
Clovis Cornillac
Machin

Etrafındakilerden tek istediği biraz huzur ve sessizlik olan Machin tam bir işkoliktir. Machine ise,büyük bir konsere hazırlanan genç ve utangaç bir müzisyendir.Kader birbirlerine tamamen zıt bu iki karakteri, yan yana yaşamaya iter...

Clovis Cornillac
Machin

Mélanie Bernier
Machine

Lilou Fogli
Charlotte

Philippe Duquesne
Artus

Oscar Copp
Dan

Arnaud Lechien
Paul

Olivier Bouana
Mathieu

Rudy Milstein
Igor

Manu Payet
Le caissier Picard

Boris Terral
L'inconnu italien

Sophie Le Tellier
La mère de Juliette

Claude Evrard
Vleux voisin

Olga Sékulic
Myriam

Caroline Godard
Pianiste candidate

Jérôme Le Banner
Père gamin téléphone

Düğününden kısa bir süre önce, sanat galerisi yöneticisi Nora, ölümcül kanser teşhisi konan yaşlı babasıyla vakit geçiren ergenlik çağındaki oğlu Elias'ı ziyaret etmek için Paris'ten Grenoble'a gider. Oradayken, kendi isteği dışında bir akıl hastanesine yatırılmış olan eski sevgilisi ve Elias'ın baba figürü Ismaël'e ulaşır. Ancak Ismaël'in de çözmesi gereken kendi sorunları vardır.

Kızının nişanlandığını söylemesi ile son davetlinin düğünden ayrılmasına kadar geçen sürede kızını çok seven bir babanın ayakta kalma çabasını anlatan bu klasik komedide Akademi Ödüllü Spencer Tracy ve Elizabeth Taylor başrolleri paylaşıyor. Kızı Kay, Buckley Dunstan ile nişanlandığını ilan ettiğinde avukat Stanley T. Banks böyle bir şeye hiç hazırlıklı olmadığını fark eder. Buna karşın, Kay'in evleneceğini öğrenmek karısı Ellie ile oğlu Tommy'yi son derece mutlu eder. Bir "oğul" sahibi olması, artık büyümüş ve kendi hayatını yaşayan minik kızını kaybedecek olan Stanley için bir teselli değildir. Belki her şey yoluna girecek, tabii eğer Stanley, Buckley'yi kabul edebilir ve düğünü atlatabilirse. Peki, düğün masraflarını kim karşılıyor? Tabii ki, gelinin babası.

They knew each other long ago: a man and a woman whose dazzling and unexpected romance captured in the now-iconic film revolutionized our understanding of love. Today, the former race car driver seems lost in the pathways of his memory. In order to help him, his son seeks out the woman his father wasn’t able to cherish but whom he constantly revisits in his thoughts and dreams. Anne reunites with Jean-Louis and their story picks up where they left it…

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

Orta yaş bunalımı ve boşanmayla karşı karşıya kalan Alex, New York komedi sahnesinde yeni amacını aramaya başlar. Tess ise aileleri için yaptığı fedakarlıklarla yüzleşirken ortak ebeveynlik, kimlik ve aşkın yeni bir biçim alıp alamayacağı konularında bir yolculuğa çıkar.

Kaygısız yaşam tarzı tehlikede olan zengin ve çekici Joseph ( Josh Swickard ), Noel'den önce ailesinin arazisini satması için, çalışkan bir çiftçi olan Callie'nin ( Lorynn York ) yanında çiftlik hizmetlisi olarak işe başlar.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

A young woman struggling to stay on top of everything in her life meets a married publisher and begins an affair with him.

Everybody has always loved Jeanne. These days, she hates herself. Up to her ears in debt, she has to go to Lisbon and sell her mother’s apartment, who passed away one year ago. At the airport, she runs into Jean, a whimsical and somewhat intrusive former high school classmate.

Oscar ödüllü oyuncu Ben Affleck ile eski nişanlısı Jennifer Lopez'in birlikte rol aldığı romantik komedi filmi Jersey Girl, yaşamı beklemediği bir anda tepetaklak olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Hayal dünyasında kaybolmuş bekar bir kitapçı, aşk hayatını mahvetmemek için yazar olma hayalini gerçekleştirmek zorunda kalır.Paris’te ‘Shakespeare and Company’ isimli kitapçıda çalışan Agathe'in romantik hikayesini anlatan yapıt, prömiyerini Toronto Film Festivali'nde gerçekleştirdi.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Amerikalı bir çift olan Bob ve Anne, aşkın şehri Paris'te bir malikaneye taşınmışlardır. Çift, yüksek sosyeteden dostları için özel bir akşam yemeği düzenleyecektir. Son dakikada eklenen bir konuk nedeniyle davetli sayısının 13'e çıkması, uğursuzluk getirecek diye mükemmeliyetçi ev sahibesini rahatsız eder. O da çözümü hizmetçisi Maria'nın 14. kişi olarak yemeğe katılmasında bulur. Tabii eksantrik ve aristokrat bir zengin gibi davranarak rol yapması şartıyla! Maria, yemekte rol yaparken tesadüfen sanat uzmanı konuk David ile yakınlaşınca olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir. Maria'nın gerçek kimliğini saklayarak romantik bir aşka yelken açması üzerine Anne, bu ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapacaktır.

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Charlyne, Michael Cera adında bir adama aşık olur. Peki ama aşk nedir? Charlyne Yi, Amerika'yı boydan boya gezerek çekeceği belgeselde hiçbir zaman anlayamadığı "aşk"ın izini sürecektir. Gerçekle fantastiği harmanlayan film modern aşkları yarı belgesel yarı geleneksel hikaye anlatımıyla bezenmiş bir yaklaşımla inceliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir