
Sheri Moon Zombie
Charly

"Cehenneme hoş geldin."
Cadılar Bayramı öncesi büyük bir karnavaldan kaçırılan 5 işçinin başından geçen olaylardan ilham alan filmde, esir alınan işçiler yalvardıkları bu insanların insafına kalmışlardır. Ne yapacaklarını bilemedikleri bu durumdan çıkmak için buldukları ve “31” ismini verdikleri kaçış planları 12 saat süren bir manyağın türlü davranışları karşısında işleri hiç de kolay olmayacaktır.

Sheri Moon Zombie
Charly

Richard Brake
Doom-Head

Meg Foster
Venus Virgo

Malcolm McDowell
Father Murder

Daniel Roebuck
Pastor Victor

Lawrence Hilton-Jacobs
Panda Thomas

Jeff Daniel Phillips
Roscoe Pepper

Andrea Dora
Trixie

Ginger Lynn Allen
Cherry Bomb

Jane Carr
Sister Serpent

Judy Geeson
Sister Dragon

Kevin Jackson
Levon Wally

Pancho Moler
Sick-Head

David Ury
Schizo-Head

Lew Temple
Psycho-Head

Angela üniversitede, sinema bölümünde öğrencidir ve bitirme tezini 'Görsel Medyada Şiddet' konusunda seçmiştir. Okulun arşivini tararken bulduğu bir filmde yaşanan gerçek cinayeti polise bildirmek yerine, kendi araştırmasını başlatır. Araştırmasını derinleştirdikçe uğraştığı sadece tezi olmayacaktır.

Tommy Jarvis çocukluğunda diğerlerinin uğruna öldükleri şeyi başarmıştı. Katliamları ile Kristal gölü sakinlerine vahşet saçan Jason Vorhees'i öldürmeyi başarmıştı, fakat yıllar sonra Tommy, Jason'ın ölmediği kuşkusuna kapılır ve mezarını kazmak için bir arkadaşı ile mezarlığa giderler. Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar. Serinin altıncı bölümünde de Jason'ın tarifsiz kanlı cinayetlerini izleyeceğiz...

Maskeli katilin oynadığı korku filmi "Hot-Blooded" çekilirken, yönetmen Hilary 14 yıl önce vahşi bir şekilde öldürülmüştü. Şimdi, sinema öğrencisi Raffy, lanetli filmi tamamlamak istiyor ve o dönemin başrol oyuncusu Vanessa’yı projeye yeniden katılmaya ikna ediyor. Genç bir ekiple birlikte, korkunç hikâyeyi orijinal çekim mekanlarında tamamlamaya karar veriyorlar. Ancak Raffy’nin hocası Lossman – ki o zamanlar yönetmen yardımcısı olarak bu kanlı olaylara tanık olmuştu – buna şiddetle karşı çıkıyor. Çekimler başlar başlamaz Raffy, uyarıları ciddiye alması gerektiğini anlıyor. Çünkü "Hot-Blooded" filminin setinde ölüm hiç uzak değil… ve son kesimi yapacak olan bizzat ölümün kendisi!

Korku sinemasının ustalarından John Carpenter'ı üne kavuşturan filmi "Cadılar Bayramı", ilk cinayetini altı yaşında işleyen bir çocuğun onbeş yıl sonra hapisten kaçarak geçmişini tekrarlamasını anlatıyor. Azizler günü arifesinde işlediği cinayeti hayatının merkezi haline getiren ve sıradan insanları öldürerek adeta sorunlarıyla hesaplaşan gencin hikayesi.

Harper, aşırı sorunlu olan erkek arkadaşından yeni ayrılabilmiş genç bir kadındır. Cadılar Bayramı'ndan önceki hafta içinde kendi içindeki gücü bulan genç kadın sonunda ilişkisini sonlandırır ve hayatına devam etmek için adımlar atmaya başlar. Cadılar Bayramı için arkadaşlarıyla bir araya gelen Harper, eğlence olarak fazlasıyla perili olduğu ve ziyaretçilerinin en büyük korkularından beslendiği şeklinde tanıtılan bir perili ev oyununa katılır. Ancak bu perili evin içinde hiç beklemediği dehşetlerle karşılaşacaktır. Perili evde hayatta kalmaya çalışan arkadaş grubu Cadılar Bayramı'nda eğlenme amaçlı katıldıkları bu oyunda kimi kabusların gerçek olduğunu öğreneceklerdir...

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

Yönetmenliğini Patrcik Lusser’ın yaptığı, senarsitlerinin Patrick Lusser ve Todd Farmer’ın birlikte üstlendiği basit bir cadılar bayramı partisinin, cinayetle bitmesiyle başlayan Teick filminde; Arkadaşları tarafından zorbalığa uğrayan sessiz Trick cadılar bayramı gecesi daha fazla dayamayarak tüm arkadaşlarını katleder. Yakalanan Trick dedektif Denver ve adamlarının elinden kaçar. Başrollerini Omar Epps, Jamie Kennedey ve Tom Atkins’in üstlendiği filmde öldüğü düşünülen Trick daha sonraki yıllarda her cadılar bayramında geri döner. Trick peşinde olduğu kasabada her yıl terör estirirken, dedektif Denver’ da Trick’i yakalamaya takıntılı hale gelir. Bu yıl Cadılar Bayramında geri dönen Trick’i yakalamaya kararlı dedektif Denver, kasaba polisleri ve kasaba halkı çok daha karmaşık bir durumun içine sürüklenecektir!

Acımasız, sözlere dökülemeyecek kadar vahşi Freddy Krueger için dinlenmeye vakit yoktur. Düş görmeye cesaret edenlerin icabına bakmak için mezarından tekrar ayrılır. Ancak bu sefer çok güçlü bir düşmanı vardır. Telepatik güçleri olan Kristen'in arkadaşları Freddy tarafından tek tek avlanmaktadır. Şimdi, Kristen'in bu şeytani rüya tacizcisini yok etmek ve kurbanlarının sürekli işkence gören ruhlarını kurtarmak gibi zorlu bir görevi vardır.

Yeni bir çaylak polis olan Rachel, İskoç, batık bir kasabada ihmal edilen polis karakolunda ilk gece vardiyasına başlamak üzere. Gelgitin nereden çıktığına ve neredeyse başka bir yerde olmayı hak ettiklerini düşünen, unutulmuş, acı-bükülmüş karmaşık bir demetten mahrum bırakılan türden bir yer. Hepsi kazayla oraya gittiklerini ve küçük bir şansla hayatın daha da iyi olacağını düşünüyorlar. Yanlış, her iki sayımda. Altı gelmek üzeredir - ve Her Cehennem Gevşeyecek!

Okuldan arkadaş olan Alex Ve Marie sınavlarına rahat bir yerde çalışmak amacıyla Marie'nin ıssız bir yerde olan evine giderler. Eve geç saatte varırlar ve gider gitmez de yatmak için odalarına çekilirler. Kısa bir süre sonra kapı çalınır ve psikopat bir katil içeri dalıp evdekileri teker teker öldürmeye başlar.

Tüm toplumu dehşet içinde bırakan ve polisi şaşkınlığa sürükleyen acımasız ve incelikli oyunların perde arkasındaki kuklacı, yeni çırağı Amanda ile beraber yakalanmaktan tekrar kurtulur ve ortadan kaybolur. Şehrin dedektifleri onu yakalamak için harekete geçerken Doktor Lynn Denlon ve Jeff kuklacının satranç tahtasında birer piyona dönüşeceklerinden habersizdir.

Hoffman dışardan bakıldığında Jigsaw efsanesini devam ettirecek tek kişi olarak gözükmektedir. Ama Hoffman’ın bu sırrı tehdit edilince, sağ kalan herkesi tek tek avlamaya geri döner.

Carter ailesi ile başlayan kabus onlarla bitmedi. Rutin görevleri New Mexico sınırındaki bilim adamlarına ekipman taşımak olan bir grup asker, kampa vardıklarında herkesin ortadan kaybolduğunu fark eder. Atomik araştırmalar yapan ekipten yalnızca yardım isteyen bir sinyal kalmıştır. Takım dağdan gelen sinyali araştırmaya karar verir. Eğer gerçekten yardıma ihtiyacı olan biri varsa belki de bu ıssız tepeler arasında yalnız çalışan bilim adamlarıdır. Carter ailesinin başına gelenlerden bir haber bu ıssız ve lanetli tepelerde araştırmaya girişirler ve onları da diğerlerini bekleyen yamyam mutantlar beklemektedir. Bu kez kötülerin gücü çok daha fazla ve soylarını devam ettirebilmek için çok daha akıllı ve saldırganlardır.

Dedelerinin mezarını ziyaret etmek üzere Teksas kırsalına yolculuk eden beş arkadaş, yol üstünde terk edilmiş gibi görünen bir evle karşılaşır. Ancak grubun keşfettiği bu yer, ellerinde motorlu testereyle bekleyen yamyam bir ailenin kanlı tuzağına dönüşecektir.

Beş arkadaş haftasonunu geçirmek için ormandaki bir kulübeye gelirler. Burada, daha önce bir profesör tarafından bırakılmış teyp kaydına ve sonradan Nekronomikon'un kendisi olduğu anlaşılan Ölüler Kitabı'na rastlarla. Teybi çalıştırdıklarında profesörün kendi çevirisini yaptığı ölüleri canlandırma pasajlarını dinlerler ve ağıza alınmayacak derecede dehşetli bir kötülük ormanda açığa çıkar.Önce ormanın kendisi sonra da insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar. Kızlardan biri ormana kaçtığında ağaçların tecavüzüne uğrar. Diğerleri de daha az korkunç olmamak üzere paylarına düşen dehşetle yüzleşeceklerdir. Filmin asıl kahramanı, eğer varsa, hiç kuşkusuz Bruce Campbell'ı türün hayranları arasında ölümsüzleştirecek olan Ash karakteridir.Soluksoluğa izlenen ve sinirbozucu derecede korkunç bu film çoktandır kült klasikleri arasında üst sıralardaki yerini korurken, Sam Raimi'nin dehasına şahit olup, şimdiki tahtına nasıl kurulduğunu merak edenler tarafından kaçırılmamalı.

Jigsaw geri döndü. Muhteşem ve dengesiz suç dehası, ölüm kalım meselesi korkunç oyunlarla yeniden karşımızda. Jigsawıun işiymiş gibi görünen yeni bir cinayet kurbanı bulunduğunda, Dedektif Eric Matthews soruşturma başlatır ve hiç çaba harcamadan Jigsaw'u ele geçirir. Ama yakalanmak da Jigsaw'un planının parçasıdır. Sekiz kurban daha canları pahasına mücadele etmektedir ve Mathews'in da oyuna katılma vakti gelmiştir.

Herkes, seri katil Art the Clown'un öldüğünü ve dünyanın daha güvenli bir yer haline geldiğini düşünüyordu. Ne yazık ki gizemli bir karanlık güç ona ikinci bir hayat verir ve Art, ölümden dönerek korku, acı ve ölüm saçmaya başlar. Bu korkunç oyunu için kurban olarak genç kardeşler Sienna (Lauren LaVera) ve Jonathan'ı (Elliott Fullam) seçer. Gizemli bir varlığın şeytani fısıltılarıyla ya da kendi hasta zihninin etkisiyle hareket eden Art, çılgın bir sanatçının titizliğiyle korkunç planını uygulamaya koyulur. Kabus ile gerçeklik arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşırken ve yeni kurbanlar acı içinde can verirken, Sienna ve Jonathan, hayatta kalmalarını sağlayabilecek bir aile sırrını keşfeder.

Cadılar Bayramı gecesi, iki genç kadın Tara ve Dawn, şehirde eğlenirken terk edilmiş bir binada ürkütücü bir palyaço olan Art the Clown ile karşılaşır. İlk başta zararsız görünen Art, kısa sürede acımasız bir katil olduğunu gösterir. Tara ve Dawn, Art'ın korkunç oyunlarına kurban olmamak için kaçmaya çalışırken, kendilerini kanlı bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulurlar.

1973 yılında Teksas kırsalında yolculuk eden beş arkadaş, yolda ağır bir travma geçirmiş olan genç bir otostopçuyu araçlarına alır. Yaşanan trajik bir olayın ardından yardım bulmak üzere yakındaki bir kasabaya yönelen grup, kendilerini motorlu testereli acımasız bir katil olan Leatherface ve onun sadist ailesinin tuzağında bulur. Artık tek amaçları, bu dehşet dolu kabustan sağ çıkabilmektir.

Yakın çevresindekileri ortadan kaldırmayı tuhaf bir hastalık boyutunda isteyen ve bunu ilk olarak ablasına yapan Micheal akıl hastanesine kapatılmıştır. Cadılar Bayramında ablasını öldürmüştür ve bunu yaptığında sadece 6 yaşındadır. Hastanede 15 yıl kaldıktan sonra dışarı çıktığında bu kez de kendisinden küçük olan kız kardeşini hedef alarak aslında bir seri katile dönüşmektedir. Etrafındaki herkese korku saçmaya başlamıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir