirketin CEO'su Jimmy Callahan, Doug'un son çaresidir. Fakat kendisine "sahte sağdıçlık" yapacak Jimmy ile her şey umduğu gibi toz pembe gitmeyeceketir... Romantik komedi filminin yönetmenliğini Jeremy Garelick üstlenirken, senaryo da Garelick ile birlikte Jay Lavender'a ait. Filmin oyuncu kadrosunda ise Josh Gad, Kevin Hart, Kaley Cuoco-Sweeting, Alan Ritchson, Olivia Thirlby ve Nicky Whelan gibi isimler başı çekiyor.

Evli ve küçük bir çocuk babası olan Mel Coplin, mutlu görünse de iç huzursuzluk yaşamaktadır. Evlat edinilmiş olmasını bu durumun nedeni olarak görerek biyolojik ailesini bulmaya karar verir. Eşi Nancy ve çekici sosyoloji öğrencisi Tina Kalb ile çıktığı bu yolculuk, yanlış ipuçları ve iki kadın arasında gelişen gerilimli rekabet nedeniyle kabus dolu bir maceraya dönüşür.

Altız olarak doğduğunu öğrenince çok şaşıran müstakbel baba Alan, yeni bulduğu erkek kardeşi Russell’ı da yanına alır. Yıllardır kayıp olan diğer kardeşlerine kavuşmak isteyen ikili, birlikte eğlenceli bir yolculuğa çıkar.

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Orta yaşlı, huysuz bir baba ve iki yakın dostu, Y kuşağından CEO'ların ve güçlü anaokulu müdürlerinin değişen dünyasına ayak uyduramadıklarını görürler.

Feeling forgotten on Mother's Day, three best friends leave the suburbs and drive to New York City to surprise their adult sons.

İki erkek kardeş bir düğün için kendilerine eşlik edecek güzel kızlar ayarlamak isterler. Çözüm olarak da internete bir reklam videosu koyarlar. Fakat işler beklediklerinden daha farklı gelişir ve video bir anda kocaman bir viral kampanyasına dönüşür!

Deli dolu iki kız kardeş olan Maura ve Kate, ailelerinden pek de hoşlanmadıkları bir haber alırlar: Büyüdükleri ev satılacaktır. Satılmadan önce onların eve gidip tüm eşyalarını toplamaları gerekmektedir. İki kardeş hem evin başkasına gidecek olmasından hem de tüm güzel anılarını bir kutuya dolduracak olmaktan dolayı mutsuzdur. Onlar da çok sevdikleri evlerine yakışır şekilde veda edebilmek için büyük bir parti organize etmeye karar verirler. Tüm arkadaşlarının ve sevdikleri kişilerin de davetli olduğu partide saatler ilerledikçe olaylar yavaş yavaş çığırından çıkmaya başlar.

İngiliz komedi filmi Cenazede Ölüm’ün yeniden çevrimi… Bir cenaze ve açığa çıkan sırlar. Ölen babalarının cenazesi için toplanan aile, hiç bilmedikleri bir aile sırrı ile yüz yüze kalacaklardır.

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.1984'te, o zamana dek yapılmış en pahalı komedi filmi olarak vizyona girdiğinde çılgınlık derecesinde sevilmiş olan Hayalet Avcıları; Dan Aykroyd ve Harold Ramis'in birlikte yazdıkları dahice senaryo kadar, Bill Murray ve Rick Moranis gibi komedyenlerin usta oyunuyla da unutulmazlar arasına girmiş bir yapım.

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.

Kolej günlerinden beri arkadaş olan dört evli çift yıllık buluşmalarını yapmak üzere Colarado'da bir araya gelir. Ancak içlerinden birinin genç bir kadınla ilişkisi olduğunun ortaya çıkması herkesin neşesini kaçırır. Bunun üzerine herkes kendi evliliğinin ne kadar kuvvetli olduğunu merak etmeye başlar. Eşler bir yandan aldatma, dürüstlük ve affetme kavramları üzerine düşünürken bir yandan da kendi hayatlarına gerçekçi bir bakış atacaklardır.


Bir üniversite öğrencisi, evinden binlerce kilometre uzakta, çölde mahsur kaldığında, hiç parası olmadığında ve Noel'e sadece birkaç gün kala imkansız bir yolculukla karşı karşıya kalır.

Longfellow Deeds, New Hampshire'ın küçük bir kasabasında basit ama mutlu bir yaşantı süren sempatik bir adamdır. Yerel halk, sahip olduğu pizza dükkanında onlara okuduğu garip şiirlerinden dolayı Deeds'i çok sevmektedir. Deeds'in basit yaşantısı inanılmaz bir haberle değişir. Tanımadığı uzak bir akrabası ölmüş ve Deeds'e 40 milyar dolar paranın yanı sıra dünyanın en büyük medya şirketini ve bir futbol takımı ile bir de basketbol takımını miras bırakmıştır. Deeds, güvendiği adamı Emilio'nun da yardımıyla paranın herşeyi değiştirdiğini ama herkesi değiştirmeyeceğini kanıtlamaya çalışır.

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?

Raoul Duke ve avukatı Dr. Gonzo, bir motosiklet yarışını izlemek için Mojave Çölü'nde bir bavul dolusu uyuşturucu ve kırmızı bir üstü açık arabayla Las Vegas'a giderler. Uyuşturucu tüketimleri endişe verici bir hızla artarken, uyuşturucu bağımlısı ikili otel odalarını mahveder ve yasal yaptırımlardan korkarlar. Duke, Los Angeles'a geri dönmek için yola çıkar, ancak bir polisle yaşadığı tuhaf olayın ardından Günah Şehri'ne geri döner ve çılgın uyuşturucu serüvenine devam eder.

Kore ve Hint kökenli iki Amerikalı oda arkadaşının keyifli ve kahkaha dolu maceraları.

Aşk ve savaş üzerine alışılmadık derecede sevimli, zeki ve komik bir film. “Guguk Kuşu”, Rus askerlerin Finli keskin nişancılara taktığı addır. Eylül 1944. Finlandiya, SSCB ile bir ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekilir. Ama nefretin anlamsızlığının büsbütün ortaya çıktığı bir yerde, gözden ırak bir çiftlikte kıstırılmış olan filmin ana karakterleri bu gerçekten haberdar değildir. Gizli servisin tutukladığı Rus yüzbaşı İvan ile Finli keskin nişancı Veiko talihin bir cilvesi olarak aynı yere sığınmak zorunda kalır; burası, onlara düşman değil de birer erkek gözüyle bakan Anni adlı genç Lapon kadının çiftliğidir. Üçü, birkaç gün aynı yerde birlikte yaşamak zorunda kalır. Herbiri yalnızca kendi anadilini (Fince, Rusça, Laponca) konuşabildiği için, kimi komik, kimi trajik müthiş yanlış anlamalar ortaya çıkar.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir