
გელა ჭიჭინაძე
Sosoia


გელა ჭიჭინაძე
Sosoia

ლეილა ყიფიანი
Khatia

ლია ელიავა
Keto

ზურაბ ლაფერაძე
Bejana

თენგიზ არჩვაძე
Datiko

Глеб Стриженов
Anatoli

სპარტაკ ბაღაშვილი
Lukaia

იპოლიტე ხვიჩია
Beglara

გოგი გეგეჭკორი
Levani

გრიგოლ ტყაბლაძე
Babilo

დუდუხანა წეროძე
Kakano

გიგოლა თალაკვაძე
Kotsia

სესილია თაყაიშვილი
Akvirine

ალექსანდრე ჟორჟოლიანი
Edemika

ალექსანდრე ომიაძე
Besarioni

Çocukluğu evdeki dengeyi kurmakla geçen John Tyree, orduya yazılır ve asker olmak için evden ayrılır. Gitmeden önce Savannah isminde, hayır kurumlarında çalışan muhafazakar üniversite öğrencisi ile tanışır. Tesadüfler onları hep karşı karşıya getirir. Aralarındaki ilişki kıskançlık nedneiyle bozulur gibi olsa da, John genç kızın kalbini kazanmayı başarır. Ancak 11 Eylül'den sonra John orduya çağrılmıştır. Savannah ile John'un arasındaki ilişki artık mektuplarla ilerleyecektir.

İkinci Dünya Savaşı esnasında İngiltere İstihbarat Bakanlığı, ABD’yle de işbirliği yaparak, ulusa moral aşılamak sebebiyle Dunkirk Muharebesi’nde kurtarılan askerlerin hikayesini anlatan bir film çekmek istemektedir. Eskiden sekreterlik yapan Catrin Cole (Gemma Arterton) bakanlığa iş görüşmesi için çağrıldığı zaman yine aynı pozisyona alınacağını düşünmektedir, ancak ansızın kendini bu filmin senaryo ekibinde bulur. Catrin, yazdığı film senaryolarıyla bir yandan kadınların toplumda daha görünür olması için mücadele verirken bir yandan da iki aşk arasında kalacaktır.

1930'larda Meksika'dan Avrupa'ya seyahat eden bir gemideki yolcular, o dönemde toplumun genelini temsil eder. Tüm mürettebat Alman'dır ve buna yolculardan biri olan La Condesa'ya aşık olan Dr. Schumann da dahildir. Genç bir Amerikalı kadın olan Jenny, sevdiği adam David ile seyahat etmektedir. Jenny, diğer yolculardan bazılarının kim olduğu konusunda büyülenmiş ve kafası karışmıştır.

1991. Harrison Lloyd, a renowned photojournalist covering the war in Yugoslavia, is reported missing. Sarah, his wife, convinced that he is not dead, decides to go to Bosnia to find him.

2. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın Almanlar tarafından işgali üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmış Leo Gursky , çocukluk yıllarında aşık olduğu, ancak ailesi tarafından yine ABD'ye gönderilmiş Alma'yı hiç unutmamış, başka hiçbir kadını sevmeyeceğine dair kendine söz vermiştir. Ömrünün son yıllarını geçiren Leo ile, annesinin yeniden evlenebilmesi için girişimlerde bulunan genç Alma Singer'ın yolları kesişir. Bu esnada çok eskiden yazılmış, ancak yeni ortaya çıkan gizemli bir kitap, hepsinin hayatını derinden etkileyecektir.

1941 yılında İtalyanların adayı işgal etmesiyle bu huzurlu ortam bozulur. Başlarda adalılar tarafından basit bir işgalci olarak görülen Yüzbaşı Antonio Corelli'nin (Nicolas Cage) gerçek yüzünü adalı Pelagia (Penelope Cruz) ortaya çıkarır. O, savaşa inanmayan gerçek bir insan ve yaşam sevgisiyle dolu bir askerdir. Kısa zamanda ada halkıyla kaynaşırken, genç kadına aşık olur. Ancak savaşın acımasızlığı aşıkların peşini bırakmayacaktır.


Dogma kurallarına uyularak çekilen açık kalpler, yerine getirilemeyen sözlerden, yaşamın planlanmaması gerektiğinden bahsediyor. Kısmen romans, kısmen trajedi olan bu film, aşk ve acı, şüpheler ve değişimler, başlarına her şeyin gelebileceği açık kalpler üzerine tam anlamıyla yürek parçalayıcı bir öykü. Cecilie ve Joachim genç ve âşıktırlar. yakında evleneceklerdir ve önlerinde koca bir hayat vardır. Ama işler ters gider ve birdenbire her şey tepetaklak olur. İşler sadece Cecilie ve Joachim için değil; üç çocuk sahibi, mutlu bir evlilik yaşayan, otuzlu yaşlarının sonlarındaki Marie ve Niels için de değişir. Evlilikleri, Niels Cecilie’ye sırılsıklam âşık olunca ciddi şekilde sınanır. acaba Niels ve Cecilie, aşkları için her şeyden vazgeçmeye hazır mıdırlar? kesin olan tek şey vardır: bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

23 yaşındaki Ann (Sarah Polley), okulda temizlik yaparak kocasına destek olan iki çocuk annesi bir kadındır. Annesinin bahçesindeki bir karavanda yaşayan, ailesi uğruna gidemediği üniversitede temizlik yapan Ann hayata karşı çok umutsuzdur. Genç kadının etrafı, işsiz kocası, yaşadığı hayatı tasvip etmeyen annesi ve 10 senedir görmediği babasıyla çevrilidir. Bir gün, sadece birkaçaylık ömrü kaldığını öğrenir.My Life Without Me , ölümüne yaklaşan genç bir kadının, eline kalemi kağıdı alıp, belki biraz bencilce, ama fazlasıyla diğerkâm tutkularını kelimelere dökmesinin etrafında şekilleniyor.

Tala, a London-based Palestinian, is preparing for her elaborate Middle Eastern wedding when she meets Leyla, a young British Indian woman who is dating her best friend. Spirited Christian Tala and shy Muslim Leyla could not be more different from each other, but the attraction is immediate and goes deeper than friendship. But Tala is not ready to accept the implications of the choice her heart has made for her and escapes back to Jordan, while Leyla tries to move on with her new-found life, to the shock of her tradition-loving parents. As Tala's wedding day approaches, simmering tensions come to boiling point and the pressure mounts for Tala to be true to herself.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Verma Ailesi hayatını Yeni Delhi'de sürdürmektedir. Kızları olan Aditi'yi Amerikalı aile dostlarının hali vakti yerinde oğlu Hemant ile evlendirmenin planlarını yapmaktadırlar. Genç kız ilk başta bu formülize evlendirme yöntemini yanlış bulmaktadır ancak hayatını düzene sokmak için ailesinin bu tercihini kabul eder. Düğün hazırlıkları bitmek üzeredir ve bütün uzak dostlar düğün için gelmeye başlarlar. Aditi'nin kuzeni olan Ria'nın ise içerisinde sakladığı bambaşka bir dünyası vardır.

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

30’larında iki kardeş olan Wilbur ve Harbour, babalarından kalma kitapçıyı işletmektedirler. Kardeşi Wilbur’ın hayata bağlarını yitirmiş olması ve sürekli intihar girişimlerinde bulunması, Harbour’u çok tedirgin etmektedir.

Danimarka'nın banliyölerinde yaşayan ve akşamları aynı kursa giden 6 kişinin, beklentileri ve sonucunda yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında tutunacak dal olarak İtalyanca'yı görürler. Karısının ölümüyle hayatının yönünü kaybetmiş genç bir rahip, inanılmaz derecede sakar bir kasiyer, cinsel organını kullanmadığı için köreldiğine inanarak iktidarsız olduğunu düşünen bir otel memuru, bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan güzel bir İtalyan garson, sivri dili ile başına dert açan futbol delisi bir restoran müdürü ve annesinin hastalığıyla boğuşan hüzünlü bir kuaför.

Pregnant out of wedlock, an educated young woman is pressured by her father into an arranged marriage with a lonely farmer in this drama set during WWII.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir