
Karthi
Dilli


Karthi
Dilli

Narain
Bejoy

Arjun Das
Anbu

Harish Uthaman
Adaikalam

George Mariyan
Napoleon

KPY Dheena
Kamatchi

Monekha Siva
Amudha

Ramana
Tips

Amzath Khan
Ram

Kanna Ravi
Ajhas Ahmed / Sampath

Hareesh Peradi
Stephen Raj

Arun Alexander
Paalpandi

Vatsan Chakravarthi
Ajay
Udayaraj
College student

Kishore Rajkumar
Ashok

Günümüzde şöhret herşeyle eskisinden çok daha fazla iç içe. Bugünün televizyon haberleri sayesinde suçlulardan polislere, avukatlardan politikacılara herkes bir şekilde 'ünlü' oluyor. TV programlarında katiller doktorlara itiraflarını anlatıyorlar. Suç, trajedi ve kaos: bunlardan korkuyor olabiliriz ancak kimse inkar edemez ki bugünün dünyasında bu kavramlar reyting, para ve güç getiriyor.Peki toplumdaki gözü dönmüş bireyler bu '15 dakikalarını' alabilmek için ne kadar ileri gidebilirler? Ve toplum onları izlemeye ne kadar istekli? 15 Minutes bu sorulara cevap vermeye çalışıyor.15 Minutes'in merkezinde New York'ta işlenen iki cinayet var. Fakat anlatılan şey sadece bu cinayetler hakkındaki gerçeklerin değil, bu gerçekleri kontrol edenlerin kimler olduğunun da açığa çıkarılması.

Parthiban, a cafe owner, lives with his family in Himachal Pradesh. Things take an absurd turn for him when he gets in the way of a drug cartel.

An ex-fireman with PTSD goes on the run when accused of a crime he doesn't even remember committing, leading him down a rabbit hole of conspiracy to the highest degree.

Keith Ripley, usta bir soyguncudur. Hırsızlığı kurallarına uygun olarak yapıyordur. Polisle iş birliği yapmaz, teslim olmaz, ortağını korur. Ripley'in son ortağı da bu kuralları bozduğu için ölmüştür. Jack Gabriel, New York becerikli bir sokak hırsızıdır ve bir o kadar da karizmatik ve yakışıklı. Keith bir gün Jack'in kendisinin de peşinde olduğu bir mücevher satıcısını soyarken gördüğünde yeni ortağını bulur. Birlikte büyük ve tehlikeli bir soygun yapacaklardır. Böylece Keith eski ortağının Rus mafyasına olan borcunu ödeyecek ve vaftiz kızı Alex'in hayatını kurtaracaktır. Bu plan hazırlanırken Keith istemese de Alex ve Jack yakınlaşırlar. Fakat iş bundan daha da karmaşık bir hal alacaktır; birisi hırsızlığın kuralını bozmuştur.

Pişmanlık içinde bir hayat sürmesine neden olan bir operasyondan sonra Los Angeles Polis Departmanı’nın Narkotik bölümündeki görevinden ayrılan Şerif Ray Owens (Arnold Schwarzenegger) Los Angeles’tan ayrılır ve sessiz sakin bir sınır kasabası olan Sommerton’a yerleşerek gerçekleşen küçük suçlarla savaşmaya başlar. Ancak bu huzurlu ortam, batı yarımkürenin en çok aranan uyuşturucu karteli lideri Gabriel Cortez (Eduardo Noriega) bir FBI konvoyundan kaçınca bozulur. Cortez, taş kalpli Burrell’ın (Peter Stormare) liderlik ettiği paralı adamlardan oluşan acımasız bir grubun yardımıyla içinde bir rehinenin olduğu özel olarak tasarlanmış Corvette ZR1 ile 250mil/sa. hızla Amerika-Meksika sınırını geçmeye kararlıdır. Cortez’in geçmeyi planladığı yolun üzerinde Summerton Kavşağı bulunmaktadır..

Frank Warren, sofistike bir elmas soygunu düzenleyip kazancı sakladıktan sonra, ihanet sonucu ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Hapishaneye gönderilir. Bu hapishanede mahkumlar, her birinin boynuna takılan elektronik bir kelepçe olan "Wedlock" ile kontrol edilir. Bu kelepçeler, mahkumların birbirlerinden yüz metreden fazla uzaklaşmalarında ya da kelepçeleri çıkarmaya çalışmaları durumunda patlar. Her mahkumun bir "eşi" vardır, ancak bu eşin kim olduğu gizlidir. İki mahkum birbirine bağlanmıştır, ancak birbirlerinden habersizdirler. Frank, hapishaneden kaçmak için bu kişinin kim olduğunu bulmak zorundadır.

Çok iyi bir polis dedektifi olan Jack (S. L. Jackson) bir arkadaşına yardım etmek için, onun aramakta olduğu evden kaçan bir genci, son görüldüğü Türk caddesindeki apartmanda oturanlara sormaya başlar. Uğradığı evlerden birindeki yaşlı çift onu içeri davet eder ve silah zoruyla onu sandalyeye bağlayarak adeta esir alırlar. Son derece sevimli görünen bu çiftin yaptıklarına bir türlü anlam veremeyen tecrübeli dedektif, kısa bir müddet sonra müthiş bir planlarla bir banka soymak üzere olduklarını anlar.

Film, kendi alanında kariyer sahibi diye nitelendirilebilecek bir suçlu olan Charlie Croker’ın liderliğindeki bir soyguncu çetesinin macerasını konu almaktadır. Çete, Los Angeles tarihindeki en büyük trafik sıkışlığını yaratarak yapmayı planladıkları altın soygunu için zaman kazanmak ister. Oluşturdukları kargaşadan kendi paçalarını sıyırabilmek adına kaldırımdan gidebilecek kadar küçük olan Mini Cooper’ı kullanırlar. Hedefleri, trafik açılana dek ortadan kaybolmayı başarmaktır.

Özel Ajan Derrick Vann (Samuel L. Jackson), ortağını öldüren katilin peşine düşer. Ancak bulduğu ipuçları onu yanlış adama, Andy Fiddler'e (Eugene Levy) götürür. Aklı karman çorman olan, sürekli sorular soran satış elemanı Fiddler, Vann'a hedefine ulaşma konusunda ayakbağı olacaktır.

Frank Castle, ailesi bir mafya hesaplaşmasında öldürüldükten sonra adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Eski bir polis olan Castle, suç dünyasına karşı acımasız bir savaş başlatır ve "The Punisher" takma adıyla tanınır. Castle, şehri terörize eden suçluları hedef alırken, mafya lideri Gianni Franco, suç imparatorluğunu yeniden birleştirmek için planlar yapar. Ancak işler daha da karmaşık hale gelir, çünkü Yakuza da şehri ele geçirmek için harekete geçer. Yakuza, mafya liderlerinin çocuklarını kaçırınca Castle, istemeden de olsa düşmanlarına yardım etmek zorunda kalır.

Adamımız, hapisten çıktığı gibi yıllar önce bir soygunda ölen kardeşinin intikamını almak için yola koyulur... Fakat bu hiç de kolay olmayacaktır, çünkü o hapisteyken dışarısı hayli değişmiştir.

Hız tutkunu olan Daniel, pizza dağıtıcılığını bırakarak bir takside şoför olarak çalışmaya başlar. Kullandığı arabanın güçlü motoru ve hızı sayesinde polis radarlarına bile yakalanmaması Daniel i haddinden fazla heyecanlandırmaktadır.Fakat Her şey polis memuru Emilien ile tanışınca farklı bir hal alır. Ehliyet sınavında başarılı olamayan Emilien, DAniel den bazı suçluları yakalaması için yardım ister. Aksi taktirde arabası elinden alınacaktır. Daniel bir anda kendini maceraların içinde bulur.

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.

İlk filmde yaşanan olayların üzerinden üç yıl geçmiştir. Vietnam savaşından sonra bir grup Amerikan askerinin Vietnam'da esir olarak bırakıldığı haberleri basında yer almaya başlayınca eski ABD Ordusu askeri John Rambo, eski komutanı Albay Sam Trautman tarafından hapishanede ziyaret edilir. Hükümet, bu haberlerin doğrulanması için özgürlüğü karşılığında Rambo'nun yardımını istemektedir. Görevi kabul eden Rambo, yapılan plana göre düşmanla sıcak temasa girmeden sadece bilgiyi doğrulayıp ülkesine geri dönecektir. Ancak işler planlandığı gibi gitmeyip kendi ülkesi tarafından ihanete uğrayınca Rambo, tekrar geldiği bu cehennemden kendi olanakları ile kurtulmaya çalışacaktır.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

Bir polis, bir sarışın, bir psikopat ve bir mafya prensesi hakkındaki şu hikayeyi duymuş muydunuz? Yırtıcı Kuşlar (Ve Muhteşem Harley Quinn), bizzat Harley'in anlattığı ve yalnızca onun anlatabileceği çarpık bir öyküdür. Gotham’ın en şeytani kötülerinden biri olan Roman Sionis ve onun sadist sağ kolu Zsasz, Cass adında genç bir kızı hedef alır. Cass'ı ararken şehrin karanlık bölgelerinin altını üstüne getirirler. Harley, Huntress, Canary ve Renee Montoya’nın yolları kesişir ve bu alışılmadık dörtlü Roman'ı ortadan kaldırmak için bir takım oluşturmaktan başka seçenek bulamazlar.

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

When hired killer John Gant rides into Lordsburg, the town's folk become paranoid as each leading citizen has enemies capable of using the services of a professional killer for personal revenge.

Dedektif Carter ve Müfettiş Lee, bu sefer pek de alışkın olmadıkları bir yerde Paris sokaklarında suçluların peşinde yeni bir mücadele veriyorlar. Fakat ne diline ne de yaşam tarzına alışkın olmadıkları bu şehirde işleri o kadar da kolay olmayacaktır. Büyük çaplı bir suç örgütünü çökertmek için geldikleri Paris'te, aynı zamanda eski dostları Büyükelçi Han'ın kızı Soo Yung'u da kurtarmak istemektedirler. Ama bu sefer oldukça sıkı bir maceranın içine düşmüşlerdir.

A tough detective who is part of an elite New York City unit is trying to find out who killed his partner, but uncovers a plot to kidnap mobsters for money.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir