
Björn Andrésen
Self (uncredited)

An account of Italian film director Luchino Visconti's travels in search for a young actor to portray the role of Tadzio in his 1971 adaptation of Thomas Mann's novella Death in Venice (1912).

A group of British children aged 7 from widely ranging backgrounds are interviewed about a range of subjects. The filmmakers plan to re-interview them at 7 year intervals to track how their lives and attitudes change as they age.

Dizinin kamera arkasına bir bakış sunan bu yapımla, oyuncu seçimlerinden Jaskier'in dile dolanan şarkısına kadar "The Witcher"ın olağanüstü dünyasına seyahat edin.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

Bu belgesel film, The Dark Knight filmindeki “Joker” rolüyle, tarihin en ünlü performanslarından birine imza atan, genç yaşında evinde aşırı dozda uyuşturucu kullanımıyla ölü bulunan ve bu açıdan trajik bir ölüme sebep olan, 22 Ocak 2008'de zamansızca kaybettiğimiz Heath Ledger'ı daha önce hiç görülmemiş görüntüler eşliğinde anlatıyor. Film Heath Ledger'ı az veya çok tanıyan kişilerle röportajlara da yer veriyor. Arada oyuncunun hem kendi video kayıtları, hem de oynadığı sahnelerden de kurgulanmış dolu dolu bir belgesel.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

A detailing of the rise to prominence and global sporting superstardom of six supremely talented young Manchester United football players (David Beckham, Nicky Butt, Ryan Giggs, Paul Scholes, Phil and Gary Neville). The film covers the period 1992-1999, culminating in Manchester United's European Cup triumph.

İtalya’nın güney kıyısından 200 km uzaklıkta yer alan Lampedusa, son yıllarda Avrupa’da yeni bir hayatın hayalini kuran, Afrika ve Ortadoğu’dan gelen binlerce göçmenin umut limanıdır. Gianfranco Rosi bu Akdeniz adasında aylarını geçirerek oranın tarihini, kültürünü ve 6.000’lik yerleşik nüfusu olmasına rağmen haftalık yüzlerce göçmen alan bu bölgenin günlük gerçeklerini yakalar. Belgesel, on iki yaşındaki adanın yerlisi olan Samuel’e odaklanır. Deniz kültürüyle dolu olmasına rağmen Samuel, sapan ile avlanmayı ve karada vakit geçirmeyi sever.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Kutsal Günah, modern Katolik Kilisesi'nin tarihinde en bilinen tacizcisi Peder Oliver O'Grady'nin hikayesini anlatıyor. Herhangi bir suçluluk ya da utanma hissetmeden O'Grady, otoritesi ve cazibesini kullanarak düzinelerce inançlı Katolik aileyi yirmi yıldan fazla bir süre aldatmayı başardı. Kurbanları arasında dokuz aylık bebeklerden orta yaşlı kadınlar ve gençlere kadar herkes var.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir