
Amir Han
Ranchoddas "Rancho" Chanchad
""Her şey yolunda""
Hindistan’da mühendislik okuyan Farhan, bu bölüme ailesinin zoruyla girmiştir. Farhan'ın asıl arzusu ise fotoğrafçılık eğitimi almaktır. Oda arkadaşı Raju ise fakir bir ailede büyümüş, bir an önce mesleğini eline alıp onlara bakmak için çırpınan bir mühendis adayıdır. Odalarına gelen Rancho (Aamir Khan) ise her ikisinden de tamamen farklı, tuhaf ve bir o kadar da zeki bir çocuktur. Birbirlerinin en yakın arkadaşı haline gelen Farhan, Raju ve Rancho, Rancho’nun içinde bulunduğu okulu ve eğitim sistemini değiştirme çabalarının sonucunda okulun diktatör hocası “Virus”ün görüş alanına girerler. Kendilerine ve tüm okula ilham olan, herkesten farklı düşünen ve sistemi değiştirmenin mümkün olduğunu savunan Rancho, mezun olduktan sonra ortadan kaybolur. Rancho’yu bulmak için yıllar sonra yollara düşen Farhan ve Raju, bu yolculuklarında Rancho’nun şaşırtıcı hikâyesine tanık olacaktır.

Amir Han
Ranchoddas "Rancho" Chanchad

R. Madhavan
Farhan Qureshi

Sharman Joshi
Raju Rastogi

करीना कपूर खान
Pia Sahastrabudhhe

Boman Irani
Viru "Virus" Sahastrabudhhe

Omi Vaidya
Chatur "Silencer" Ramalingam

Mona Singh
Mona Sahastrabuddhe

Rahul Kumar
Millimeter

Parikshat Sahni
Mr. Qureshi

Farida Dadi
Mrs. Qureshi

Amardeep Jha
Mrs. Rastogi
Mukund Bhatt
Mr. Rastogi

Javed Jaffrey
Ranchoddas Shyamaldas Chanchad

Ali Fazıl
Joy Lobo
Olivier Lafont
Suhas Tandon

Dedee, Lousiana daki berbat yaşamından kaçmak için, eşcinsel kardeşi Bill in birlikte yaşadığı erkek arkadaşı Matt i baştan çıkararak, 10.000 Dolar çalar ve bu üçkağıtçı, çılgın karakterli adamla Los Angeles yollarına düşer. Bill in yolu ise; canından bezmiş gibi görünen, hiç evlenmemiş, çok ayrı karakterlere sahip olduğu şerifle bir aşk yaşayan ve aynı zamanda Matt in terkettiği eski sevgilisi olan bir kadınla kesişir."

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!

Raj Batra ( İrfan Khan) ve eşi Mita Batra (Saba Qamar) Kızları Pia'nın iyi bir eğitim görmeleri için Delhi Dilbilgisi Okuluna kabul edilmelerini isterler. Fakat bu okula girmek bir hayli meşakatlidir. Ebevynlerin çocuklarının eğitimi için ellerinden geleni yaparken ne gibi badireler atlattığını hem komik hem de ders verir nitelikte izleyebileceğiniz bir film

Meksika merkezli bir erkek kardeşle olan karmaşık bağlantı hakkında bir hikaye, komşu ülkeler Amerika ve Meksika arasındaki ilişkinin bir metaforu olması gerekiyordu.

Oyun parkında birbiriyle kavga eden onbir yaşlarında iki çocuk… “Kurban”ın ebeveynleri “kuvvetlinin” ebeveynleri tarafından olayı çözümlemek için evlerine davet edilir. İçten başlayan sohbet gitgide bıçak sırtı bir hal alacak, dört ebeveynin kendilerine ve hayata dair inkârlarına ve garip önyargılarına sahne olacaktır. Bu insani vahşetten hiç biri kaçamayacaktır.

Enid (Thora Birch) ve Rebecca (Scarlett Johansson) liseden yeni mezun olmuş iki yakın arkadaştır. Rebecca bir kafede iş bulur ve kendine bir daire tutmaya karar verir. Enid ise çok karamsar bir kızdır ve bütün işleri gereksiz, bütün insanları ise aptal ve serseri olarak görmektedir. Fakat hayatı, saplantılı ve yalnız bir kolleksiyoncu olan Seymour (Steve Buscemi) ile tanışınca birden bire değişir, böyle birine karşı hissetmeyeceğini sandığı garip duygular içindedir artık * Daniel Clowes'un underground çizgiromanından beyazperdeye aktarılan film, pek çok eleştirmen tarafından 2001'in en iyi filmi olarak gösterildi * Çok tatlı bir filmdi, pek tarzım olmamasına rağmen oldukça keyifli vakit geçirdim * Söyleyecek çok fazla lafı olan bir film olmuş. Yani detaylara dikkat edildiğinde her yana (aile kavramına, toplum düzenine, kapitalizme, ayrımcılığa, sanat anlayışına, vs...) öyle bir açıktan saldırı var ki, kesinlikle birden çok kez izlenmeli diye düşünüyorum.

11 yaşındaki Dawn ergenliğe mutsuz ve acı dolu bir geçiş yapar.Tek düşü,bazı kızlar gibi popüler olmaktır ama ne tipi ne de tarzı uygundur.Okul arkadaşlarının alay ettiği kimsenin birlikte takılmak istemediği yalnız ve mutsuz Dawn,aradığı ilgi ve sevgiyi ailesinde de bulamaz..Her şeye rağmen başını dik tutar ve mutlu görünmeye çalışır çünkü kendisini güzel günlerin beklediğinden emindir.Özünde acıklı bu öyküyü,bağımsız sinemanın genç yönetmeni Todd Solondoz son derece komik ve eğlenceli bir bakış açısıyla ele alıyor...

Duncan düz bir dahi bir öğrencidir, Blade çocuk suçludur. Ancak okul kayıtlarıyla bir araya gelme nedeniyle herkes, her biri diğerinin olduğunu düşünüyor. Duncan, sadece okul zorbalığı onu zorlamaya çalışmaktan vazgeçerse ... ... dikkatini gerçekten kötü biradam olarak düşünmeyi sever. Ve Blade kesinlikle sorun yerine önemli olarak düşünülmeyi sever.

İnanç, umut ve hatta sihirin iyileştirici güçleri, usta yazar yönetmen Jim Sheridan'ın (My Left Foot, In the Name of the Father) modern bir İrlanda ailesinin New York şehrindeki macerasını anlatan ilham verici, rahat anlatımlı otobiyografik filminde dansediyor. Christy ve Ariel'in genç ve verimli gözlerinden aktarılan bu sıradışı, bazen komik ve her zaman duyarlı hikaye anılar, sırlar, sevgi, kaybetme ve yeniden başlamayı konu alıyor. Çocuklar ve anne babaları Johnny (Paddy Considine) ve Sarah (Samantha Morton) yeni yuvalarının baş döndürücü zorlukları ve harika taraflarını keşfetmeden önce, herbiri geçmişlerindeki üzüntü ve gecmişlerindeki duygusal yaralarla başa çıkmalı ve üstesinden gelmelidirler...

Justin McLeod (Mel Gibson), beş yıl önce geçirdiği trafik kazasında yüzünün bir kısmı yanmış olduğundan kasabanın en üç köşesinde yalnız yaşayarak hayatını geçiriyor. Kazada yanında bulunan çocuğun ölmesi sonucu mahkemede yargılanıyor ve suçlu bulunuyor. Onun 'küçük çocukları seven' biri olduğuna inanan halk onu yalnız bırakıyor. Chuck (Nick Stahl) ile başlayan arkadaşlığını sorgulamaya başlayan kasaba halkı, geçmişte olan olayları Justin'a bir daha yaşatmaya başlıyor.

Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

8 yaşındaki Ishaan Awasthi, hiç kimse tarafından takdir edilmeyen bir çocuktur. Okulda dersleri kötüdür, üstelik arkadaşları ile de sık sık kavga eder. Arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi tarafından dışlanan Ishaan, ailesi tarafından disipline sokulması için yatılı okula gönderilir. Burada da durum pek farklı değildir. Ta ki resim öğretmeni Ram Shankar ile tanışana kadar. Ishaan’ın çok mutsuz ve yalnız bir çocuk olduğunu fark eden Ram, bunun nedenini araştırmaya başlar. Onun aslında çok özel bir çocuk olduğunu anlayan öğretmen, sabır ve özenle Ishaan’ın kendisini bulmasına yardımcı olur.

Bir milyonerin kaçırılan kızını kurtardıktan sonra zengin olan Baburao, Raju ve Shyam hala dostane ilişkiler sürdürüyorlar. Ve tüm düşünceleri hala kendi servetlerinin artmasıyla bağlantılıdır. Bu yüzden oldukça pervasız bir adım atıyorlar, şüpheli bir projeye para yatırıyorlar. Ayrıca, bu amaçla onları vadesi geçmiş bir borç için birkaç önemsememek için vuran mafyadan ödünç alıyorlar.

Dar pantalonu, sevimli uzun botları ve muhteşem yetenekleriyle Napoleon Dynamite yeni nesil bir kahraman. Napoleon günlerini mitolojik hayvanları çizerek geçirir. Napoleon'un hayatına iki yeni arkadaş girer ve bu yeni üçlü sınıf başkanı seçimini kazanmak ve sınıftaki çocukların en çılgın hayallerini gerçekleştirmek için bir kampanya başlatırlar. Eğer Pedro tüm yaz boyunca burnu havada gezmeye devam ederse, Napoleon gizli silahını ortaya çıkaracaktır.

Üniversite başvurularının hepsinden ret cevabı alan Bartleby "B"nin tek tesellisi bu konuda yalnız olmamasıdır. En yakın arkadaşlarının da durumu aynıdır. Başvurularından olumsuz cevap aldığını ailesine de söyleyemez. Kariyer planı bile yapamayan "B"nin ailesini memnun etmek ve rüya kız Monica'nın ilgisini çekebilmek için kafasında dahiyane bir kurtarıcı fikir oluşur: Kendi üniversitesini açmak! * Mantık kavramını bi kenara koyalım. Amacınız bol bol kahkaha atmaksa, keyifli bir film izlemek istiyorum diyorsanız buyrun.

"Cujo" adlı dost canlısı bir St. Bernard kuduz hastalığına yakalanır ve küçük bir Amerikan kasabasında terör estirmeye başlar.

Noel sırasında bir mağazada Noel Baba olarak çalışmaya başlayan Kriss Kringle adlı ak saçlı, ak sakallı, tonton bir dede, gerçek Noel Baba’nın ta kendisi olduğunu iddia etmektedir. Genç bir avukat bu iyi niyetli ihtiyarı mahkemede savunmaya ve onun gerçek Noel Baba olduğunu ispatlamaya karar verir. İnsanların inançlarında özgür olmaları gerektiğini vurgulayan filmin finalinde, Amerikan doları üzerinde yazılı olan “In God We Trust” cümlesi mahkemeye delil olarak sunulur.

Bu sıcacık animasyon filmi, Mumble adında berbat bir sesi olan, sıra dışı bir penguenin hikayesini anlatır. Antartika’da bölgenin tüm penguenlerinin ruh eşlerine kendilerini ifade edebilmek üzere birer “Kalbe Seslenen Şarkıları” vardır. Ancak Mumble’ın hem sesi çok kötüdür hem de söz konusu şarkıyı bulup da ruh eşine bunu söyleyemediği sürece gerçek aşkı yakalaması olanaksızdır. Mumble’ın farklı bir yeteneği vardır, o harika bir step dansçısıdır! Annesi Norma Jean, onun bu yeteneğini çok sevimli bulurken babası Memphis ise onun bir penguen olmadığını düşünür. Mumble’ın en iyi arkadaşı Gloria ise çevredeki en iyi şarkı söyleyen penguendir ve Mumble’ın bu değişik yeteneği ile başı derttedir. İmparator Penguen, Mumble’ın bu hallerinden ötürü onu toplumdan dışlar. Mumble, ilk kez evinden uzaklaştığında bambaşka bir ruha sahip penguenlerle tanışır.

Üç ev arkadaşı, içlerinden birinin nişanlısının dahil olduğu karanlık işlere bulaşır ve global bir suç örgütünün peşlerinde olduğunu fark eder.

Maskeli bir saldırganla ilk karşılaşmalarının üzerinden yirmi altı yıl geçtikten sonra orijinal grubun hayatta kalan üyeleri Shorty Meeks, Ray Wilkins, Cindy Campbell ve Brenda Meeks hayatlarını bir kez daha tehlikede bulurlar. Ghostface olarak da bilinen katil, geçmişteki olayların kaldığı yerden devam ederek görünüşe göre onları bir kez daha hedef almaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir