
Neslihan Atagül
Dilara / Handan
"Handan'ı oynama. Handan ol!"
Genç oyuncu Dilara, yakında zamanda çıkacak bir şampuan olan "Belinda" için çekilecek reklam filminde oynayacaktır. Provalara başlayan Dilara bir gün, reklam senaryosunun tüm unsurlarının gerçekleştiğini fark eder. Artık o Dilara değil Handan'dır. Genç kadın, gerçekleri kanıtlamak için çaresizce çabalar.

43 yaşındaki bir anne ve evkadını olan Peggy (Kathleen Turner) boşanma ile karşı karşıyayken 'keşke herşeyi başa alabilsem' diye düşünüyor. Çünkü onun bugünlere gelmesini sağlayan olaylar dizisi aslında Peggy'nin mezuniyet balosuna yakın bir zamanlarda başlamıştır. Peggy Sue birdenbire kendini yeniden o günlerde buluyor ve bir mucize eseri ona verilen bu fırsatı değerlendirmeye çalışıyor.

An ambitious coffee salesman has a series of improbable and ironic adventures seemingly designed to challenge his naive idealism.

İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.

Üniversiteden önceki yaz zeki ama saygısız Elliott’a bir gezi sırasında gelecekteki hali tarafından aşık olmaması tavsiye edilir. Yaşadığı deneyimin ardından tavsiyeye uyacağını düşünen Elliott’un fikri, gelecekteki halinin uyardığı çocukla tanıştığında değişir.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

Küstah ama karizmatik bir çapkının para, güç ve günübirlik ilişkilerle dolu hayatı, kadınların egemenliğindeki paralel bir dünyada uyanınca altüst olur.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Orman yangınlarını uçakla söndüren bir pilot olan Pete (Richard Dreyfuss) risk almayı seven birisidir ve nişanlısı Dorinda (Holly Hunter) da uçuş kulesinde radyo operatörlüğü yapmaktadır. Deneyimli bir pilot olan Pete bir kazada ölür ve dünyaya tekrar bir hayalet olarak gelecektir. Filmi Steven Spielberg yönetmiş ve senaristliğini Frederick Hazlitt Brennan ve Jerry Belson yapmıştır.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Genç bir adam, rüyaların gerçek dünyadan ayrıldığı yeri aramaktadır. Düş, uyanmak, gerçeklik gibi konular üzerine farklı düşünen insanlarla konuşur. Farklı yaşam deneyimleri, dünya görüşleri, rüyalara değişik bakış açıları sunacaktır. Bu ise gündelik yaşamdaki pek çok felsefi konu üzerine düşünmeye iter izleyiciyi. Dijital kamerayla çekilen film daha sonra bilgisayar yardımı ile animasyon görüntüsüne yaklaştırıldı. Ortaya çıkan görüntü boyanmış gerçek görüntüleri çağrıştırıyor. Bu yeni animasyon teknolojisi ise Bob Sabiston tarafından yaratıldı. Ortaya çıkan estetik filmin düşsel temalarına gayet uygun.

Neal, herkesin hayatta ne yapmak isteyeceğini öğrenmeye çalıştığı bir çağ olan 23 yaşına girmektedir. Doğum günü partisinde yaşamı hakkında bir cevap almayı diler. Babasının kendisine hediye olarak aldığı arabayı görmek için dışarı çıktığı anda başına bir su kovası düşer ve bilinçsiz bir şekilde yere yığılır. Hastanede uyandığında Neal, hayatı ile ilgili soruların cevaplarını keşfetmeye götürecek olan yolculuğuna başlar.

Cennetten dünyaya sürgün edilmiş iki meleğin, kendini yenilemiş katolik kilisesinin kapısından girip suçlarını restore etmek suretiyle Tanrı'nın arzusuna karşı gelmek ve dünyayı bir paradoksa yol açıp yoketmek arzusunun önünde sadece bu uyumsuz çete durmaktadır. Yeni bir kiliseye girerek ruhun restore olması Katolik Dogma'nın bir parçasıdır ve bu yolla kanundışı melekler cennete geri dönmenin bir arkakapısını bulmuş olacaklardır. Bu şekilde Tanrı'nın kusursuz olmadığını kanıtlayarak tüm yaradılışı sıfırlanmaktan kurtarmak mümkün olacak mı?

11 Eylül saldırıları sonrasında geçen filmde, askeri bir kahraman olmak isteyen Ned (Michael Angarano), ailesi ve yeni arkadaşı Tally (Melissa Benoist) ile birlikte kendini, yanlış yönlendirildiği bir macerada bulur. Mahallesinde El Kaide’li teröristler bulunduğunu düşünen Ned, cesur bir şekilde nasıl hayat kurtarabileceğini hiç beklemediği bir yolla öğrenecektir.

A lonely metermaid has a psychotic reaction to his medication and becomes convinced he's a superhero. A very select group of people in life are truly gifted. Special is a movie about everyone else.

Gerçek bir bilgisayar dehası olan Qohen Leth, hapsolduğu işinden ayrılıp eski bir şapelin yıkıntıları içerisinde içine kapanık, yalnız bir hayat sürmeye başlar. Bu tek kişilik hayatındaki tek uğraşı Yönetim tarafından kendisine verilen gizlice projeyi yürütmektir. Yönetim, yaşadığı yere 'Sıfır Teorisi' adlı teorinin varlığını kanıtlaması için özel bir bilgisayar sistemi ve programı kurar; eğer başarılı olursa da hayatın anlamsızlığını kanıtlamış olacaklardır. Saatlerce çalışmasına rağmen başarılı olamayan Qohen, Bainsley adlı çekici bir kadının hayatına dahil olmasıyla iyice delirmenin eşiğine gelir. Üstüne Bob adlı genç bir adamın projeye dahil olması işleri iyice tuhaflaştırır.

Beyzbol oyuncusu Brewster (Richard Pryor), 300 milyon dolarlık bir mirası alabilmek için 30 gün içerisinde 30 milyon dolarlık harcama yapmak zorundadır. Ancak bunu yapmak göründüğü kadar kolay olmayacaktır.

Massie Block ve işte kızlar okulu Octavian Country Day’den bir manzara. Massie’nin grubu, diğer adıyla Güzel Kızlar Kulübü ve gruba tartışmasız liderlik eden kişi, tüm gözleri üzerinde tutmayı başaran Massie.Florida’dan gelen yeni kız Claire Lyons, dış görünüşü ve topuksuz spor ayakkabıları ile kesinlikle Güzel Kızlar Kulübü’ne uygun biri değildi. Fakat her an her şey değişebilir.

Beverly Hills'in yeni zengin çiftinin (Richard Dreyfuss, Bette Midler) yüzme havuzunda boğulmaktan kurtarılan kederli bir serseri (Nick Nolte), tüm evde hem şaşırtıcı hem de gülünç değişikliklere neden olur - bunlara ailenin köpeği Matisse (Köpek Mike) de dahildir. Paul Mazursky’nin ustaca yönettiği, yıldızlarla dolu bir kadronun ve efsanevi Little Richard’ın harika bir şarkısının da yer aldığı bu eleştirmenlerce takdir edilen komedi, saçmalık derecesinde komik olaylarıyla sizi gülme krizine sokacak!

Lawrence (Michael Caine) nazik ve usta bir sosyete dolandırıcısı, Freddy (Steve Martin) ise sadece bir sahtekardır. Lawrence, Freddy deki sahtekarlık cevherini görünce onu kendinden uzaklaştırmaya çalışır fakat, Freddy yanından ayrılmaz. Bunun üzerin Lawrence hırsızlık ve dolandırıcılık konusunda Freddy'e ders vermeye başlar. Yalnız dersler ilerledikçe aralarında bir rekabet baş gösterir. En sonunda otelin lobisinde gördükleri bir bayanın 50.000 dolarını almak üzere bahse girerler.

Film, Güney Florida’da bir drag kulübü işleten Armand Goldman (Robin Williams) ve onun gösterinin yıldızı olan uzun süreli partneri Albert (Nathan Lane) etrafında döner. Armand’ın oğlu Val, muhafazakâr bir senatörün kızı Barbara ile evlenmek ister. Ancak Barbara’nın ailesi oldukça geleneksel ve dindardır. Barbara’nın ebeveynleri, Val’in ailesiyle tanışmaya karar verdiğinde, Val, Armand ve Albert’tan "normal" bir aile gibi davranmalarını ister. Bu, Albert’ın heteroseksüel bir baba rolüne bürünmeye çalışması ve komik yanlış anlaşılmaların yaşanmasına yol açar. Armand ve Albert, Val’in mutluluğu için çılgın bir oyuna girerken, bu süreçte aile olmanın gerçek anlamını keşfederler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir