
ปกรณ์ ฉัตรบริรักษ์
Nont

Bu dizide Tayland, teknolojinin eski gelenekleri kazımaya başladığı ve kültürel yapıda yırtıklar oluşturduğu distopik bir gelecekte yeniden canlandırılıyor.

ปกรณ์ ฉัตรบริรักษ์
Nont

วรันธร เปานิล
Noon

วิโอเลต วอเทียร์
Jessica Hearthighhill

ธามไท
Witt Hustler

เรย์ แม็คโดนัลด์
Monk Anek

ภูมิภัทร ถาวรศิริ
Neo

พงศธร จงวิลาส
Atom
วณิชน์ญา พรพนาฤทธิชัย
Kalapangha

ชนันทิชา ชัยภา
Mook

ธงชัย ทองกันทม
Fai

สวนีย์ อุทุมมา
Kalapangha's mother

รณกร ทรงแสง
Kalapangha's father
ฉายวิชญ์ สุจริตกุล
Kalapapruek

ตรีชฎา เพชรรัตน์
Dr. Vee

ปรเมศร์ น้อยอ่ำ
Noon's Father

Mahvolmuş ve zehirli bir gelecekte, binlerce kişi yeraltının derinliklerindeki dev bir siloda yaşamaktadır. Silo'nun şerifi temel bir kuralı çiğnedikten ve sakinler gizemli bir şekilde ölmeye başladıktan sonra mühendis Juliette, Silo hakkındaki şok edici sırları ve gerçeği ortaya çıkarmaya başlar.

Anthology series composed of distinct story episodes, sometimes with a plot twist at the end, with occasional recurring story elements that were often tied together during season-finale clip shows.

Philip K. Dickin 1961 yılında yayınlanan aynı isimli kitabından uyarlanan dizide Müttefik Devletler'in 2. Dünya Savaşı'nı kaybettiği ve Japonya ile Almanya'nın Birleşik Devletler'i yönettiği bir dünyayı inceliyor.

Raised By Wolves, gizemli bir gezegende yaşayan ve insanların çocuklarını yetiştirmekle görevlendirilen iki androidin maceralarını konu ediyor. Gittikçe genişleyen insan kolonisi, dini farklılıklardan doğan büyük bir tehditle karşılaşır. Bu süreçte androidleri oldukça zorlu bir görev beklemektedir.

İnsanlığı temsil eden 12 koloniden biri olan Caprica, ortak hükümete ev sahipliği yapan gezegen aynı zamanda.Bu 12 koloni yapay zekayı bir bedenle bir araya getirerek ilk cylon'u oluştururlar. Ve bu olay, sona giden yolda büyük bir adım olur.

Los Angeles'ın dışarıdan gelen güçlerce işgal edilip duvarla çevrilmesinin ardından eski bir FBI ajanı ve eşi, kayıp oğullarını bulmak için her şeyi riske atar.

Dizi, yeryüzünün neredeyse tamamen uzaylıların istilasına uğradığı yakın bir gelecekte geçmektedir. Avare bir adamla evlat edindiği Irathient ırkından kızının, St. Louis şehrinin yıkıntılarında insanlarla votanların kurduğu Defiance kasabasına bir şekilde yollarının düşmesiyle macera başlar.

Solos, insan olmanın ne anlama geldiğine dair tuhaf, güzel, yürek burkan, komik, harikulade gerçekleri araştıran yedi bölümlük bir antoloji dizisidir. Zamanımızın en iyi oyuncularından sekizi tarafından canlandırılan bu antoloji dizisi, şimdiki zamanımızı ve geleceğimizi kapsıyor, en izole anlarımızda bile insan deneyimi aracılığıyla hepimizin bağlantılı olduğunu anlatıyor.

33 yıllık bir süreçte anlatılan birbiriyle bağlantılı sekiz hikâye, gezegenimizin değişen ikliminin aileleri, işleri, inancı ve hayatta kalmayı nasıl etkileyeceğini inceliyor.

Doğa harikası bir atmosfer içinde, gelen konukların tüm fantezilerinin gerçekleştirildiği adanın yeni misafirlerinden biri de yerel bir sabah programı sunucusudur ve basit bir isteği vardır; aç olduğunu farkedene kadar yemek. Ölümcül bir hastalığa yakalandıktan sonra, kocasıyla birlikte adaya gelen Ruby Akuda'ya ise yaşam için ikinci bir şans verilir.

Başına konulan ödül yüzünden Vision, hayatta kalabilmek için kendi doğasıyla yüzleşmeli ve Ultron’un etkisine direnmelidir.

İnsanlığın en kötü özelliklerini, en büyük buluşlarını ve çok daha fazlasını gözler önüne seren bu akılalmaz antoloji dizisinde çarpık öykülerin ardı arkası kesilmiyor.

Dizi, Gilead isimli bir toplumda geçiyor. Doğal sebepler nedeniyle nüfus düşüşü yaşayan bu toplumda kadınlar devletin malı olarak kabul ediliyor. Toplumun yeniden çoğalması için üreme hizmetine zorlanan Offred, bu acımasız koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Russell T. Davies’in yazdığı altı bölümlük dizi Lyons ailesinin yıllar içindeki değişimine odaklanıyor. Brexit sonrası İngiltere’de politik yaklaşımlar oldukça popülist hale gelmiş, ABD’de Donald Trump tekrar seçilmiş, Çin‘in tüm dünyada ağırlığı artmış. Artırılmış gerçeklik, yapay zeka, implant teknolojiler iyice hayatımıza girmiş. Artan dijitalleşme aile bireylerini ve aralarındaki ilişkileri, jenerasyonlar arası iletişimi ciddi anlamda zorlar hale gelmiştir. Dizi günümüzden 4-5 yıl sonrasında İngiltere'de geçiyor. Dönemin sosyoekonomik gerilimini ve dünyadaki siyasi durumu İngiltere'deki bir geniş aileyi odak noktasına alarak gayet başarılı anlatıyor. Teknolojiyi ve insan ilişkilerine etkisini de son dönem Black Mirror'ından çok daha iyi aktarıyor. Bunda karakterlerle bağ kurmamızın da etkisi büyüktür tabii. Göçmenler ve yükselen sağın yanı sıra siyasilerin kitlesel korku ve "save the children"ı kullanması konuları da işlenmiş.

Dizi, insanların yaşamını kolaylaştıracak ve onlar çalışırken ev işlerini yapabilecek, gündelik hayatlarına yardımcı olacak sentetiklerin (android, yani insan görünümlü robotların) üretildiği, var olduğu bir gelecekte geçiyor. Sentetiklerin normalde duyguları, düşünceleri, özgür iradeleri yoktur. Ancak ‘bazı özel’ sentetikler hariç… Dizi de esasında bu iradeli olan bir grup sentetiğin ve onların çevresindeki insanların hikayesi üzerine kurulu.Diziyi Anita isminde sentetiğin Hawkins Ailesi tarafından satın alınmasıyla açıyoruz.

Simon Stålenhag’ın harikulade tablolarından esinlenen “Döngü”, evremin gizemlerini çözmek ve keşfetmek için yapılmış bir makine olan Döngü’nün üstünde yaşayan insanların akılalmaz maceralarını araştırmakta, daha önce bilim kurguya atfedilen şeyleri olanaklı kılmaktadır.

Günümüzün daha modern sürümü olan dizi, Uzay Yolu dizisinin olaylarından 10 yıl öncesini konu edinir. Uzun metrajlı filmlerin zaman çizelgesinden ayrı olarak yeni dünyalar ve medeniyetler keşfeden USS Discovery mürettebatını izler. Discovery, Star Trek tarihinde daha önce bahsedilen ancak keşfedilmemiş bir olayın etrafında dönüyor.

İnsanlar, 12 Koloni gezegeninde gelişmiş bir uygarlık kurmuştur. Ancak insanlık, kendi yarattıkları sibernetik varlıklar olan Cylonlar tarafından büyük bir saldırıya uğrar. Cylonlar, kolonilere ani bir nükleer saldırı düzenleyerek insan ırkının neredeyse tamamını yok eder. Hayatta kalan az sayıdaki insan, eski bir savaş gemisi olan Battlestar Galactica ve bir grup sivil uzay gemisiyle kaçmayı başarır. Amiral William Adama ve Başkan Laura Roslin önderliğinde, hayatta kalanlar efsanevi bir gezegen olan Dünya'yı aramaya koyulurlar. Ancak Cylonlar peşlerini bırakmaz ve hayatta kalanlar arasında da iç çatışmalar, ihanet ve güç mücadeleleri baş gösterir.

Yorucu bir hayatı arkalarında bırakmak isteyen süper kahramanlar Wanda ve Vision, güçlerini kullanmak zorunda olmadıkları bir hayatı arzular. Bunun için de sıradan bir yaşam sürebilecekleri idealize edilmiş bir banliyöde yaşamaya başlarlar. Artık geçmişte yaşadıkları zorlukları arkalarında bırakıp sonunda istedikleri hayata kavuştuklarını düşünen Wanda ve Vision, çok geçmeden hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

Bir grup bilim adamı kayıp şehir Atlantis'in yerini tespit eder. Sanıldığı üzere Atlantis dünyada değil, Pegasus Galaksisi'ndedir.Popüler Stargate SG-1 dizisinin alternatif devamı olarak çekilen bu dizide, Diplomat Dr. Elizabeth Weir'ın öncülüğünde farklı milletlerden gelen bir bilim adamı ve asker grubu, Atlantis'e doğru geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarlar. Görevleri büyük güçlere sahip kadim ırklar tarafından inşa edildiği anlaşılan bu şehrin gizemlerini araştırmak ve keşiflerini dünyaya getirmektir. Ancak geri dönüşleri, bunu sağlayacak teknolojiyi Atlantis'te bulmalarına bağlıdır; hiçbir destek veya kurtarma görevi olmayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir