
Amalie Ibsen Jensen
Asta Østrem

Long blue hours characterise summer nights in the sleepy Norwegian port town of Ålesund. Asta is a young journalist working for the local newspaper, where she is expected to report on local sports, historic preservation, and cruise ships. It is only when she stumbles across the strange story of a refugee’s forced deportation, that she finds new meaning in her work and life.

Mouse desperately wants to join The Midnight Clique, the infamous Baltimore dirt bike riders who rule the summertime streets. When Midnight’s leader, Blax, takes 14-year-old Mouse under his wing, Mouse soon finds himself torn between the straight-and-narrow and a road filled with fast money and violence.

Kız kardeşler Nora ve Agnes, bir zamanlar ünlü bir yönetmen olan karizmatik babaları Gustav ile yeniden bir araya gelir. Gustav, sahne oyuncusu olan Nora'ya geri dönüş filmi olmasını umduğu bir rolde oynamayı teklif eder. Nora teklifi reddettiğinde, kısa süre sonra babasının rolünü hevesli genç bir Hollywood yıldızına verdiğini öğrenir. Aniden iki kız kardeş, babalarıyla olan karmaşık ilişkilerini yönetmek ve karmaşık aile dinamiklerinin ortasına düşen bir Amerikan yıldızıyla başa çıkmak zorunda kalır.

16 yaşındaki Nisha, ailesiyle birlikte Norveç'te yaşayan Pakistanlı bir kızdır. Dışarıda arkadaşlarıyla batılı bir genç gibi yaşarken, evde doğulu geleneklere uyumlu bir şekilde yaşamaktadır. Bir gün babası onu erkek arkadaşıyla yatakta yakalayınca Nisha'nın hayatı altüst olur. Babası onu apar topar Pakistan'daki akrabalarının yanına yerleştirir. Daha önce Pakistan'da hiç yaşamamış olan Nisha'yı hiç görmediği bir hayat tarzı beklemektedir. Bu film, Norveç'i Yabancı Dilde Film kategorisinde temsil edecek.

Dört küçük çocuğuyla yalnız yaşayan bir anne olan ve geçim sıkıntısından dolayı çocuklarını bile doyurmakta zorluk çeken Zoe, bir gün eski erkek arkadaşlarından David'e rastlar. David'in akşam buluşma teklifi üzerine bu fırsatı kaçırmaktan korkan Zoe, David'e çocukların bir arkadaşına ait olduğunu, arkadaşı çalıştığı için onlara baktığını söyler. Ancak o gece için çocuklarına bakacak kimseyi bulamayınca, dört küçük çocuğunu da David'le buluşacakları barın dışında beklemeleri için yanına alır. Bu, yıllardan beri Zoe'nun ilk randevusu olacaktır. Oysa çocukların hiçbiri iki günden bu yana yemek yememişlerdir ve anneleri David'le birlikte bardayken onlar geceyi barın dışındaki parkta geçimek zorundadır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Teenagers Solomon and Tummler kill time in Xenia, Ohio, a small town that has never recovered from the tornado that ravaged the community in the 1970s.

İki evli adamın paylaştığı beklenmedik itiraflar, hayatlarını ve ilişkilerini yeniden düşünmelerine neden olur. Üçlemenin ilk filmi olan Cinsellik kimlik ve arzunun sınırlarını cesur ve samimi bir dille inceliyor.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

67 yaşındaki Trond eşini kaybetmiş bir adamdır. Yas tutabilmek için ormanın ortasındaki bir kulübeye yerleşmiştir. Kırsal alan dinginliği 1948 yazı sırasında tanıştığı komşusuyla yeniden karşılaşması ile bozuluverir. Zira 1948 yazı Trond'un hem babasını hem de ilk aşkını kaybettiği yıldır... Hans Petter Moland'ın yönetmen koltuğunda oturduğu film Per Petterson’ın romanından beyazperdeye uyarlanıyor.

Martin Thomas Hardy'nin "Tess of the D'Urbervilles" romanından sinemaya uyarlanan "Tess", Roman Polanski'nin en ünlü filmlerinden biri. Fakir bir köylü kızı olan Tess babası tarafından zengin akrabalarının yanına gönderilir. Babası içten içe uzaktaki akrabalarının kızını da kendilerinden görüp, ona sonsuz gibi gelen zenginliklerine ortak edeceklerini ummaktadır. Oysa işler hiç de umduğu gibi gelişmez, zira Tess'in yanına yerleştiği aile D'Urbervilles adını sonradan almıştır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında İsveç'te, ortalama bir ev kadının yıl boyunca, evine yemek taşıyabilmek için Norveç'le Kongo arasındaki yol kadar yürüdüğü anlaşılır. Bir araştırma şirketi, Norveç'in kırsal bölgelerine 18 adet araştırmacı göndererek bekar erkeklerin mutfak alışkanlıklarını gözlemlemek için bir araştırma başlatır. Kendi halinde bir bilim adamı olan Folke de, ufak çiftliğinde tek başına yaşayan yaşlı Isak'ı gözlemlemek üzere Isak'ın mutfağına yerleşir. Kurallara göre gözlemci ile denek arasında hiç bir diyalog olmamalıdır. Zamanla sürekli kendini gözetleyen birinin varlığından sıkılan Isak, sıkıntısını belli etmekten çekinmez. Fakat sessiz bir rutinin içinde aynı çatıyı paylaşan bu iki insanın arasında, zamanla hoş bir diyalog gelişmeye başlar.

Ernest Tilley ve Bill "BB" Babowsky, 1963'te Baltimore, Maryland'de kapı kapı dolaşan rakip alüminyum dış cephe kaplama satıcılarıdır. BB, satış konuşmalarıyla saf ve çekici genç kadınları dolandıran, düzgün konuşan bir dolandırıcıyken, Tilley bahtsız bir kaybedendir.

Londra'da yaşayan evsiz ve rehabilitasyonda olan eski eroin bağımlısı James Bowen, sokaklarda şarkı söyleyerek hayatta kalmaya çalışmaktadır. Sokakta bulduğu hasta sokak kedisini tedavi ettirmek için evine alır ve hayatı bundan sonra değişir. Bob adını verdiği kedisi iyileştikten sonra her gün onunla Londra'da otobüsle seyahat eder ve sokakta şarkı söylerken ona eşlik etmeye başlar.

Greg Behrendt ve Liz Tuccillo’nun çok satan kitabına dayanan film, 20’li 30’lu yaşlarında Baltimore’lu bir grup insanı konu alıyor. Söz konusu insanlar ilişki havuzunun sığ kısmından evlilik hayatının derin ve bulanık sularına doğru ilerlerken bir yandan karşı cinsin işaretlerini okumaya bir yandan da “istisna yoktur” kuralına istisna oluşturmaya çalışıyorlar.

Kocası tarafından şiddete maaruz kalan Anna, 8 yaşındaki oğlunu da yanına alarak, Oslo'ya kaçar ve çocuk koruma servisi tarafından gözetlenmek suretiyle gizlice büyük bir eve yerleşir. Çocuğunun kendi odasında rahatça yatması için bir bebek telsizi alan Anna, telsziden başka bir yardıma muhtaç çocuğun feryadını duyar ve onunla yakınlık kurar. Bir yandan sürekli kocasının onu bulma ihtimaline karşılık tetikte olan Anna, bir yandan da yaşadıklarının gerçek olup olmadığı ile ilgili paranoyalara kapılmaktadır.

Bir adam, yıllar önce cinayete kurban giden karısından gelmiş gibi görünen gizemli bir e-posta alır. Çılgınca onun hayatta olup olmadığını öğrenmeye çalışırken, kendini bir anda karısının ölümünden sorumlu tutulurken bulur.

Ailenizi Klasik Disney Animasyon'un Sihir ve Heyecanlı Dünyasıyla Tanıştırın! Yaramaz küçük tilki Tod bir çiftçi ailesi tarafından evlatlık alınınca, hemen sevimli avcı köpeciği Copper ile arkadaş olur. Hayat, sahiplerinin Copper'dan avcı köpekliği yapmasını ve amacının en yakın arkadaşını yakalaması isteyene kadar muhteşem bir macera gibidir.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir