
Θάνος Σαμαράς
Stergios


Θάνος Σαμαράς
Stergios

Αμαλία Μουτούση
Stella

Ιωάννα Τσιριγκούλη
Gena

Ερρίκος Λίτσης
Antonis

Ιερώνυμος Καλετσάνος
Nikitas

Γιούλα Μπούνταλη
Anna

Χρήστος Πασσαλής
Thanos

Δέσποινα Γεωργακοπούλου
Maria

Νίκος Φλέσσας
Yiannis

Μαρίσσα Τριανταφυλλίδου
Tonia

Μαρία Καλλιμάνη
Eleni
Κατερίνα Παπαγεωργίου
Eftyhia

Αλέξανδρος Παρίσης
Manolis
Μήτση Σακκάτου
The doctor's wife
Ζωή Λιανοστάθη
Nandia


Puslu Manzaralar ; bir yolculuk filmi. Film, iki çocuğun Almanya’da yaşadığını düşündükleri babalarını bulmak için çıktıkları yolculuğu anlatıyor. Yolculuk boyunca karşılaşacakları pek çok zorluk onları, babalarına ulaşmak için harcadıkları çabadan uzaklaştırmayacak. Bu yol ikisinin de çocukluktan yetişkinliğe geçiş yolculuğu olacak aynı zamanda.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Şehrin dışında izole bir bölgede yaşayan aile kendilerini dış dünyaya kapamıştır. Yunanlı çift, çocukları için başka bir gezegende çok iyi olabilecek izole bir yaşantı oluşturmuştur. Evin etrafın saran bir çit vardır ve çocuklar o çitten dışarı hiç çıkamaz. Tüm eğitimlerini evde alan üç gencin dış dünya ile hiçbir bağlantısı yoktur. Ailenin geçimini sağlamak için hayata karışan yalnızca evin babasıdır. Dışarıdan ise evin içerisine girmesine izin verilen tek kişi babanın fabrikasında çalışan Christina’dır. Ebeveynlerinin uyguladığı denetime boyun eğmek zorunda kalan üç gencin dışarı çıkabilmelerinin ise tek bir yolu vardır; o da "köpek dişlerinin" düşmesi…

An alienated teenager, saddened that he has moved away from London, must find a way to deal with a dark family secret.

Agnes and her two sisters struggle through a day in a home overrun by gamblers, thieves, and johns.

Louis Merkins, 24 yıllık tutukluluk hayatının sonuna yaklaşırken, yeni bir mahkum hapishanenin tüm dengelerini değiştirir. Gerçek mahkumların da rol aldığı yapımda Altın Küre ödüllü Jeffrey Wright'ı izliyoruz.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Bir kadın ergen yaştaki üvey oğlunu baştan çıkartmakla ölümcül sonuçlara yol açabilecek geri dönülmez bir karar vererek hem mükemmel kariyerini hem de ailesini tehlikeye atar. Anne başarılı bir avukattır. Görünüşte her şeye sahip bir kadındır. Peter adında, doktor olan tatlı bir kocası, iyi bir işi, iki güzel kızı ve güzelliklerle dolu doğal bir çevrede geniş, modern ve güzel bir evi vardır. Buna rağmen kocası Peter'in başka bir ilişkiden dolayı sorunlu ergen yaştaki oğlu onlarla birlikte yaşamak üzere evlerine geldiğinde onunla yakın bir ilişki başlatarak mükemmel yaşamını tehlikeye sokar. Başlangıçta üvey oğlu için özgürce bir hareket gücü gibi görünen bu ilişki kısa sürede bu gücün rahatsız edici, ihanet öyküsüne ve yıkıcı sonuçlarının sorumluğuna dönüşür.

Paranoyak imparator Tiberius'un ölümünden sonra, varisi Caligula iktidarı ele geçirir ve imparatorluğu kanlı bir delilik ve ahlaksızlık sarmalına sürükler.

Angel, çocukken fuhuşa zorlanan genç bir kadındır. Yıllarca süren şiddet, kendinden nefret etme ve hor görmenin ardından onun hayatı Michael Hoşea ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Aşk onun yaralarını iyileştirmesine yardımcı olacaktır.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Acımasız bir baba tarafından büyütülen Cash, hissettiği saldırganlığı MMA savaşçısı olmaya yönlendirir. Bu alanda başarı yakalayan ve popülerlik elde eden Cash, ikinci oğlu Williams Sendromu ile doğduğunda yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kalır. Cash ringde para kazanmaya çalışırken büyük oğlu Jett, kardeşi Quinn'in bakıcısı olur. Jett, babasının kavgalı ayak izlerini takip edip, ringlere çıkmaya karar verdiğinde oyununa geçmeye karar verdiğinde aile dinamikleri değişir.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Aşırı yoksul bir bölgede büyüyen 16 yaşındaki Starr artık banliyödeki özel bir hazırlık okuluna gitmektedir. Bir gün en yakın arkadaşı Khalil (Algee Smith) suçsuz yere bir polis cinayetine kurban gider. Toplumun her kesiminden baskı görmeye başlayan Starr, kendi sesine kulak vermeli ve doğru olduğunu düşündüğü şeyi savunmalıdır.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

Sweeney Todd İngiltere'de berberlik yaparak yaşamını sürdüren, çok güzel bir eşi olan, hayata umutla bakan bir adamdır. Fakat kasabanın önde gelenlerinden birinin güzel eşinde gözü vardır. Yersiz bir suçlama ile hapse atılır ve ardından sürgüne gönderilir. Hayatı darmadağan olan Sweeney Todd kurtulup geri dönmek ve intikam almak için yemin eder. Yıllar sonra geri geldiğinde her şey çok değişmiştir fakat onu hatıralar içerisinde sabırla bekleyen biri vardır, Bayan Lovett... Şeytan Berber Bayan Lovett'ın da yardımıyla suçluyu bulana kadar acımasız bir cellada dönüşecektir; bu arada kasabayı birbirinden güzel kek ve çörek kokuları kaplarken şüphelenmek kimsenin aklına gelmeyecektir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir