
Krzysztof Czeczot
Józef Pinior

1981 Polonya'sında, sıkıyönetim ilanının eşiğinde, hürriyet ateşiyle yanan bir avuç cesur genç, ülkenin kaderini değiştirecek cüretkar bir plan yapar. Komünist rejimin baskısı altında ezilen Dayanışma Hareketi üyeleri, sendikanın 80 milyon zlotisini, banka hesapları dondurulmadan önce gizlice çekmek için zamana karşı yarışır. Devlet güvenlik güçlerinin her adımlarını takip ettiği bu nefes kesen mücadelede, rahip ve sokak satıcıları gibi beklenmedik müttefikler de devreye girer. Yüksek riskli bu operasyon, sadece parayı kurtarmakla kalmayacak, aynı zamanda ulusal direnişin sembolü haline gelecektir. Gerilim dolu bu tarihi dram, dostluğun ve cesaretin gücünü gözler önüne seriyor.

Krzysztof Czeczot
Józef Pinior

Wojciech Solarz
Stanisław Huskowski

Maciej Makowski
Piotr Bednarz

Paweł Domagała
Tomek

Filip Bobek
Wladyslaw

Agnieszka Grochowska
Anka, żona Stanisława

Olga Frycz
Maria, dziewczyna Józefa

Sonia Bohosiewicz
SB-eczka Czerniak
Adam Cywka
SB-ek Zubek

Krzysztof Stroiński
Ksiądz "Żegota"

Mariusz Benoit
Tadeusz Markuć "Kmicic"

Jan Frycz
Major Bagiński

Adam Ferency
Ksiądz kardynał

Marcin Bosak
Maks

Emilia Komarnicka-Klynstra
Natalia

Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.

A.B.D. başkanı George W. Bush’un hayatını ve başkanlık dönemini kronolojik bir biçimde ele alan filmi dünyada büyük yankı uyandıracağına benziyor. Film şimdiden afişleri ve reklam kampanyalarıyla büyük ilgi çekiyor. Her zaman filmleriyle olay yaratan Oliver Stone’un yeni filmi W. daha vizyona girmeden dünya basınında geniş yer aldı. Arada komedi ve suç unsurlarına da değinen film içeriğinden çok sansasyonlarıyla ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Oliver Stone bu filmde Irak savaşını eleştiriyor. Ancak Stone amacının anti-Bush polemiği yaratmak olmadığını vurgulasa da, bu demeç insanlara pek inandırıcı gelmemektedir. Filmin vizyona giriş tarihi Amerika’daki başkanlık seçiminden hemen öncedir.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

Amerikan başkanı Kennedy'nin tartışmalı suikastı ardında onlarca sanık ve komplo teorisi bırakır. New Orleans bölge savcısı Jim Garrison ise, Başkan John F. Kennedy suikastıyla ilgili yürüttüğü soruşturma ile olayın ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır.

Savaş sonrası Tokyo'da yenilmez Japon şampiyon Masahiro (Yusuke Ogasawara), Amerikalı rakibi Clint Sullivan'a (Tyler Wood) karşı yapacağı maç için kış doğasının zorlu şartlarında hazırlanıyor. Clint, Yakuza'nın maç üzerindeki etkisini öğrendiğinde, savaş anılarını ve doğmamış çocuğunu düşünerek, her şeyi kaybedebileceği korkusuna kapılır. Politik gerilimler bir yana, dövüşçülerin paralel doğaları, insan ruhunun sınırlarını zorlar.

After a failed bank robbery, two heavily armed men hold the Los Angeles Police Department at bay for 44 minutes.

Jesse Freeman, eski bir özel kuvvetler subayı ve patlayıcı uzmanıdır ve şu anda son teknoloji bir basketbol arenasında güvenlik görevlisi olarak düzenli bir iş yapmaktadır. Açılış gecesinde teknoloji meraklısı bir teröristler ekibin sahibini ve Jesse'nin kızını kaçırınca sorunlar baş gösterir. İşleyen bir saat ve imkansız olasılıklarla karşı karşıya olan bu son derece hareketli aksiyon gerilim filminde sadece onları kurtarmakla kalmayıp aynı zamanda bir hayran kitlesini kurtarmak Jesse'ye kalmış.

1971'de Pentagon belgeleri etrafında dönen gerçek olaylardan esinlenilmiş bir yasal süreci konu alan filmde, Washington Post çalışanları editör Ben Bradlee (Tom Hanks) ve yayıncı Kay Graham (Meryl Streep), ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerini yayınlama kararı alırlar. Belgelerin, Johnson yönetiminin Vietnam Savaşı'nda ABD askerlerinin rolü hakkında kamuoyuna ve kongreye yalan söylediğini, Nixon yönetiminin gizlice savaşı tırmandırdığını ortaya koymaları büyük skandal yaratır. Nixon yönetimi The Post'un bunları yayınlamasını durdurmaya çalışır ve ABD Savunma Bakanı Yardımcısı William Rehnquist davayı Yüksek Mahkeme’ye sunar. Belgelerin yayınlanabilmesi ve özgür basın kavramının korunabilmesi için gazete ile ordu arasında büyük bir hukuk mücadelesi verilecektir.

Oscar Ödüllü Denzel Washington bu çoşku ve heyecan dolu filmde zafere yakışır bir performans sergiliyor. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan REMEMBER THE TITANS, sürtüşme, küskünlük ve güvensizlikle ikiye bölünmüş bir kasabanın bir zaferle nasıl tek yürek haline geldiğini anlatıyor. Yıl 1971... Takımını 15 yıl sezon şampiyon yapan futbol koçu Bill Yoast'un (Patton) yerine 1.koçluğa Herman Boone (Washington) getirilir.. Bu iki adamın aralarındaki farklılığın nasıl üstesinden geldikleri ve birbirine düşman bir grup genç adamı nasıl şampiyonlara dönüştürdüklerini izleyeceksiniz. Heyecan, bağlılık ve takım ruhuyla olağanüstü bir zaferin hikayesini yazan şampiyonlara... Siz ve aileniz Titanlar'ı asla unutamayacak!...

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

Sorunlu genç Jeff, babası tarafından disiplin kazanması için bir kenpo okuluna yazdırılır. Yıllar sonra, hocası Kim Kore mafyasının tehdidi altına girer. Jeff yardıma koşsa da Kim'i gizli bir tetikçi öldürür. İntikam yemini eden Jeff, dövüş becerileriyle tüm mafya ailelerine savaş açar ve katili bulmaya çalışır.

Başarısız bir sabotaj görevinin ardından, apartheid karşıtı üç özgürlük savaşçısı bir bankadaki insanları rehin almak durumunda kalır. Gerçek olaylardan uyarlandı.

The Johnny Worricker ajan üçlemesinin son filmi. Kahramanımız ve eski kız arkadaşı Avrupa'yı bir uçtan bir diğerine katederek intikamcı başbakandan ve gizli servislerden kaçarlarken; hem aileleri hem de arkadaşları da ayrıca izlenmektedir. Johnny artık oyunu bitimek niyetindedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir