
Gaite Jansen
Evy

Nick and Evy are in love. Knowing that Nick is deaf, Evy’s parents do not consent to their relationship. They run away and move into an abandoned submarine, hidden from judgmental eyes. Their runaway love brings them new opportunities and new hardships...

Kaybettiği eşinin yasını tutan başarılı yönetmen Yusuke Kafuku, Çehov’un Vanya Dayı oyununu sahneye koymak üzere Hiroşima’da bir festivale çağırılır. Festival kendisine 20 yaşında bir kadın şoför tahsis eder; Kafuku, hiç beklemediği bir şekilde, gizemli şoförüyle yalnızlık, kayıplar ve yasla bezeli, sırların karşılıklı olarak açıklandığı bir dizi yolculuğa çıkar. Sanatın aslen insan doğasını daha iyi anlamak için bir araç olabileceğini savunan bu zarif film, ustalıkla işlenmiş bir yalnızlık muhakemesi.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Yumruk, ekonomik bunalım yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde güçlü bir sendika yaratan bir adamın hikayesidir. Hikaye büyük ölçüde gerçek kişi ve olaylara dayanmaktadır.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Brian Selznick’in aynı adlı çocuk romanından uyarlanan filmde, Ben (Oakes Fegley) ve Rose (Millicent Simmonds) gizlice hayatlarının daha farklı olmasını dileyen, iki ayrı çağdan iki farklı çocuktur. Ben, hiç tanımadığı babasının özlemini çekerken, Rose da hayranı olduğu ve yaşamını gazetelerdeki haberlerden kestiği bir kupür albümünde toparladığı bir aktrisi bulma hayali kurmaktadır. Ben’in evinde gizli bir ipucu bulması ve Rose’un onu çok heyecanlandıran bir gazete başlığını okumasıyla, her iki çocuk da hayatlarındaki eksik şeyleri bulmak için büyüleyici bir simetriye sahip olan maceralara atılır.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.

Her şeyiyle mükemmel olan Keller ailesinin, kusurlu tek yönü kör, sağır ve haliyle dilsiz kızlarıdır. Kızlarının yaşıyla birlikte sorunları da artmaktadır. İstekleri ve ihtiyaçları gün geçtikçe çoğalan Helen'i anlamak, annesi ve babası için dahi imkansızdır. Bir yandan sevgi, şefkat ve acıma duyguları işin içine girince, Helen'i terbiye etmeye kimsenin ne gücü, ne de cesareti yeter. Onu ya bir bakım evine terk etmek gerekmektedir ya da bir hoca tutarak son seçeneği değerlendirmek. İşe aldıkları öğretmen henüz öğrenciliği süren, deneyimsiz, bakım evlerinde büyümüş ve görme engelli biridir. Eve adım attığı anda sorunlar ikiye katlanınca, ailenin tüm umutları tükenir. Öğretmenin ve Helen'in başarısız olacakları konusunda herkes hemfikirdir ancak gerekli sabırla tüm dünyayı öğrenmeye çalışmak, denemeye değecek kadar güzeldir.

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

Sesleri duyabilen Ishida Shouya ve onun aksine sesleri duyamayan sağır nakil öğrenci Nishimiya Shoko… İkili uğursuz bir günde tanışır ve sınıfın liderlerinden diyebileceğimiz Shouya, Shoko’ya zorbalık etmeye başlar. Ama çok geçmeden sınıf hedefini Shoko’dan kabadayılık yapan Shouya’ya çevirir. Aradan yıllar geçer ve Shouya bir kez daha Shoko ile buluşması gerektiğini hisseder.

En İyi Film ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dâhil üç Oscar ödüllü CODA'da sağır yetişkinlerin çocuğu olan Ruby'nin hikâyesi anlatılıyor. Yaşadığı evde kulağı duyan tek kişi olan Ruby şarkı söyleme tutkusunu keşfettiğinde, aile yükümlülükleri ve hayalleri arasında seçim yapmak zorunda kalır.

Dünyanın geri kalanıyla bağları kesilmiş, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aile, korkunç yaratıkların dikkatini çekecek herhangi bir ses çıkarmadan korku ve sessizlik içinde yaşar.

Soğuk Savaş Dönemi’nde Amerika’nın zirvesine karşı 1963 yılında kurulmuş olan dünyevi bir peri masalı. Dilsiz, bir o kadar da yalnız bir kadın olan Elisa Esposito, temizlikçi olarak çalıştığı gizli ve yüksek güvenlikli devlet laboratuvarında sessizlik içinde bir tecrit hayatına kapatılmış gibidir. Elisa’nın hayatı, meslektaşı Zelda ile birlikte gizli olarak sınıflandırılmış bir "deneyi" keşfettikleri zaman sonsuza dek değişecektir.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

In search of a lifeline for his struggling off road racing team, a man takes on a young car thief looking for a second chance, but as their worlds collide, they must struggle to forge a successful alliance.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.

Eski bir olimpik sporcu olan Eric, insanlardan uzaklaşıp geçmişindeki sorunlarla yüzleşmeye çalışmaktadır ve California’nın uçsuz bucaksız Sierra Nevada sıradağlarında bir evde inzivaya çekilmiştir. Usta bir snowboard’cu olmasına rağmen, bir gün büyük bir kar fırtınasına yakalanıp dağ zirvesinde kaybolur. Yakınları ve kurtarma görevlileri ona ulaşmaya çalışırken, Eric sekiz gün boyunca dondurucu soğukta insan limitlerini zorlayıp doğaya karşı savaşmak durumunda kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir