
Biju Menon
Muthu

Thankam follows the story of Muthu and Kannan, two gold agents from Thrissur, known as the gold capital of India. As they travel across Kerala and Tamil Nadu, delivering consignments of gold, their lives take a dark turn when a routine trip leads to unexpected complications.

Biju Menon
Muthu

Vineeth Sreenivasan
Kannan

Aparna Balamurali
Keerthy

Girish Kulkarni
Jayanth Sakhalkar

Kochu Preman
Sasipillai

Vineeth Thattil David
Bejoy
Indira Prasad
Ambika Chechi

Kalaiyarasan
Abbas

Jain Andrews
Alex
Vigneshwar Suresh
Vicky
Abdul Jabbar
Arul
Nitin Dhanduke
Bhaskar Dhanduke

Srikant Murali
Mani Kurup
Sowmiya Murugesan
Thamara

Anupama Somanadhan
Sheena

Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Yıllar önce işlenen bir cinayetin hâlâ soruşturmasi devam etmektedir. Ailesi tehdit altında olan Georgekutty bu sefer ailesini koruyabilecek mi?

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Gizli görevdeki bir polis, güvenini kazanıp suçunu itiraf ettirmeye çalıştığı bir cinayet şüphelisi ile yoğun ve samimi bir ilişki kurar.

Oğulları Jacob, kız arkadaşını öldürmekle suçlanınca, saygın ve bağları güçlü olan Ryan ailesi sarsılır. Jacob kaçar; babası Ben olası tüm delilleri yok eder; çevresindekiler düşmanca tavırlar takınmaya başlarlar ve annesi Carolyn de geçici olarak doktorluğu bırakmak zorunda kalır. Daha sonra Jacob tutuklanır ve kısa bir süre sonra mahkemeye giderken ailesi ve kendisini, gerçek, güven ve yalanlar ağında kıstırılmış olarak bulur.

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

21. yüzyılda genetik mühendisliği çok gelişmiş ve bilimsel olarak kusursuz insanlar yaratılmaktadır. Özel pozisyonlar için yetiştirilen bu yeni süper insan ırkı yüzünden, normal yollardan dünyaya gelmiş insanlar işsiz kalmakta ve ikinci plana itilmektedir. Onlardan biri olan astronot adayı Vincent, Gattaca şirketinde ancak temizlikçi olarak iş bulabilecekken, komadaki bir atletin kan örneklerini ve kimliğini alarak iyi bir pozisyonda işe girer. Fakat şirkette işlenen bir cinayet, olayı araştıran dedektifin dikkatini Vincent'ın üzerinde yoğunlaştırmasına sebep olacaktır.

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.

Frantisek Louka (Zdenek Sverak), Çekoslovakya'da devlet konservatuarında çello çalan bir bekardır. Orkestradaki işini kaybedince para kazanmak için cenazelerde çalmaya ve mezar taşlarını boyamaya başlamıştır. Ancak borcu gittikçe büyüyünce arkadaşı Mr.Broz (Ondrej Vetch), Rus bir kadınla evlenmesi için onu ikna eder. Kadın Louka'yla Çekoslovakya vatandaşı olabilmek için evlenir ancak evlendikten sonra Batı Almanya'daki sevgilisine kaçar. Geride bıraktığı beş yaşındaki oğlu Kolya (Andrej Chalimon)'nın anneannesi ölünce, Kolya üvey babasıyla yaşamak için Çekoslovakya'ya gelmiştir. Huysuz ihtiyar Louka ile sevilmeyip de ne yapılası Kolya'nın öyküsü..

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow'dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester'ın evine birşey çalmak amacıyla girer. Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

Önce her şey harikadır: Usta hırsız Joe Moore'un güzel bir karısı, borçlularından bolca alacağı ve sevdiği bir mesleği vardır! Bir gün güvenlik kamerasına yakalandığında işler tersine dönmeye başlar. Çaldığı şeyleri alıp satan ve ona en büyük borcu olan kişi olma ünvanlarının sahibi Bergman parasını ödememeye karar verir. Karısına gelince, o da kendisini Bergman'ın yamağı ile aldatıyor olabilir! Moore, ortağı Bobby ve yardımcıları Pinky ile birlikte son bir işe girişir. Her şeyi tersyüz edecek ve talihini döndürecek son bir iş. Peki ama Bergman'a güvenebilir mi? Ya karısı şu anda hangi genç ve yakışıklı adamın kollarında?

Austin powers Dr. Evil ve Mini' yi hapse atmıştır ama onları kapalı bir mekanda tutmak çok zordur. Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar. Dr. Evil 'in bu seferki planı austin powers'ı daha doğmadan yok etmektir. Bu sebeple babasını ele geçirmeyi düşünen doktor evil in planlarını tabi ki ajanımız bozacaktır.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

Amerikan başkanı Kennedy'nin tartışmalı suikastı ardında onlarca sanık ve komplo teorisi bırakır. New Orleans bölge savcısı Jim Garrison ise, Başkan John F. Kennedy suikastıyla ilgili yürüttüğü soruşturma ile olayın ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır.

Akademi Ödüllü Clint Eastwood bu macera serisinde, kural tanımaz bir San Francisco polisi olan Dirty Harry Calahan'ı canlandırıyor. Harry Calahan'a bir seri katile fidye verme görevi verilir ama işler pek yolunda gitmez. 14 yaşındaki kızın hayatı tehlikeye girince, Callahan kendisine hiçbir şeyin engel olmasına izin vermez. Buna yasalar da dahil.

Dating Amber, cinsellikleri hakkında spekülasyonları durdurmak için rol yapan iki arkadaş Eddie ve Amber'ın hikayesini anlatıyor * Ne zor şeydir gerçek kendin olamamak. Ve ne kolay şeydir, sonsuz denizlere hiç yelken açmadan ama bunun yerine çoğunlukça hüsnü kabul gören limanlarda öylece konfor içinde demirlemek. İşte Eddie bunlardan hangisini seçeceğine karar vermek zorunda. Koca dalgalarla derin denizlerde mücadele ederek; özgürlük mü? Yoksa dingin sığ sularda güvenlik içinde; tutsaklık mı?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir