
Bill Pullman
Harry Ambrose

Genç yaşta bir anne olan Cora Tannetti, sebebini bilemediği bir şekilde bitmek bilmeyen bir öfkeyle doludur ve çevresine şiddet ve katliam saçmaktadır. Bir araştırmacı, kendini bu eylemlerin sebebini bulmaya adar. Birlikte bu korkunç cinayetlerin ve kadının psikolojisinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkacaklardır.

Bill Pullman
Harry Ambrose

Jessica Hecht
Sonya Barzel

Dohn Norwood
Dan Leroy

Matt Bomer
Jamie Burns

Jessica Biel
Cora Tannetti

Christopher Abbott
Mason Tannetti

Frances Fisher
Meg Muldoon

Alice Kremelberg
Percy Muldoon

Abby Miller
Caitlin Sullivan

Neal Huff
Sean Muldoon

Cindy Cheung
Stephanie Lam

Ronin Wong
Mike Lam

Michael Mosley
Colin Muldoon

Natalie Paul
Heather Novack

Carrie Coon
Vera Walker

Fargo, Noah Hawley tarafından yazılmış ABD yapımı kara mizah, suç filmi türü bir dizidir. Dizi aynı ismi taşıyan 1996 yapımı Coen kardeşler tarafından yönetilmiş ve birçok ödül kazanan Fargo'dan esinlenilmiştir.

Will Graham FBI ile birlikte bir seri katilin peşinde olan yetenekli bir suçlu profili çıkarma uzmanıdır. Graham’in kendine özgü düşünme tarzı ona, herkesle empati kurma yeteneği vermiştir. Onları farklı kılanın ne olduğunu her zaman bilir. Ancak yakalamaya çalıştığı son katilin zihni, Will için bile oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ülkenin ileri gelen psikiyatrlarından biri olan Dr. Lecter’dan yardım ister. Dahi doktorun uzmanlığıyla silahlanan Will ve Hannibal, mükemmel bir ortaklık kurarlar. Hatta ikilinin yakalayamayacağı bir katil olmadığı düşünülür.

FBI'ın Elit Seri Suçlar Biriminden bir ajan, kötü şöhretli seri katilleri ve tecavüzcüleri araştırırken profil çıkarma teknikleri geliştirir.

A thrilling drama based on the novels by Peter Robinson. Stephen Tompkinson and Andrea Lowe star as the tenacious and stubborn Chief Inspector Alan Banks and the feisty and headstrong Detective Sergeant Annie Cabbot.

Polisiye ve gizem türündeki Cardinal dizisi, Dedektif John Cardinal ve onun yeni ortağı Lisa Derome'un, suçlular ile olan mücadelesine odaklanıyor. Altı bölümlük planlanan mini dizi, yazar Giles Blunt'ın 8 kitaplık John Cardinal serisinin 2000 yılında çıkan ilk kitabı Forty Words For Sorrow'a dayanıyor. Dizinin yazarı ise Orphan Black ve Saving Hope gibi yine Kanada çıkışlı dizilerin mutfağında bulunmuş olan Aubrey Nealon.Mekan olarak Kanada'nın soğuk karlarla kaplı sakin bir kasabasını seçmesiyle, biraz Fortitude ve biraz da Broadchurch havasını aldığımız dizi bir seri katil hikayesini merkezine alıyor. Cardinal, Kate Pine adında 13 yaşında bir kızın, terk edilmiş bir madende buzlarla kaplı cesedinin bulunması ile başlıyor. Bu cinayetin arkasındaki sır perdesi aralandıkça eklenen yeni olaylar ve karanlık köşeler davanın kapsamının genişlemesine neden oluyor.

FBI Amerika Birleşik Devletleri’nde hemen hemen 300’den fazla aktif seri katil olduğunu tahmin etmektedir. Bu katiller birbirleriyle iletişim kurmak için bir yol bulurlarsa ne olur? Ya da birlikte çalışıp ülke çapında ortaklıklar kurarlarsa? Zeki bir psikopat seri katil diğerlerini bir araya getirir ve bir hayran kitlesi oluşturursa neler yaşanır? Ünlü seri katil Joe Carroll (James Purefoy) ölüm hücresinden kaçar ve yeni bir çılgınlığa soyunur. Bunun üzerine FBI, eski ajan Ryan Hardy’i (Kevin Bacon) davaya danışmanlık yapması için departmana geri çağırır. Artık göz önünde olmayan Hardy, edebiyat öğretmenliği yaptığı Virginia Üniversitesi’nin kampüsünde 14 kız öğrenciyi öldüren Carroll’ın dokuz yıl önce yakalanıp hapse atılmasından sorumludur.Hardy, Carroll’la ilgili her şeyi bilmektedir. Onu herkesten iyi tanır. Belki Carroll’ın psikolojik ve entelektüel anlamda tek dengidir. Ancak yıllar önce Carroll davasını çözen Ryan Hardy artık farklı bir adamdır. Bu seri katili yakalamak için harcadığı süre boyunca hem fiziksel hem de zihinsel olarak yaralanmış olan Hardy sahadan ayrılalı uzun zaman olmuştur. Bu soruşturma Hardy’nin kurtuluşudur, harekete geçme çağrısıdır.

Dr. Dylan Reinhart, a gifted author, university professor and former CIA operative is lured back to his old life by tenacious top NYPD Detective Lizzie Needham. Though Dylan and Lizzie initially clash, when it comes to catching killers, they make an ideal team.

Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış İngiltere’yi, yasadışı faaliyet gösteren çeşitli çeteler sarmıştır. Bunlardan biri de soygunculuk ve at yarışıyla para kazanan Peaky Blinders’dır. Polislere rüşvet yedirerek paçayı kurtaran çete, bir soygunda yanlışlık yapınca başlarına bela olacak yeni bir müfettişin şehre gelmesine vesile olurlar.

İki düşman Londra suç ailesi olan Harrigan’lar ve Stevenson’lar arasında, imparatorlukları yıkma ve hayatları mahvetme tehdidi oluşturan öl ya da öldür savaşında güç ele geçirilmeyi bekliyor. Çatışmanın ortasında kalan ve tehlikeli olduğu kadar yakışıklı da olan ’çözümleyici’ Harry Da Souza, karşıt güçler çarpıştığında sadakatin nerede yattığını çok iyi biliyor. Krallıklar karşı karşıya gelirken, sınırlar aşılacak ve tek kurtuluş garantisi var: Her şeyin üstünde aile.

Bir hayatta kalma uzmanı, ödül avcısı olarak ülkeyi dolaşırken bir yanda dağılmış ailesiyle uğraşır.

Bu suç dizisinde parlak bir cerrah, oğlunun hayatını kurtarmak için ABD'ye taşınır, ancak bir cinayete tanık olduktan sonra mafya için çalışmaya zorlanır.

O, 'ince ruhlu' bir katil. O, Miami'de yaşanan cinayetleri araştıran bir 'kan' inceleme uzmanı. O, dünyaya adalet sağlamak için öldürüyor. Onun adı Dexter ve düzenin adaletini kişisel bakışa göre sağlamak hayatta kalma amacı.Hem işinin ehli bir seri katil hem de sosyal kişilikli bir adam portresi çizen Dexter Morgan, 2006 yılından itibaren kendi ahlak anlayışına göre kötüleri yer yüzünden silmeye devam etti. Yayınlandığı yıldan itibaren onlarca televizyon ödülüne aday gösterilen, Emmy ve Altın Küre ödüllü Dexter, televizyon tarihinin de en sıra dışı karakterlerinden birini ekranlara taşıdı.

Kendisine zarar verdiği için yıllarca akıl hastanesinde kalan Camille (Amy Adams), bir adli muhabirdir ve iki küçük kızın cinayetini araştırmak için memleketi Wind Gap, Missouri’ye geri döner. Görevi dolayısıyla aralarında zarar verici bir ilişki bulunan, her şeyin kusursuz olmasını isteyen, küçük kasaba sosyetesinin üyesi annesi Adora’nın (Patricia Clarkson) yanına dönmek zorunda kalan Camille, hafızasından silip atmaya çalıştığı çocukluk trajedileriyle ve şımarık üvey kardeşi Amma (Eliza Scanlen) ile yeniden yüzleşecektir.

1950'lerdeki Büyük Göç zamanında, Kuzey Karolina'dan yola çıkıp beyaz ağırlıklı bir Los Angeles mahallesine siyahi bir aile yerleşir. Ailenin huzurlu evi, komşuların ve metafizik güçlerin onlara zarar vermekle, onları tahrik etmekle ve yok etmekle tehdit ettiği bir olay merkezine dönüşür.

1896 New Yorku'nda Emniyet Müdürü Theodore Roosevelt, evsiz oğlanları öldüren bir katili yakalamaya yardımcı olması için psikolog Laszlo Kreizler'ı görevlendirir.

Sakin bir İngiliz kasabasında 17 yaşındaki bir kızın öldürülmesinden beş yıl sonra, bir öğrenci gerçeği ortaya çıkarmaya ve asıl katili bulmaya karar verir.

Oliver Kennedy ve kız arkadaşı Ciara Wyse ile bağlantılı lüks bir dairede kimliği belirsiz bir ceset bulununca, Dedektif Lee Reardon ve Karl Connolly çiftin son 56 güne yayılan ölümcül aşkını mercek altına alır.

Bir dizi çirkin suç küçük bir topluluğu tedirgin etmiştir ve Dedektif Lois Tryon bu suçların korkutucu derecede kişisel olduğunu, sanki birinin ya da bir şeyin kendisiyle alay ettiğini hisseder.

Ayrı yaşayan ve biri muhabir, diğeriyse dedektif olan bir karı koca, birbirlerini baş şüpheli olarak gördükleri bir cinayet davasını çözmek için yarışırlar.

Karısının ölümüyle kariyeri ve hayatı sarpa saran başarılı cinayet dedektifi Alex Cross'u konu alan bir Washington D.C. suç draması. James Patterson'ın dünya çapında çok satan kitap serisinden uyarlanmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir