
Charles Busch
Jan

Jan, an itinerant male nurse from Denmark, takes a new job with Mrs. A, a terminally ill Manhattan woman raising her parentless thirteen-year-old grandson, Gil. Spending the summer by the shore, the emotionally reserved Jan finds himself oddly cast as a mentor to Gil in having to prepare the sensitive boy for life with his cousins in Florida after his grandmother's death.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

A terminally ill mother invites her family to their country house for one final gathering, but tensions quickly boil over between her two daughters.

Gecenin geç saatlerinde New York caddelerinde bir ambulans sirenlerini çalarak ilerlemektedir. Gece vardiyasındaki ambulans görevlileri için ölülerle ya da ölmek üzere olan insanlarla yüzyüze olacakları yeni bir gece daha başlamıştır. Sabaha kadar görev başında olan bu görevliler, en az New York caddelerinden topladıkları ölmüş ya da ölümün eşiğine gelmiş insan bedenleri kadar fırtınaya tutulmuş, yaşamları normal seyrinden çıkmış insanlardır.Kimbilir, belki de onları ayakta tutan, Manhattan'ın bir deprem merkez üssünü andıran kaos yüklü caddelerin sürrealist bir tabloya benzeyen görünümüdür. Her gece dünyanın bir başka acımasız ve keskin görünümüyle karşılaşmanın getirdiği yakıcı duyguların ta kendisidir.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.

A busy executive learns during a meeting that his mother may be dying and rushes home to her side. He ends up being his father's caretaker and becomes closer to him than ever before. Estranged from his own son, the executive comes to realize what has been missing in his own life.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Los Angeles gettolarında birlikte büyüyen üç arkadaşın öyküsünü anlatan film, kenar mahallede yaşanan olaylara içten bir bakış atmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Kardeş gibi Doughboy ve Ricky Baker birbirlerine benzememekle birlikte her an birlikte takılmaktadırlar. Üçüncü kişi ise Tre'dir. Üçlü şiddet ve uyuşturucunun konuştuğu mahallerinde kendilerini ispat etmeye çalışır. 90'lı yılların başında gettoda yaşayan siyah gençler arasında yükselen nefreti, şiddete olan eğilimi, doğasına yakın bir şekilde sunuyor film. Yönetmen bu filmi 23 yaşında çektiği için sinema dünyasının yeni dahilerinden biri olarak selamlandı ve henüz 24 yaşındayken Oscar ödülüne aday oldu.

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.


1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.

Frank Jessup, işi elverdiğince sakin bir hayat sürmekte olan bir ambulance şoförüdür. Birlikte olduğu şefkat dolu sevgilisiyle mükemmele yakın bir yaşamları vardır. Aldığı gizemli bir not her şeyi altüst edecektir. Notta yaşlı bir kadının evine gitmesi söylenmektedir. Frank notun dediğini yaparak sözü geçen kadının malikanesnin yolunu tutar. Bayan Tremayne ile karşılaştığında kafası karışır. KEndini öldürmek üzereyken adamın geldiğini söyler ama Frank bunun bir intihar mı yoksa cinayet teşebbüsü mü olduğuna anlam veremez. Evde dolanırken de evin üvey kızı olan Diane Tremayne ile karşılaşır. Genç ve güzel kadın kendine herkesi aşık edebilecek kadar cazibelidir de. Frank'i ne kadar baştan çıkarmaya çalışır. Hayatı tepetaklak olan adam sevdiği her şeyi yavaş yavaş kaybetmeye başlar. Ancak bir süre sonra gerçeklerin farkına varır. İçinde bulunduğu durum bir aşk ilişkisinden ibaret değildir, bedelini düşündüğünden daha da ağır ödeyeceği büyük bir oyunun bir parçası haline gelmiştir.

1950'lerin başında hayatını yeniden kontrol altına almaya çalışan, yeni dul kalmış bir hemşire (Demi Moore)... 1970'lerde bir aile yetiştirmeye ve kariyerini sürdürmeye çalışırken bunalan dört çocuk annesi bir kadın (Sissy Spacek)... 1990'larda, bir kadının (Cher) yardımıyla hayatlarının gidişatını değiştirecek bir karar veren genç bir öğrenci (Anne Heche)... Farklı zamanlarda aynı evde yaşayan bu kadınlar, ortak bir şeyi paylaşıyor: Plansız bir gebelikle nasıl başa çıkacaklarına dair vermeleri gereken zorlu karar.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Alman işgalinin sona erdiği süreci, bir dizi renkli anektodu peşpeşe getirip bir çok yönde gelişen olaylara dayanarak hikaye eden Menzel, alışılmış kahraman direnişçi imajını da kıran, trajikomik bir üslup tutturur. Ana karakteri, karşı-kahraman özellikleriyle donatılmış, yeniyetme coşkusunu yitirmemiş, naif ve sempatik bir genç asker olan Milos Hrma'dır. Karşı cinse karşı tutuk, çekingen ve aşırı utangaç Milos, hem erkekliğini kanıtlama çabasındadır hem de taşıdığı üniformanın hakkını vererek aile adına halel getirmemekle yükümlüdür. Aslında dedesinin savaştan kaçmak için komutanını hipnotize ettiğini, babasının da savaşı, cephe gerisinde, tehlikesizce bir masa başı görevinde geçirdiğini pekala bilir. Bohemya'da bir tren istasyonuna atanan Milos'un amiri, güvercin meraklısı, saf biridir.

İrlanda, Midlands, 1862 - Küçük bir kız yemek yemeyi bırakır, ancak mucizevi şekilde sağlıklı ve hayatta kalmayı başarır. İngiliz hemşire Lib Wright, on bir yaşındaki Anna O'Donnell'ı gözlemlemesi için bu küçük köye gönderilir. Turistler ve kutsal toprakları ziyaret eden hacılar, aylardır yemek yemeden yaşadığı söylenen bu kızı kendi gözleriyle görmek için kitleler hâlinde köye gelir. Acaba bu köy "cennetin kutsal yiyecekleriyle hayatta kalan" bir azizeye ev sahipliği mi yapmaktadır, yoksa daha başka, uğursuz bir aldatmaca mı söz konusudur? 19. yüzyılın "oruç tutan kızlar" fenomeninden esinlenen bu psikolojik gerilim, Emma Donoghue ("Oda") imzalı beğenilen romandan uyarland

Film 1920'li yıllarda Almanların, Polonyalılar ve diğer azınlıklarla birlikte uyum içinde yaşadıkları yoksul kent Danzig'de başlar. Annesi ve hangisinin babası olduğunu bilmediği iki erkekle birlikte yaşayan Oskar'a (David Bennent) üç yaşına bastığı doğum gününde teneke bir trampet hediye edilir. Bu andan itibaren çevresinde gözlemlediği erişkinlerin mutsuz ve acınılacak dünyalarına katılmaktansa hep çocuk olarak kalmaya karar verir. Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez. Çevreye karşı tek protestosu büyümeyi reddetmek değildir, aynı zamanda teneke davuluna şiddetle vururken çıkardığı cam eşyaları bile parçalayan tiz çığlığı da 2. Dünya Savaşı yaklaşırken ülkede olup bitenlere duyarsız kalan orta sınıf Alman toplumunu bir yadsıma biçimidir, gitgide çıldıran dünyaya karşı bir protestodur.

Hastalarından birini hiç sebep yokken ameliyat masasında kaybeden kalp cerrahı Dr Rice'ın kendine güveni alt üst olmuştur. Los Angeles üzerinde gezinen melek Seth o sırada her ne kadar ölen hastaya yardım için orada bulunsada Maggie'den etkilenir ve onun kendine olan güvenini tekrar kazanmasında yardımcı olmaya karar verir. Bu arada ona aşık olur ve sonunda bütün risklerine rağmen görünmez bir ruh olmaktan çıkar, şüpheli bir yabancı haline gelir. Kadere inanmayan Maggie ise Seth'e daha öncekilerle kıyaslanmayacak derecede aşık olur. Bu arada Maggie ile beraber olmak için göklerden ve meleklikten vazgeçen Seth, yeryüzündeki karmaşık hayatı yaşadıkça umutsuzluğa kapılır. Acaba aşk, kişinin temel özelliklerinden vazgeçebileceği kadar değerli midir?

Aile üyelerinin kaybından sonra, Linda ve walter kaderleriyle mücadele etmeye çalışırlar. Görünmez bir bağ boyunca birbirlerini ve ortak kaderlerini bulup, acı ve hayal kırıklığıyla dolu bir aşk başlatırlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir