
Bjørn Floberg
Johan


Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca laboratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayer'ı işe almak zorunda kalır. Dr. Sayer, çok uzun yıllardır katatonik olan hastaları tedavi etmek için deneysel bir ilacı Leonard Lowe üzerinde test eder. Bu sayede 30 yıllık komadan uyanan adam, yetişkin olarak yeni yaşamına alışmaya çalışır.

LORDS OF DOGTOWN, Venice Beach California'daki üç genç sörfçünün gerçek olduğu kadar radikal hikayelerini anlatır. Onlar kaykay sporunu uç noktalara taşıdılar ve bu sporun dünyasını sonsuza dek değiştirip bir efsane yarattılar.

XXY, 15 yaşında bir hermafrodit olan Alex'in karar aşamasını, ailesinin ve yaşadığı kasabanın sakinlerinin ona bakışını belgesele yakın bir dille anlatan bir film.

Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.

400 yıllık zaman dilimini hiç yaşlanmadan, iki farklı cinsiyette yaşayan İngiliz aristokrat Orlandonun öyküsü. Sally Potterın cinsel kimliği sorguladığı filmde, Kraliçe Elizabethin haznedarı bir erkek olarak hayata başlayan Orlando, inişli çıkışlı, arayışlar içerindeki yolculuğunun ortasında mucizevi bir şekilde bir kadına dönüşüyor. Virginia Woolfun romanından uyarlanan, fantastik öğelerle bezenmiş, keskin mizah ve çarpıcı imgelerle yüklü bir macera

Ünlü yönetmen Penny Marshall'dan yaptığı tüm hatalara rağmen işin doğrusunu bulan bir kızın hikayesi geliyor. Zeki ve güzel bir genç kız olan Beverly (Drew Barrymore), komiser babasının (James Woods) itirazlarına rağmen büyümek için can atan birisidir. On altı yaşında hamile kalınca hayatındaki ilk engelle karşılaşır. Bebeğin babası (Steve Zahn) bebekten daha çok bakıcılık gerektiren biridir. Ama tüm bu dertlere rağmen, Beverly umduğundan daha güzel bir yaşama sahip olur ve hayatını anlatılmaya değer kılar. Siz de bu yolculuğa katılın ve Beverly'nin hayatı ile olan savaşından galip çıkışını izleyin.

Kanada’nın Amerika sınırına yakın bir yerde, hayatlarını güçlükle yürütebilen iki kadın, ayakta kalabilmek için yasadışı göçmen taşıma işine bulaşırlar. Sınırı oluşturan ve kışları donan bir ırmağı, eski bir kamyonetle geçerek zor durumda göçmenleri taşıyan iki kadın karşı kıyıya yaptıkları her seyahat, son seyahat olacağına kendilerine söz verirler ancak işler planladıkları gibi gitmez. İlk filmini çeken Courtney Hunt, mesafeli ve gerçekçi tarzı ile büyük beğeni topluyor.


Sağır ve dilsiz bir kadın olan Dot , babasının ölümünden sonra vaftiz ailesiyle birlikte yaşamaya başlar. Dot özellikle evin kızı Nina’dan çok çekinmektedir. Kısa bir süre sonra Nina ile iyi anlaşmaya başlamışlardır. Fakat Dot, Nina’nın babasıyla yaşadığı tuhaf ilişkiyi farkeder. Bu içinden çıkılmaz bir duruma dönüşecektir. 2005 Amerika yapımı gerilim yüklü güzel bir film.

Evlatlık Heathcliff ile üvey kızkardeşi Cathy arasındaki umutsuz ve yıkıcı ilişkiye odaklanan bu karanlık, neredeyse konuşmasız filmde intikam peşinde koşan sadist antikahraman Heathcliff’i ilk kez zenci bir oyuncu canlandırıyor.

Bir terörist tarafından gizlinen üç atom bombası, ABD’nin en büyük kabusu haline gelir. Yerleri bilinmeyen bu bombaların yerleştirilmesine iki gün kala, bir sorgu yargıcı ile FBI ajanı bu silahları bulmak için mücadeleye girişirler.Film, Yusuf isimli Amerikalı Müslümanın bir video kaydı yapmasıyla başlar. FBI özel ajanı Helen Brody ve ekibi, haberlerden Yusuf'un arandığını öğrenince bir soruşturma başlatırlar.Özel bir sorgu yargıcı olan H, Yusuf'un videoda bahsettiği nükleer bombaların yerini bulmak için işe koyulur ve Yusuf'u bulduğu anda parmaklarından birini keserek, caniliğini ve kararlılığını ispatlar. Böylelikle Brody iyi polis, H kötü polis olmuştur. Yusuf ise işkenceye katlanmaya eğitimli biridir ve sessizliğini bozmaz. Bu işin içinde ise başka iş vardır, film absürdlüğünü gizleyip sonradan ortaya çıkaran, seyirciyi ters köşeye yatıran bir özelliğe sahip.

Toplumsal olaylarla ilgili konuları ele alan film toplum gerçeklerinden sinemaya aktarılmıştır. Sivil toplum kurumu olan TWLOHA nın depresyon, bağımlılık ve kendini öldürmek isteme konularında sorun yaşayan insanlara yardım etmeyi hedefleyen bu kurum ile ilgili hikayeleri izleyeceksiniz.

Yahudi bir kızın dini eğitim alabilmek için erkek kılığına girmesiyle gelişen olaylar.

Serinin ilk filminde hayatları boyunca birlikte olan 4 kız arkadaşın beraber çıktıkları yolculukta yaşanan maceralar anlatılırken, bu filmde bu yakın arkadaşların 3 yıl sonrasındaki hayatları konu edilir. Kolejde ilk defa özgürlüğü, ayrılığı, aşkı tadan ve hayatın zorluklarıyla tek başına başa çıkan bu 4 arkadaşın yetişkinliğe doğru yolculuklarında, birbirlerinden çok uzak yerlerde hayatlarını da sürdürseler birbirlerinden kopmadan deneyimlerini paylaşmaya devam ederler. Ann Brashares’in en çok satan roman serisinden uyarlanan filmde, arkadaşlığın önemi işlenir.


Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir