
Mia Farrow
Alice Tate

Hayatını başarılı bir eşin (William Hurt) gölgesinde yaşayan Alice (Mia Farrow) yaşadığı eklem ağrılarına çözüm bulmak için doktor Yang (Keye Luke)'ın muayenehanesine gider. İlginç doktor Yang'a göre sorun yürekte ve beyindedir. Alice, çocuklarının okulunda gördüğü karizmatik dul Joe (Joe Mantagno)'dan hoşlanmıştır. Alice, doktor Yang'ın görünmezlik iksiri sayesinde Joe'yu yakından tanıma fırsatı bulduğu gibi kocasının da ne haltlar karıştırdığını anlayarak yaşadığı suçluluk duygusunu bastıracaktır

Mia Farrow
Alice Tate

William Hurt
Doug Tate

Joe Mantegna
Joe

Alec Baldwin
Ed

Blythe Danner
Dorothy

Judy Davis
Vicky

Keye Luke
Dr. Yang

Bernadette Peters
Muse

Cybill Shepherd
Nancy Brill

Holland Taylor
Helen

Gwen Verdon
Alice's Mother

Patrick O'Neal
Alice's Father

Marceline Hugot
Monica

Dylan Farrow
Kate

Rachel Miner
Alice at 12 Yrs.

Deceased drifter Mike arrives in Heaven and quickly falls for newborn soul Annie, soon to start her assignment on Earth. When Annie leaves, Mike follows.

Film Juliet'in kuzeni Rosaline’in bakış açısından anlatılan çağdaş bir versiyondur. Rosaline, Rob ile birbirleri için yaratılmış olduklarından emindir. Yıllardır ondan alacağı tek bir öpücüğün özlemi ile beklemektedir. Bu hayali nihayet gerçek olduğunda mükemmel bir his yaşar. Ancak sonrasında eski en iyi arkadaşı Juliet'i de şehre çağırır ve o da Rob'a tutulur.

Tatlı cadılardan oluşan Owens ailesinin en neşeli ve heyecan dolu üyeleri, kız kardeşler Sally ve Gillian Owens'dır. Anne ve babalarının ölümünden sonra teyzelerinin büyüttüğü Sally ve Gillian, Owens ailesinin kadınlarının büyü yeteneklerine sahiptirler, ne var ki bu yetenek, beraberinde bir de lanet taşımaktadır. Aşık oldukları erkekler zamansız bir şekilde ölmeye mahkumdurlar.

Soğuk bir New York gecesinde Nick elinde trompeti, Grand Central tren istasyonunda ertesi gün katılacağı seçmeye hazırlanmaktadır. Otele verecek beş kuruşu yoktur. Bu sırada yanından hızla koşup geçerken telefonunu düşürüp kıran Brooke ise Boston'a giden son treni kaçırmamak için elinden geleni yapsa da başarısız olur. Son tren kalkıp da istasyon kapatılınca kendilerini soğuk New York gecesinin ortasında bulan ikilinin gidecek yeri yoktur. Nick, telefonu kırılan, üstüne de çantasını çaldıran Brooke'un kocasından önce eve varmasını sağlayıp kahraman olmak ister; bu sayede yüzleşmekten kaçtığı kendi sorunlarından da uzaklaşacağını umuyordur. Geri dönülmez bir yola girdiğini bilen Brooke ise Nick'in hayatında ufak değişiklikler yapmasına yardımcı olarak bu yeni tanıştığı adamı mutlu etmek ister. Ancak çok uzun sürecek bu gecede kahramanlarımız başka yerlerde aradıkları her şeyin aslında yanı başlarındaki kişide olduğunu fark edeceklerdir.

Billy ve Ingrid, büyük kızları Sofia’nın nişanlısı olan Adan ile ziyarete gelip, planlarından bahsettiğinde oldukça şaşırır. Çünkü Sofia ve Adan evlilik hazırlığındadır. Meksika’da gerçekleşecek olan düğün için hazırlıklar başladığında aile ilişkileri test edilir.

Başrollerini Meryl Streep, Tommy Lee Jones ve Jeff Bridges'in paylaştığı filmde, Kay'ın evlilik hayatını biraz canlandırmaya çalışması ve kocasıyla yeni bir bağ kurma mücadelesi konu ediliyor. Kay ve Arnold sadık ve özverili bir çifttir. Ama onca yıllık evliliğin ardından Kay evlilik hayatını biraz canlandırmayı ve kocasıyla yeni bir bağ kurmayı istemektedir. Great Hope Springs isimli küçük bir kasabada faaliyet gösteren, meşhur bir çift terapistinin adını duyunca, şüpheci ve bildiğinden şaşmayan kocasını, bir hafta evlilik terapisi almak üzere uçağa bindirmek için ikna etmeye kalkışır. İnatçı Arnold’ı bildiğinden şaşmaya ikna etmek bile zorken, her ikisi içinde yatak odasında aralarına giren kara kediyi kovmak ve ilk defa birbirlerine aşık olmalarını sağlayan o kıvılcımı yeniden çakmak söz konusu olduğunda asıl zorlukla karşı karşıya kalacaktır...

Bu büyüleyici romantik komedide zeki ama yalnız biyokimyager (Tate Donovan), durgun olan aşk hayatını alevlendirmek için bir çingeneden gizemli bir iksir alır. Utangaç bir hayvan psikoloğu olan çalışma arkadaşına (Sandra Bullock) gösterdiği iksiri maymunlar üzerinde denediklerinde inanılmaz bir başarıya ulaşırlar. Şimdi bu iksirin insanlarda işe yarayıp yaramadığını anlamanın tek yolu onu kendi üzerlerinde denemektir.

Oscar ödüllü oyuncu Ben Affleck ile eski nişanlısı Jennifer Lopez'in birlikte rol aldığı romantik komedi filmi Jersey Girl, yaşamı beklemediği bir anda tepetaklak olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...


Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Hayallerini New York’ta gerçekleştirmek isteyen sevgilisinden ayrılmasıyla Gretta'nın iniş çıkışlarla dolu hayatı da değişir. Burada bir başına kalan Gretta, şans eseri tanıştığı bir yapımcı sayesinde kaderine meydan okuyacaktır.

1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

Boşanmasının ardından bir yol ayrımında olan bir öğretmen, zorlu bir grup yürüyüş gezisine kaydolduğunda hayata - ve aşka - yeni bir başlangıç yapma girişiminde bulunur.


Middleton prepares for its bicentennial, and Grey House is to be the party venue. Good witch Cassie is remodeling it as B&B. her first and only guest, Nick Chasen, claims to be a distant relative. He produces papers to prove he's the heir of the builder, colonial era captain Hamblin, while the Grey lady was his mistress and stole it. Police chief and lover Jake Russell goes all the way to motivate her to fight and disprove the claim before she's effectively disowned. Brandon is dared to pass a rascals-initiation by local brat Steve and Duke. George's gardening skills lead to romance.

Film, Woody Allen’ın yazıp yönettiği bir dönem oldukça popüler olan müzikallere göndermeler yapan bir komedi. Açık fikirli avukat Bob (Alan Alda), her şeye burnunu sokan karısı, karısının eski kocası, üvey kızı, oğlu, babası, Alman hizmetçisi ve hatta eski karı ve kocaların da içinde bulunduğu alışılmışın dışında kocaman bir ailenin hikayesi... Çekimleri New York, Paris ve Venedik’te yapılan 1930’lara özgü müzikal dili ile hayat dersleri veren bir Allen klasiği.


Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.

Navarre ile Isabau, Isabau'ya uymutsuzca bir aşk ile bağlanan başrahibin 'karanlık güçlerle' anlaşarak okuduğu bir lanet ile bağlanmış durumda: Navarre geceleri kurda dönüşürken, Isabau gündüzleri bir şahine dönüşüyor. Navarre lanetin kalkması için başrahibi öldürmek gerektiğini düşünür. Ve bu amacında yardımcı olabilecek olan 'Fare' Gaston'u hapisten kaçtığı için kovalayan askerlerden kurtarır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir