
Monica Barbaro
Sophie Wilder

"Sadece zaman meselesi."
Film, hırslı bir otel müdürü olan Alejandro ve bir film yıldızı olan Sophie'nin hayatına odaklanıyor. Her ikisinin de adaletsiz bir dünyada kendi hırsları vardır. Alejandro kendi butik otelini açmak istereken Sophie, süper kahraman filmi Super Society 3'te iyi bir rolde oynamak ister. Alejandro ve Sophie’nin yolu, bir film çekimi için Sophie’nin Alejandro'nun Meksika'da çalıştığı otele gitmesiyle kesişir. Farklı hayatlara sahip olsalar da Alejandro ve Sophie gizlice buluşmaya başlar.

Monica Barbaro
Sophie Wilder

Diego Boneta
Alejandro

Anders Holm
Adam Clark

Catherine Cohen
Rachel Abrams

Casey Thomas Brown
Chris James

Fernando Carsa
Tachi

Whitney Cummings
Margot Cohen

Ricardo Esquerra
Pancho

Luz Aldán
Julia

Jon Rudnitsky
Jimmy Martin

Sara Sampaio
Elisabetta

Maya Zapata
Aurelia

Carolina Politi
Mónica

Concepción Márquez
Abuela

Juan Manuel Bernal
Alejandro Sr.

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.


New York’ta yaşayan arzu dolu bir roman yazarı ile genç ve güzel bir kadın arasında bir ilişki başlar ve ileriki zamanlarda kız ile ilişkileri dahada büyür. Ancak bu kadın Fransız bir diplomatın karısıdır ve bu yeni çift her akşam yalnızca 5 – 7 arasında buluşabilmektedirler. Aşkları derinleştikçe kültürler, dünya görüşü, kişisel ahlak ve diyet tercihleri gibi konularda aralarında çatışmalar gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır…

A middle-aged playboy becomes fascinated by the daughter of a private detective who has been hired to entrap him with a client's wife.

Lara Jean, resmen Peter'ın kız arkadaşı olunca her şeyin mükemmel gideceğini beklerken eski bir aşkının hayatına yeniden girmesiyle duyguları alt üst olur. Jordan Fisher'ın da rol aldığı bu devam filminde Lana Condor ve Noah Centineo, Lara Jean ve Peter olarak geri dönüyor.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Yakışıklı reklam ajansı yöneticisi Tomas “Papi” Fuentes (Eduardo Verastegui) gerçekten ve derinden aşık olmuştur… hemde üç farklı şehirde yaşayan üç farklı kadına! Ama her üç kadında Papi’ye sürpriz yapmak için Los Angeles’e geldiklerinde, durum bambaşka bir hal alır! Latin ritmleri, tutku ve güzel vücutlarla dolu Chasing Papi sizi çok eğlendirecek…

Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...

Eş bulmak için göçmen ebeveynleri tarafından baskı gören iki Hintli-Amerikalı, bir yaz düğününden sağ çıkmak için flört ediyormuş gibi yapar, ancak ebeveynlerinin istediği kişiyle kim olduklarını dengelemeye çalışırken kendilerini birbirlerine aşık olurken bulurlar.

Teddy Pierce (Gene Wilder) iyi bir işi, iyi bir eşi, arkadaşları ve çocukları olan mutlu orta yaşlı bir iş adamdır. Görünüşte hayatta istenebilecek her şeye sahiptir. Ancak bir gün kırmızı elbiseler içinde muhteşem bir kadına rastlar (Kelly LeBrock), artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır.

A writer for a greeting card company learns the true meaning of loneliness when he comes home to find his girlfriend in bed with another man.

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

In the midst of election season in New Mexico, political speechwriters Julia Mann and Kevin Vallick begin a romance, unaware they are working for candidates on opposite sides.

Film, hayatını bulaşık yıkayarak kazanmaya çalışan yazar bozuntusu Leo Palamino'nun hikayesini anlatıyor. Kendisini en yakın arkadaşı için terk eden eski karısı, Leo'nun kusurlarını anlatan 'Neden Berbatsın' isimli bir blog yayınlamaktadır. Otuzuna yaklaşan Leo hayattaki konumundan pek memnun değildir, ta ki hayallerinin kadını Colette ile onun düğününde tanışana kadar. Artık onu kazanmak için her şeyi yapacaktır.

A contemporary romantic comedy exploring the unlikely pairing of two 20-somethings thrown together by their respective best friends in hopes of igniting their own romance.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

Cecilia, 1930'ların ekonomik kriz dönemi Amerikası'nda, çok az para için ölümüne çalışan, işe yaramaz kocası tarafından sürekli taciz edilen mutsuz bir garsondur. Tek kaçışı, tutku derecesinde sevdiği sinemadır. Kahire'nin Mor Gülü isimli filmse favorisidir. Defalarca gittiği filmde bir gün baş karakter Tom Baxter perdeden inip gerçek hayata karışır. Üstelik Cecilia'ya aşık olur! * Woody Allen'ın en sevdiği eseri olduğunu itiraf ettiği bu film, büyük ustanın hem komik ve fantastik hem de gerçekçi yapımlarını adeta tek potada eritiyor. Kritiklerin de Allen'ın görüşünü paylaştığını söylememize gerek yok * Bu film Woody Allen'ın sinemaya ve sinemaseverlere armağan niteliğindeki eseridir bence. Çok keyifli, konusuyla farklı, derinlerinde sakladığı hüznüyle iç acıtan bir film, kesinlikle kaçırılmamalı.

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.


Jeanne, evlilik hazırlıklarını sürdürürken bir yandan da evlenince oturmak için bir ev aramaktadır. Bir gün çok beğendiği bir evi gezerken çok ilginç ve garip bir adamla tanışır. Paul, kendinden yaşça büyük ve tanıdığı bütün erkeklerden farklı bir adamdır. Aralarındaki çekime karşı koyamaz ve birlikte olurlar. Uzunca bir süre sadece birlikte olabilmek için bu evin çatısı altında buluşacak ama birbirlerinin dışarıdaki hayatlarına dair hiçbir soru sormayacak ve hiçbir şey bilmeyeceklerdir. Bu, Paul'ün ilişkilerinin devam edebilmesi için koymuş olduğu bir şarttır. Paul'ün karamsar ruhuna karşılık Jeanne'in capcanlı gençliği, koydukları bu sert kurallara dayanamayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir