
പൃഥ്വിരാജ് സുകുമാരൻ
Venkideswaran


പൃഥ്വിരാജ് സുകുമാരൻ
Venkideswaran

Durga Krishna
Janaki

Alencier Ley Lopez
Rojer

Anarkali Marikar
Gouri

P Balachandran
Fr. Vincent

Sudheer Karamana
Murugan

Saiju Kurup
Ananthan

Lenaa
Mable

Durga Premjith
Young Janaki

Dheepa Ramanujam
Indhira
Sanjana Sajan
Murugan's daughter

Major Ravi
Elias

Ashokan
Sugunan

Nisthar Ahamed
Govindhan

Nandhu
Sekharan

Filminde, röportaj yapmak için gittiği ABD'de herşeyi yabancı ve itici bularak bir kimlik bunalımına giren ve amaçsızca turlayan Alman gazeteci Philip (Rüdiger Vogler)'in ülkesine geri dönmeye karar vermesi, havaalanında karşılaştığı mutsuz ve umutsuz bir kadının (Lisa Kreuzer) küçük kızı Alice'i (Yella Rottländer) kendisine emanet etmesiyle de yaşamının akışının tamamiyle değişmesi anlatılır * Wim Wenders'in yol üçlemesinin ilk filmi.

Film, üç kız çocuğunu ve karısını 11 Eylül saldırılarında kaybeden Charlie Fineman’in hikayesini anlatır. Charlie eski okul arkadaşı Alan Johnson’ın yanına gidince tüm hayatı değişmeye başlar. Alan'ın hayatında her şeyi vardır: iyi bir iş, güzel ve iyi bir karısı ve güzel çocuklar... Alan'ın her şeyi olsa da nedense kendisini bazen mutsuz hissetmektedir. Charlie’nin gelmesiyle iki eski arkadaş dostluklarını pekiştirip, her şeyin iyiye gittiğini görürler ve garip maceralarla dolu hikaye başlar...

Naomi Watts, ailesiyle birlikte tatile çıktıklarında, göğsünden aşağısına kadar felç olan, aktif ve enerjik Avustralyalı anne Samantha Bloom'un gerçek hayatta kalma öyküsünde başrolde yer alıyor. İlerleme mücadelesine, çocuklarının eve getirdiği Penguin adlı yaralı yavru saksağan yardımcı olur.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.

İsveç sinemasının usta yönetmenlerinden Roy Andersson'un "İkinci Kattan Şarkılar" filminin ardından çektiği "Yaşayanlar" üçlemesinin ikinci filmi. Çeşitli sıradan gündelik olayları bir araya getiren Siz, Yaşayanlar, yaşarken yaşadığımızın farkında olup olmadığımızı, hayatımızla mı yoksa karşılaştığımız gündelik sıkıntılar mı daha alakadar olduğumuzu sorgulatan gerçekçi ve eleştirel bir gözlem.

Yakınlarını yeni kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan bir anne, yanında küçük kızıyla beraber Berlin'den Amerika'ya uçmaktadır. Yolculuğun bir noktasında küçük kız ortadan kaybolur. Anne telaşa düşerek çevresindekiler ve mürettebattan yardım ister. Ancak uçaktaki hiç kimse böyle bir kızın varlığını hatırlamaz gibi görünmektedir.

Trajik bir sona ama tutkulu bir hayat anlayışına sahip Amelia, Amerikan yurttaşları için gerçek bir kahramanlık destanı yazmıştır. 1937 yılında uçakla dünya turuna çıktığında Pasifik Okyanusu’nu geçerken kaybolan Efsanevi Amerikalı pilot Amelia Earhart’ın hayatını anlatan bu film, destansı bir dille bu konuyu beyazperde'ye yansıtıyor. 1897- 1937 yılları arasında yaşayan ve 5 Ocak 1939’da resmen öldüğü ilan edilen ABD’li pilot ve yazar Amelia’yı 2 Oscar ödüllü Hilary Swank canlandırıyor. Richard Gere ise filmde Amelia’nın kocası rolünde. Film Amelia’nın havacılığı yanısıra Ewan McGregor’ın canlandırdığı Gene Vidal ile olan aşkının üzerine kurulu.

Eskiden beri aralarında derin bir dostluk bulunan iki arkadaş, savaşa gitmenin arifesindedirler. İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle sürmektedir ve savaşa dahil olan Amerika Birleşik Devletleri, kendi kaderini belirlemek üzeredir. Savaş bu iki insanı da içine katarak dev bir liman baskınıyla derin bir vahşet sunacaktır. Savaş her zamanki gibi görkemli ve kanlıdır.

Young Cedric Errol and his widowed mother live in genteel poverty in 1880s Brooklyn after the death of his father. Cedric's grandfather, the Earl of Dorincourt, has long ago disowned his son for marrying an American. But after the death of the Earl's remaining son, he decides to accept Cedric as his heir.

Film, 1. Dünya Savaşı’nda Alman Hava Kuvvetleri’nde Kızıl Baron olarak isim yapan, savaşın en ünlü, en korkusuz ve en cesur pilotu Manfred von Richthofen’in gerçek hayat öyküsünden bir kesit sunuyor… Ard arda kazandığı zaferleri ile bir efsane olan Kızıl Baron, savaşta yaralandıktan sonra, hemşire Kate’e aşık olur.

80’lerin sonunda geçen öyküde, Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam sık sık belirir. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp esrarengiz misafirinin izinden gider.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir