
Julia Kijowska
Agata


Julia Kijowska
Agata

Magdalena Cielecka
Iza

Dorota Kolak
Renata

Marta Nieradkiewicz
Marzena

Tomasz Tyndyk
Adam

Andrzej Chyra
Karol

Łukasz Simlat
Jacek

Marcin Czarnik
Robert

Jędrzej Wielecki
Piotrek

Julia Chętnicka
Wioletta

Małgorzata Majerska
Małgosia
Igor Bejnarowicz
Marek
Zuzanna Bernat
Marysia

Lech Łotocki
Andrzej
Dorota Papis
Receptionist

A single mistake puts a 19-year old girl behind bars, where she experiences the terrors and torments of women in prison.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Detroit sakinleri için, şehrin sınırını simgeleyen 8 mil, aynı zamanda hayatları için de bir limittir. Bu ayrıca Jimmy Smith Jr. (Eminem) için psikolojik bir engeli simgelemektedir... Nerede olmak ve kim olmak istediğiyle ilgili bir engeli. Umutsuzca müzik dünyasına girmek isteyen Jimmy, amacına ulaşmak için öfkesini, korkularını ve düş kırıklıklarını dışa vurmayı ve kendi avantajına çevirmeyi öğrenecektir.

Anthony Swoff, Sacramento’da Camus okuyan bir gençtir. 1980’lerin sonlarında askere alınır. Kim olduğunu bilmediği ve esas nedeni de kavrayamadığı bir düşmana karşı savaşması gerekmektedir. Körfez Savaşı sırasında Amerikalı askerler, kendilerine yapılan saç tıraş modeli için bir isim takmışlardır. Kavanozkafa. Yani Jarhead. İşte savaşta duruşları da zaten tam da bu ironik yaklaşım etrafında döner. Aksi takdirde gönüllülük kisvesi altında direnç gösterip de mücadele etmeleri o kadar kolay olmayacaktır. Anthony Swofford’un romanından uyarlanan filmin yönetmeni Sam Mendes.

In 17th-century Tuscany, a church play is performed for the benefit of young aristocrat Cosimo. In the play, a grotesque old woman gives birth to a beautiful baby boy. The child's older sister is quick to exploit the situation, selling blessings from the baby, and even claiming she's the true mother by virgin birth. However, when she attempts to seduce the bishop's son, the Church exacts a terrible revenge.

Orta Çağ Avrupası'nda geçen Et ve Kan, biri paralı asker, diğeri ise bir derebeyinin oğlu olan iki adamın hikayesini ve aynı kadına duydukları aşkı konu alıyor.

Daha iyi bir yaşam umuduyla Bogotá'ya taşınan Koreli genç bir adam, Kolombiya karaborsa âleminde yükselirken başarıya ulaşabilmek için büyük riskler alır.

A woman escapes from the man who is about to rape her, but leaves her purse behind. Afraid that her attacker might come after her, she goes to the police, but with no proof of the incident, they can do nothing. In fact, the man does use the information in her bag and comes to her apartment with the intent of rape, but she sprays him in the face with insect repellent, and then holds him captive. She is then faced with deciding whether to go to the police who might not believe her and release him, or to kill him.

Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.

Danimarka'nın banliyölerinde yaşayan ve akşamları aynı kursa giden 6 kişinin, beklentileri ve sonucunda yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında tutunacak dal olarak İtalyanca'yı görürler. Karısının ölümüyle hayatının yönünü kaybetmiş genç bir rahip, inanılmaz derecede sakar bir kasiyer, cinsel organını kullanmadığı için köreldiğine inanarak iktidarsız olduğunu düşünen bir otel memuru, bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan güzel bir İtalyan garson, sivri dili ile başına dert açan futbol delisi bir restoran müdürü ve annesinin hastalığıyla boğuşan hüzünlü bir kuaför.

Kübalı casuslar 1990'larda adadaki terör saldırılarını sonlandırmak üzere sürgündeki gruplara sızdıklarında ağır bir kişisel bedel öderler. Gerçek bir öyküden uyarlandı.

John Davidson’ın yaşam öyküsünden uyarlanan film, 1980’lerin Britanya’sından günümüze uzanan ilham verici bir dönüşüm hikâyesi. On beşinde Tourette teşhisi alan John; önyargılarla dolu gençlik yıllarını ve yetişkinliğe geçiş sürecini, nezaketin gücüyle aşıyor. Bu, yanlış anlaşılan bir çocuğun, dünyayı değiştiren bir adama dönüşme yolculuğu.

Caine ve arkadaşı O-Dog, iki genç Afro-Amerikalı, sokağın köşesinde bulunan bir bakkal dükkanına bira almak için giderler. Bakkalın Koreli sahibi ve karısı onları iyi karşılamaz., bakkallarında iki siyahi genci görünce tedirgin olurlar, O-Dog bu çifte karşı kötü duygular beslemeye başlar . O-Dog küfretmeye başlar ve soğukkanlılığını koruyamayarak kendisine karşı direnen bakkal sahibini kafasına ve dizlerine ateş ederek öldürür. Ardından kasayı boşaltır, bakkalın karısını öldürür ve güvenlik kamerası kaydını yok eder. Arkadaşı Caine, bu olanlar karşısında şok olmuştur ve oradan kaçar. O-Dog'un aksine o sorunları olan bir genç değildir, başlangıçta basit bir alışveriş için girdikleri bakkalda, arkalarında 2 ölü ve bir silahlı soygun bırakırlar.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

In a time of starvation, a survivalist lives off a small plot of land hidden deep in forest. When two women seeking food and shelter discover his farm, he finds his existence threatened.

32 yaşındaki Lizzie, babasının gösterişten uzak ve otoriter kontrolu altında yaşamak zorunda bırakılan, evlenmemiş bir kadındır. Babasının soğuk kontrolü altındaki bir kurbanken, hayata dair umutla bakabileceği bir şey pek de yoktur. Ancak bu durum, iş için çaresiz olan genç hizmetçi Bridget Sullivan'ın eve gelmesiyle birlikte değişmeye başlar. Lizzie genç Bridget'e sempatik, nazik bir ruh ile yakınlaşma şansı yakalarken, Bridget de hislerini karşılıksız bırakmaz. Ancak ikilinin hikayesi karanlık, rahatsız edici bir sona doğru evrilmeye başlamıştır. Bu ilişki ile duygularını serbest bırakma şansını yakalayan Lizzie için kontrolünü tekrar sağlamak oldukça zorlu olacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir