
నాని
Krishna / Arjun

Krishna is the hot-blooded, aimless, flirt of a man from Chittoor whose only aim in life is to find a girl who will love him back. Continents away in Prague is his look-alike Arjun, the playboy rockstar who doesn’t have a problem bedding girls at all. But what happens that brings Krishna and Arjun together is what the film is all about.

Hikaye, karısının vefatından sonra kırık kalbinin acısından kurtulmak için İtalya’ya giden Amerikalı bir matematik öğretmeni olan turist Frank Tupelo’nun (Johnny Depp) etrafında şekilleniyor. Olağanüstü derecede çekici bir kadın olan Elise Clifton-Ward’un (Angelina Jolie) yoluna çıkmasıyla Frank için işler birdenbire değişir. Ancak Elise’in onunla karşılaşması aslında tesadüf değildir. Arka planda Venedik’in nefes kesen manzaraları eşliğinde Frank, bir ilişkinin ardından koşarken aslında etrafında tehlikeli entrikaların döndüğünü fark eder.

İngiliz Hükümeti, yüksek değerdeki işlenmemiş elmas sevkiyatları ortadan yokolunca harekete geçer. İngiliz ajan James Bond, konuyu araştırmakla görevlendirildiğinde, konuyu ilk önce basit bir kaçakçılık olarak değerlendirir ve fazla önemsemez. Fakat bir ipucu, 007'nin ezeli düşmanı Blofeld'in bu işin arkasında olduğunu gösterdiğinde, Bond onun planlarını bozmak karısı Tracy'nin ölümünün intikamını almak üzere çalışmaya başlar.

Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler. "Şeytanla dans etmeye devam edersen bir gün peşinden evine gelir."

Los Angeles şehrinin gizemli havasında geçen bu filmde psikolog olan bir adam, hafızasını kaybettiği için kendisine getirilen bir hastasına yardım etmek için çabalamaktadır. Bir süre sonra aralarında geçmis yasamlarına ait bir bağ olduğunu keşfederler. Bu gizemli bağ onların hayatlarını etkileyecek bir maceraya girmelerine neden olacaktır. Garip bir şekilde ikisi birden kırk yaşlarında, elinde makasla cinayetler işlemeye baslayan gizemli bir katille ilgilenmeye başlarlar. Ona ne için bu kadar ilgi duyduklarını öğrenmek her ikisi için de son derece çarpıcı bir netice doğuracaktır.

Chicago’nun Wicker Park bölgesinde yaşayan Matthew (Josh Harnett) bir gün çalıştığı işyerinin penceresinden karşı kaldırımda en yakın arkadaşı Luke'a (Matthew Lillard) ait ayakkabı dükkânının vitrinine bakan bir kız görür. Matthew onunla tanışmak için her yolu deneyecektir ancak bu ilişkinin bütün yaşamını etkileyeceğinden haberi yoktur. Matthew ve Lisa (Diane Kruger) birbirlerine aşık olurlar, ancak kader ağlarını örmeye başlayacaktır.

Bu romantik dramada Richard Gere, savaştan sonra eşi Laurel'in (Jodie Foster) yanına dönen asker Jack Sommersby rolünde. Kocasının savaşta öldüğünü düşünüp nişanlanan Laurel kendini suçlu hisseder. Daha önce hiç sevmediği kocasının tamamen farklı, iyi, yardım sever, düşünceli bir adam olduğunu görüp onu tekrar kazanmaya karar verir. Savaş mı onu böyle değiştirdi yoksa o gerçek Jack değil mi?

Ethan Hunt ve IMF ekibi şimdiye kadarki en tehlikeli görevlerine atılıyorlar. Görevleri; yanlış ellere geçmeden önce tüm insanlığı tehdit eden korkunç bir silahın izini sürmek. Geleceğin kontrolü ve dünyanın kaderi tehlikedeyken ve Ethan'ın geçmişinden gelen karanlık güçler yaklaşırken, dünya çapında ölümcül bir yarış başlıyor. Gizemli, her şeye gücü yeten bir düşmanla karşı karşıya kalan Ethan, hiçbir şeyin görevinden daha önemli olamayacağını düşünmek zorunda kalır. En çok değer verdiği kişilerin hayatları bile.

Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.

A celebrated cop, DCP Aditya, faces his toughest challenge when a taunting serial killer begins targeting victims and leaving notes meant for him. Teaming with an aspiring crime novelist, he must stop four more murders to save his medals, career, and reputation while uncovering the killer's past.

Jerry ve Rachel, daha önce hiç tanımadıkları bir kadın tarafından rehin alınırlar. Fakat kadın bu iki kişiyle ilgili her şeyi bilmektedir. Politik bir suikast için kullanılmakta olduklarını anlayan bu iki rehine işbirliği yapmaya karar verir.

Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...

Çok eski bir Rus uydusunun, dünya yörüngesinden çıkacağı haberi gelir. NASA'nın mühendisleri bu konuda hiçbir şey yapamaz. Derken akla, yol bulma sistemlerinin yaratıcısı olan emekli Hava Kuvvetleri pilotu Frank Corvin gelir.

The adventures of oil well fire specialist Chance Buckman (based on real-life Red Adair), who extinguishes massive fires in oil fields around the world.

Henry Brogan, 51 yaşında Amerikan hükümeti için çalışan elit bir suikastçıdır. Son görevini tamamladıktan sonra emekli olmaya karar verir. Ama kendi hükümetinin bir anda onu öldürmesi için her hareketini tahmin edebilen bir ajan yollamasıyla emeklilik planları bozulur. Henry yakında onu öldürmeye çalışan adamın kendisinin daha genç ve daha hızlı klonu olduğunu öğrenir. Henry 25 yıl önce kendisinden habersiz oluşturulan klonundan kurtulmak için zorlu bir savaş vermek zorunda kalacaktır.

James Frey'in altı kitaplık bilim kurgu serisinden senaryosunu Al Gough ile Miles Millar'ın uyarladığı film, gezegenleri yok edilirken son anda kaçarak kendilerini kurtaran dokuz uzaylı ergenin öyküsünü anlatıyor. Her biri lise çağında olan grup üyelerinden bir tanesi, gezegenlerini yok eden düşman tarafından büyütüldüklerini fark ediyor.

Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.


Gizemli bir silahın paralı askerlerin eline geçmesi üzerine CIA ajanı Mason “Mace” Brown, eski rakibi Alman ajan Marie, MI6 müttefiki ve son teknoloji bilgisayar uzmanı Khadijah ve yetenekli Kolombiyalı psikolog Graciela, güçlerini birleştirmek zorunda kalır. Ancak tüm dünyayı kaosa sürükleyecek olan ölümcül silahın peşine düşen sadece onlar değildir. Gizemli bir kadın olan Lin Mi de silahın peşindedir. Silahı bulmak için dünyanın dört bir yanını dolaşan ajanlar, dünyayı kurtarmayı başaracak mıdır?

Keith Ripley, usta bir soyguncudur. Hırsızlığı kurallarına uygun olarak yapıyordur. Polisle iş birliği yapmaz, teslim olmaz, ortağını korur. Ripley'in son ortağı da bu kuralları bozduğu için ölmüştür. Jack Gabriel, New York becerikli bir sokak hırsızıdır ve bir o kadar da karizmatik ve yakışıklı. Keith bir gün Jack'in kendisinin de peşinde olduğu bir mücevher satıcısını soyarken gördüğünde yeni ortağını bulur. Birlikte büyük ve tehlikeli bir soygun yapacaklardır. Böylece Keith eski ortağının Rus mafyasına olan borcunu ödeyecek ve vaftiz kızı Alex'in hayatını kurtaracaktır. Bu plan hazırlanırken Keith istemese de Alex ve Jack yakınlaşırlar. Fakat iş bundan daha da karmaşık bir hal alacaktır; birisi hırsızlığın kuralını bozmuştur.

Yakın bir gelecek... Sınırları zorlayan teknoloji ve algoritmalar, romantik ilişkileri bir bilime indirgemiştir. Bilgisayarda yapılan simülasyonlar ilişkilerin uyumunu ve ömrünü bulmakta; öte yandan şirketler tarafından dizayn edilen yapay zekalı sentetik eşler, insanlara romantik ilişkilerde aradığı her şeyi vermektedir. Cole ve Zoe, ideal android eşler tasarlayan ve bu teknolojiyi geliştiren bir şirkette çalışan iki mühendistir. Aralarındaki profesyonel ilişki, zamanla romantik bir boyuta evrilir. Fakat android robotlardan Ash’in de Zoe’ye ilgi duymaya başlaması, Zoe’nin bazı gerçeklerle yüzleşmesine yol açar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir