
Antonio Banderas
Salvador Mallo
Acı ve Zafer, yönetmen Salvador Mallo’nın geçmişten bugüne yaptığı seçimleri ve yaşamında iz bırakan olayları konu ediyor. Filmde, Mallo’nun çocukluğunu yaşadığı 60’lı yıllara, doğup çocukluğunu geçirdiği yerden ayrılıp ailesi ile birlikte Valencia’da bir köye göç etmesine, refah arayışına, 80’lerin Madrid’inde kalbinin hızla çarpmasına neden olan ilk aşkına, terapi aracı olan yazı ve sinema ile tanışmasına, kendisini tanımasına yol açan olaylara değiniliyor.

Antonio Banderas
Salvador Mallo

Asier Etxeandia
Alberto Crespo

Leonardo Sbaraglia
Federico Delgado

Nora Navas
Mercedes

Julieta Serrano
Old Jacinta

Penélope Cruz
Jacinta

César Vicente
Eduardo

Asier Flores
Young Salvador

Cecilia Roth
Zulema

Susi Sánchez
Pious Woman from Paterna

Raúl Arévalo
Venancio Mallo

Pedro Casablanc
Dr. A. Galindo

Julián López
Presenter

Eva Martín
Radiologist

Sara Sierra
Conchita

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.

After the suicide of his best friend and the fire of a local dance called Cromañón, including recitals, illegal parties in an abandoned warehouse and high school, a year passes by in the life of Zabo who writes everything he feels and lives in his blog, "Memories of a teenager".

Nick parçalanmış bir ailenin çocuğudur. Annesi Vicki ile babası David boşanmıştı ve mahkeme onun velayetini annesine vermiştir. İyi bir baba olan David boşanmanın ardından oğlundan uzak kalsa da onunla ilgilenmeyi ihmal etmez. İyi bir çocuk ve başarılı bir öğrenci olan Nick’in hayatındaki değişim kısa sürede ailesinin de dikkatini çeker. Oğlundaki değişimlerin nedenini anlamaya çalışan David acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Nick, kristal meth bağımlısıdır. David, oğlunu iyileştirmeye kararlıdır ve her ne olursa olsun onu içine düştüğü bataklıktan kurtaracaktır.

Madrid'de büyükannesi ve iki kız kardeşiyle yaşayan sekiz yaşındaki Ana, annesinin ölümünün yasını tutmaktadır.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

John F. Donovan (Kit Harington) 20'li yaşlarının sonundaki bir televizyon yıldızıdır. Bu Amerikalı yıldızın gizli bir mektup arkadaşı vardır. Donovan oyuncu olmak isteyen ancak hala İngiltere'de annesiyle birlikte yaşamakta olan 11 yaşındaki Rupert Turner (Jacob Tremblay) ile hararetli bir mektup arkadaşlığı içindedir. Ancak günün birinde ikilinin yazışmaları ortaya çıkar ve Donovan hiçbir temeli olmayan iftiralarla suçlanır. Bir anda kariyeri çöküşe geçen Donovan ile genç hayranının ilişkisi de kopar. 10 yıl sonra istediği gibi bir oyuncu olan Rupert, bir röportaj aracılığıyla gençlik idolüyle olan ilişkisini anımsamaya başlar.

Plagued by an abusive childhood, a woman finds escape in competitive swimming, sexual experimentation, toxic relationships, and addiction before ultimately finding her voice through writing.

12 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olmasından ötürü reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan hapse giren öğretmen Mary Kay Letourneau'nün hikayesinden uyarlandı. Öğrencisiyle birlikteliğinin üzerinden yaklaşık 20 yıl sonra hayatı filme çevrilecek olan Gracie Atherton-Yoo'nun, filmde kendisini canlandıracak olan oyuncu Elizabeth Berry ile birlikte geçirdiği zaman konu ediliyor.

With her mother's diary in hand, Marina's search for official documents for university leads her to her biological family on the Atlantic coast. What starts as an administrative quest reveals long-buried family secrets.

Havana, eski ününe tekrar kavuşabilme umuduyla parlak bir rolün peşinde olan hırslı ve güzel bir oyuncudur. Geçmişi sırlarla dolu gizemli Agatha Hollywood’a geri döndüğünde Havana onu asistanı olarak işe alır. Yıllar önce babası tarafından evden uzaklaştırılmış olan Agatha’nın planı, ünlü psikoterapist babası Stafford ve şımarık oyuncu kardeşi Benjie’nin hayatlarına gizlice dahil olmaya çalışmaktır. Ancak Hollywood sanıldığı kadar büyük değildir ve herkesin hırsları birbiriyle kesişecektir. Bu hikayenin tek masum kahramanı ise senarist olma hayalleriyle Hollywood’a gelen ve Havana’nın limuzin şoförlüğünü yapan Jerome olacaktır.

23 yaşındaki James bir alkolik ve uyuşturucu bağımlısıdır. Hayat kalitesi giderek daha da kötüye giden genç James'in artık önünde yalnızca iki seçeneği kalmıştır: tedavi olmak ya da ölüme mahkum olmak. Günün birinde bir uçakta, yüzü darmadağın edilmiş bir halde uyandığında ve son birkaç haftada yaşadıklarına dair hiçbir anısı olmadığında genç adam olayın ciddiyetini sonunda anlar. Artık rehabilitasyon tedavisi görme zamanı gelmiştir. Minnesota'daki bir klinikte, 2 ay süreyle yoğun bir detoks tedavisine başlatılan James, kanı çekilmiş ve sağlığı bozulmuş bedenini tamir etme yolculuğunda acılara katlanırken, kırılan ruhunu da daha iyi bir yaşam için savaşan diğer bağımlılarla iletişim kurarak iyileştirecektir. Ancak bu zorlu süreç basitçe söylendiğinden çok daha acı verici ve dayanılmaz olacaktır...

Film, çılgın ama mutsuz bir hayat yaşayan bir Hollywood yıldızının günün birinde 11 yaşındaki kızı tarafından ziyaret edilmesiyle gelişen olayları anlatıyor.

’Pamela’yı Takdim Edebilir miyim?’ adlı filmin çekimleri sırasında yaşanan acı-tatlı olayları beyazperdeye taşıyan öykü, sinema sanatının tüm zorluklarıyla boğuşarak hedefine ulaşmayı seçen yönetmen François Truffaut’nun, sinemaya ve sinemacılara bir saygı duruşu adeta. Film içindeki filmin yönetmenini Truffaut’nun bizzat kendisinin canlandırdığı yapım; makyözünden dublörüne, yapımcısından sahne amirine, yönetmen asistanından klaketçisine kadar bir filmin her alanında çalışan emekçilere adanmış izlenimi veriyor.

Evelyn Couch evliliğinde sorunlar yaşamaktadır ve kimse onu ciddiye almamaktadır. Bir bakımevindeki akrabalarını ziyaret ederken sempatik yaşlı Ninny Threadgoode ile tanışır. Threadgoode ona 1920'lerin Alabama'sındaki genç bir kadın olan Idgie Threadgoode' nin hikayesini anlatır. Idgie'nin ilham verici hayatı sayesinde, Evelyn daha olumlu olmayı öğrenir ve Ninny ile uzun süreli bir arkadaşlık kurar.

Rainer son derece başarılı bir televizyon yapımcısıdır. Hiçbir kriter gözetmeden imza attığı aptalca ve bayağı şov programları reytinglerde bir numarada yer alır Pegah'ın neden olduğu araba kazası nedeniyle ölümden dönen Rainer, bir anda tamamen değişir. Ciddi programlar yapmaya başlar ama bu sefer de reytingler düşer. İşini bırakıp Pegah ve bir grup işsizle birlikte kendine ekip kuran Rainer, televizyondaki olumsuz gidişatı durdurmak için harekete geçer.

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

İki erkek çocuk, Ignacio ve Enrique, 60'lı yılların İspanya'sındaki bir katolik okulunda öğrencidirler. Burada geçirdikleri zaman boyunca aşkı, sinemayı ve korkuyu keşfederler. Okulun müdürü ve edebiyat öğretmeni Peder Manolo, bu keşiflerin hem şahidi olur, hem de bir parçası * Üç karakter yıllar sonra, 70'lerde ve 80'lerde, iki kez daha aynı mekanda bir araya gelecekler. Bu karşılaşmalar aralarından birinin yaşamı ve ölümü için belirleyici olacak * Pedro Almodóvar bir kez daha anavatanı İspanya'da gezdiriyor kamerası. İnsanların derilerinin altına giriyor, yaşananları ve yaşanamayanları bir arada anlatıyor * Kuşkusuz her sinemasever bir Almodovar filmini yönetmeninin kim olduğunu bilmeden izlediğinde gerek tutku ve ihtirasla yoğrulmuş karakterlerinden gerekse eski filmlerine nazaran stilize senaryosuyla bunun bir Pedro eseri olduğunu anlayabilirler.

A portrait of the director’s young adulthood, set in the 1940s–1950s, in the electric capital city of Santiago. There, he decides to become a poet and is introduced, by destiny, into the foremost bohemian and artistic circle of the time.

Hayatının baharında, genç ve güzel yüzlü Cesar (Eduardo Noriega) fazlasıyla güvendiği yüzünün şeklini bir kazada kaybedince yıkılır. Bir gün bir partide Sofia (Penelope Cruz) ile tanışır ve ona tutkuyla bağlanır. Lineer bir kurgu yapısına sahip olmayan filmde bir süre sonra Cesar korkunç kabuslarıyla yüzleşecektir * Vanilla Sky bu filmden kopyalanarak yapıldı

A group of bored, disaffected New York City teenagers spend a day skating, smoking, drinking, partying, deflowering virgins, and getting into fights.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir