
Unni Mukundan
Marco Jr.

The adoptive son of the Adattu family, Marco, sets off on a ruthless quest for vengeance after his brother is brutally murdered, finding only betrayal, loss and unimaginable brutality at every step.

Unni Mukundan
Marco Jr.

Siddique
George D'Peter

Ishan Shoukath
Victor D'Peter

Jagadish
Tony Issac

Abhimanyu Thilakan
Russell Issac

Kabir Duhan Singh
Cyrus Issac

Anson Paul
Dev

Ajith Koshy
Jahangir
Durva Thaker
Isha

Yukti Thareja
Mariya

Mathew Varghese
Peter D'Marco

Sreejith Ravi
Mathews

Dinesh Prabhakar
CI Ashok

Lishoy
Adattu Varghese

Arjun Nandhakumar
Tarik

Güney Florida'da uyuşturucu baronları ve cinayetle ilgili bir dava, gizli görevdeki dedektifler Sonny Crockett ve Ricardo Tubbs için kişisel bir boyut kazanır. Alışılmadık yöntemleriyle bilinen Crockett, bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının Çin asıllı Kübalı eşiyle romantik bir ilişkiye girerken; Tubbs, sevdiklerine yönelik bir saldırıyla mücadele eder.

İşine son derece bağlı olan bir FBI ajanının, şehirde işlenen büyük bir suç olayını çözmek için yeraltı dünyasına inişini ve oradaki gangsterlerle giriştiği mücadeleyi anlatan sıkı bir macera filmi.

Herkesi mücadele et ve kimseye güvenme. Bu iç mutluluk hayatının ardından şiddetyi vahşi bir hareket tarafından paramparça edilen dövüş sanatları ustası Casey Bowman tarafından uygulanan hayatta kalma şifresi. Intikam yemini etmiş, korkusuz Amerikan, gizli bir bilge ve kurnaz Senseimizin yardımıyla Rangoon'a Bangkok Osaka katilini izler. Onun tek ipucu ise: boyunları dikenli tel ile izlenmiş insanlar. Hayatta kalmak için hem de intikamını almak için mücadele eden, Casey onun jilet gibi tepkiler netleştirmesi gerekecek ve hatta kendi ölümünün sahtesini bile derin bir meditasyon kullanarak, bir sonraki seviyeye yaptığı savaş becerileri alacak. Onun hedefi ise onun uzaktan ormanda fabrika da pişmiş ölümcül meth sokaklara getiren uyuşturucu kralı Goro. Onun nihai çatışmaya hazırlamak için, Casey nihayet isim Ninja layık görünmez bir savaşçı haline gelmelidir. O gerçekten hiç kimseye güvenemez. Ama onun köşelice avını beklenmedik bir biçimde gelişir. Casey'nin açtığı savaş başlangıçtır.

Carlton Leach rises from one of the most feared generals of the football terraces to becoming a member of a notorious gang of criminals who rampaged their way through London and Essex in the late '80s and early '90s.

Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir

Karayipler'e yaptıkları bir gezi yapan bir çiftin hayatları beklenmedik bir şekilde kabusa dönüşür. Talihsiz kadın, kocasının bir anda ortadan kaybolmasıyla dehşete kapılır. Kocası, kimliğini bilmediği kişiler tarafından kaçırılmış ve kaçıranlar yüklü bir miktarda para ödemedikleri takdirde kocasını bırakmayacaklarını söylemişlerdir. Bunlara kendisinin sebep olduğunu düşünen kadın, ağır bir suçluluk duygusuna kapılır.

New York’un tehlikeli sokaklarında, sessiz ve utangaç bir terzi olan Thana (Zoë Tami-Lund), bir gecede iki vahşi saldırıya uğrar. İlk önce bir soyguncu, ardından bir sokak çetesi tarafından tecavüze uğrayan Thana, travmayla sessizliğini kırar ve eline bir 45’lik tabanca geçirir. Artık kurban değil, avcıdır! Şehrin karanlık köşelerinde erkekleri tek tek avlamaya başlayan Thana, masumiyetten intikam meleğine dönüşür. Ancak öfkesi ve cinayetleri kontrolden çıkar, masum ile suçlu arasındaki çizgi bulanıklaşır.

Austin’in en ünlü DJ’i olan, Jungle Julia (Sydney Tamiia Poitier) en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le (Jordan Ladd ve Vanessa Ferlito) eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü bir şeyin farkında değildirler. Yaptıkları her şeyi izleyen biri vardır, Stuntman Mike (Kurt Russell), yüzünde derin bir yarası ve korkutucu bir arabası olan eski bir dublördür. Günlerdir kızları izleyen Mike, gecenin bitiminde, sabaha karşı yola koyulan kızların peşinden gider.


Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

Farklı siyasi görüşlere sahip, birbirine düşman iki kardeş (biri polis, diğeri dövüş sanatları uzmanı), mafya tarafından öldürülen emekli ajan babalarının intikamını almak için güçlerini birleştirir.

Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Henüz onyedi yaşında genç bir kadın olan Maria Alvarez, tüm akrabalarıyla birlikte yaşayıp gitmekte olduğu küçük Kolombiya kasabasındaki bu hayatı oldukça ağır mesailerle çalıştığı bir çiçekçide geçmektedir. En büyük hayali haline gelen bu kasabadan kaçıp gitme şansı ise tehlikeli bir uyuşturucu çetesinden gelen teklifle gerçeğe dönmek üzeredir. Maria, midesinde taşıdığı uyuşturucu dolu paketlerle kuryelik yaparak Amerika'ya gidecek ve sonrasında burada istediği hayata kavuşacaktır. Yola çıktığında karşılaştığı şeyin ise kendisine vaat edilen yolculukla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Gösterime girdiği yıl Sundance ve Berlin film festivallerinde övgüyle karşılanan ve çeşitli ödüllere layık görülen filmin Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ına da aday gösterilmişti.

Dedektif ve Müfettiş Lee, Hong Kong polisine bağlı uzak doğu dövüşleri konusunda rakip tanımayan son derece başarılı bir polis memurudur. Hayatta en çok değer verdiği varlık ABD'ye Çin Konsolosu olarak atanan çok saygı duyduğu bir bürokratın 11 yaşındaki kızı Soo Yung'dur. Soo Yung içinde Lee, en iyi dostu ve koruyucu meleğidir. Fakat, Çin Konsolosu, ABD'ye gidip yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Soo Yung kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Bunun üzerine Lee, Amerika'ya gönderilerek Soo Yung'u bu kişilerin elinden kurtarmakla görevlendirilir. Lee, Amerika'da hiç ummadığı bir durum ile karşılaşır. FBI, LAPD dedektiflerinden biri olan James Carter'ı (C. Tucker) da bu iş için görevlendirmiştir. Carter, sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı ile çalıştığı kişiler için bir kabustur. Fakat FBI'ın amacı bir yabancı olan Carter'ı kendi işlerine karıştırmamaktır.

Nick Nolte bir polis, Eddie Murphy bir mahkum. Birbirlerinden hiç hoşlanmadıkları aşikar. Ancak birbirlerine çok ihtiyaçları olduğu da. Ve hiç ummadıkları bir yerdeler; müthiş bir macerada, aynı tarafta. 48 saat için olsa da...

John Connor’ın 29 Ağustos 1997 günü gerçekleşecek "Mahşer Günü’nü” engellenmesine yardım edişinin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmiştir. Artık 22 yaşında olan Connor, annesi Sarah Connor'un ölümünden sonra Los Angeles'ta “kayıt dışı” yaşamaktadır. Geçmişte John'u bulamayan Skynet, gelecekteki İnsan Direnişi’nin diğer üst düzey üyelerini öldürmek için John'un şimdiki zamanına yeni bir Terminatör modeli olan T-X’i gönderir. Direniş ise John ve gelecekteki eşi ve direnişin önemli bir ismi olan Kate Brewster da dahil olmak üzere T-X'in hedeflerini korumak için yeniden programlanmış bir Terminatör gönderir. John ve Kate’in hayatta kalmak için Terminatör’den başka güvenecekleri kimse yoktur.

Kimsenin konuşmadığı bir dünyada, dindar bir kadın, hapishanesinden kaçan genç bir kadını avlar. Acımasız liderleri tarafından yeniden yakalanan Azrael, çevredeki vahşi doğanın derinliklerindeki kadim bir kötülüğü yatıştırmak için kurban edilecektir.

Eski bir suçlu olan Chris Farraday (Wahlberg) uzun zamandır belaya bulaşmadan, kendisine yeni bir hayat kurmuş, evlenmiş ve çocuk sahibi olmuştur. Fakat güzel karısının erkek kardeşi Andy (Caleb Landry Jones), bir uyuşturucu çetesinin işlerini eline yüzüne bulaştırınca Chris, Andy’nin hayatını kurtarmak ve borcunu ödemek için yeniden kaçakçılık planlarına dahil olur. Eski kaçakçılık ününü kullanarak, eski arkadaşlarına ve sağlam bir ekibe ulaşan Chris, zekice bir planla sahte bankonotlarla milyonlarca dolara ulaşmayı hedefler. Fakat planın polislere ve uyuşturucu baronlarına rağmen başarıyla tamamlanmasına saatler kala ailesi de tehdit altındadır...

Mike Fallon (Scott Adkins) alanında bir numaralı bir kiralık katildir en önemli özelliği öldürdüğü insanları normal ölmüş gibi göstermektir. Yani öldürdüğü kimi kurbanı trafik kazası geçirmiş kimisi balkondan düşmüş kimisi intihar etmiş gibi göstermektir. Mike ; bu işi yaparken kız arkadaşı ölünce durumdan oldukça fazla şüphe duyacak ve bir şekilde düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünerek karşısına bir orduyu alacak şekilde savaş çıkartacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir