
Eddie Cibrian
Nick Dalton


Eddie Cibrian
Nick Dalton

Laura Benanti
Bunny Carol-Lynne

Amber Heard
Bunny Maureen

Jenna Dewan
Bunny Janie

Naturi Naughton
Bunny Brenda

Leah Renee
Bunny Alice

Wes Ramsey
Max

Jenifer Lewis
Pearl

David Krumholtz
Billy Rosen

Sean Maher
Sean Beasley

Carrie Coon
Doris Hall

Troy Garity
John Bianchi

Art LaFleur
Mayor Daley

Karen LeBlanc
Tina Turner


Wu-Tang: An American Saga, Wu-Tang Clan’in, müzikal anlamda grubun bel kemiği olan RZA önderliğinde kurulma sürecini ele alıyor. Sonrasında ona Method Man, Gza, Ghostface Killah, Ol’DirtyBastard, Inspectay Deck ve Raekwon gibi pek çok başarılı rapçi katılıyor. Bütün bu yetenekli rapçilerin bir araya gelmesiyle oluşan grup 90’lı yıllarda New York’ta oluşan rap dünyasını adeta ele geçiriyor ve ismini yaptıkları müzik türünde en üst sıralara yazdırıyor.

Çocuklar okula hazırlanırken, ebeveynler ve geçimlerini sağlamak isteyen genç yetişkinler işlerine başlar. Yaşlılar ise günlerini evlerinin önündeki verandalarda geçirir. Bu çetin mahallede insanlar hayallerini bastırmak ve ertelemek zorunda kalıyor. Çünkü, alınacak en basit kararlar yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

1958 yılının Florida’sını konu alan dizi iki sezon izleyicisiyle buluştu. Dönemin Miami’sinin en önemli oteli olan Miramar Oteli’nde büyük bir yılbaşı partisi düzenlenecektir. Bunun için bütün hazırlıklar yapılmaya başlanır. Binlerce seçkin davetlinin katıldığı organizasyonda sahnede Frank Sinatra yer alacaktır. Fakat Miramar Playa’nın sahibi Ike Evans’ın baş etmesi gereken birçok sorun vardır. Sendika grevi nedeniyle bir hayli canı sıkılan Evans’ın grev yüzünden nakliyesi gecikmiş bir depo dolusu içkisi otele gelmemiştir. Ayrıca çok sevilen müzisyen Frank Sinatra’da grev nedeniyle sahneye çıkmak istemez. Miramar Playa’nın şanı ve geleceği için bu davetin sorunsuz geçmesi gerekir.

Amerika’nın kahramanları; herkes diğer tarafa koşarken düşünmeden tehlikenin içine giren cesur adamlar ve kadınlar. Ancak işin büyük sorumlulukları kişisel bir özveri de gerektiriyor. Büyük şöhretler ve büyük egolar işi başarma ve anlık kararlar verme baskısıyla birleşince ekip üyelerini karşı karşıya getirebiliyor. İçlerinden birinin başına trajik bir olay gelir ve herkes birbirini suçlamaya başlar. Bir boşanmanın eşiğinde olan Matthew Casey (Jesse Spencer, “House M.D.”) işine devam etmeye çalışır ancak Kurtarma Bölüğünün küstah Kelly Severide’ı ile (Taylor Kinney, “The Vampire Diaries”) çatışmaya da devam eder. İkisi de hayatını kaybeden ekip üyeleri için birbirini suçlamaktadır. Ancak acil bir durum gelip çattığında, farklılıklarını ve çatışmalarını bir kenara bırakıp birbirleri için her şeylerini feda edebilecek noktaya gelirler. “Chicago Fire” Amerika’nın en asil mesleklerinden birinin iç yüzünü detaylı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Şehrin en patlayıcı hastanesinin ve onu bir arada tutan cesur doktor ekibinin günlük kaosunda duygusal bir heyecan yolculuğu. Acil servisin nabzını artıran pandeminin içinde ateşli ilişkiler kurarak, güncel olaylardan ilham alan benzersiz yeni vakaları ele alacaklar.

1994 yılında ER yayına başladığında televizyon tarihinin geri dönülmez evrelerinden biri de başladı. Gösterime girdiği ilk sezon ABD’de tüm reytingleri alt üst eden dizi daha önceki hastane dizilerinin başaramadığını başararak türe yepyeni bir atılım getirdi. Chicago’da bir hastanenin acil servisini her yönüyle ekrana taşıyan ER’ın hikayeleri öncelikle doktorlar, hemşireler, tıp öğrencileri ve diğer hastane personeli üzerine yoğunlaşıyor. İkincil öykü çıkış noktası ise hastaların yaşadığı problemler.

"The Good Wife"'ın bıraktığı yerden bir yıl sonrasında geçen yapımda, büyük bir finansal dolandırıcılık vakası, Maia Rindell adlı genç bir avukatın ününü mahveder ve aynı zamanda vaftiz annesi Diane Lockhart'ın tüm birikimlerini de beraberinde götürür. Kendi hukuk şirketinden atılan Diane, Maia Rindell ve Lucca Quinn'le beraber Şikago'nun önde gelen hukuk şirketlerinden birisine katılır.

1960'larda Holokost'tan kurtulan bir kadın, 2. Dünya Savaşı sonrasında saklanmak için İspanya'ya kaçan Nazilere karşı adalet arayan bir grup amatör ajana katılır.

Chicago Fire'ın uzantısı (Spin-off) olan ve NBC kanalı için çekilmiş bir Amerikan dizisidir. Chicago Polis Departmanı, iki farklı gruptan oluşur: Üniformalı polisler ve İstihbarat Birimi. İstihbarat Birimi, organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve üst düzey cinayetlerle ilgilenirken, Üniformalı Polisler ise şehrin sokak suçlarıyla ve devriye gezmekle meşguldürler.

Will Graham FBI ile birlikte bir seri katilin peşinde olan yetenekli bir suçlu profili çıkarma uzmanıdır. Graham’in kendine özgü düşünme tarzı ona, herkesle empati kurma yeteneği vermiştir. Onları farklı kılanın ne olduğunu her zaman bilir. Ancak yakalamaya çalıştığı son katilin zihni, Will için bile oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle ülkenin ileri gelen psikiyatrlarından biri olan Dr. Lecter’dan yardım ister. Dahi doktorun uzmanlığıyla silahlanan Will ve Hannibal, mükemmel bir ortaklık kurarlar. Hatta ikilinin yakalayamayacağı bir katil olmadığı düşünülür.

Ghost ve Lakeisha'nın kaybından sonra Tommy Egan, New York ile bağlarını koparır ve her şeyi ardında bırakarak yeni bir hayata adım atar.

Hükümlü katil Jeffrey Dahmer, on yılı aşkın bir süre boyunca 17 genç erkeğin canına kıydı. Peki bunca zaman yakalanmamayı nasıl başardı?

Korkunç bir cinayet, kendi aralarından biri şüpheli hâline gelmesi ile Şikago Savcılığı’nı altüst eder. Sanığın ise ailesini bir arada tutmak için mücadele etmesi gerekir.

Power, James “Ghost” St. Patrick (Omari Hardwick) isimli bir adamın hayatına odaklanıyor… Ghost, New York’ta elit kesim arasında popüler olan gece kulübünün sahibi olmakla beraber, şehrin uyuşturucu ağında da önemli bir konuma sahiptir. Tek hayata iki yaşam sıkıştıran ve bu iki yaşam arasında dengeyi kurmakta zorlanan Ghost, uyuşturucu işini bırakıp legal işiyle devam etmek istediğinde ise hayatındaki dengeler tamamiyle alt üst olacaktır.

Bir zamanların güçlü avukatı Billy McBride bitmiş vaziyettedir ve zamanının çoğunu mahkemeden çok barda geçirir. Kuruluşunda pay oynadığı avukatlık ofisinin en büyük müşterisinin aleyhine olan taksirle adam öldürme davasının peşine düşmeyi gönülsüzce kabul ettiğinde takımıyla büyük ve ölümcül bir komployu açığa çıkarırlar. Bu durum herkesi, güçlü Golyat karşısında bir ölüm kalım davasına sürükler.

Down deep in the Mississippi Delta, Trap music meets film noir in this kaleidoscopic story of a little-strip-club-that-could and the big characters who come through its doors—the hopeful, the lost, the broken, the ballers, the beautiful, and the damned.

Chicago bölgesinde yaşayan müteahhit John Wayne Gacy, seri katil olarak çifte hayat yaşarken dedektifler şok edici bir keşfe yol açacak ipuçlarını bir araya getirmeye çalışmaktadır.

Komiser Robert Lewis ve Komiser Muavini James Hathaway, Oxford'un bilgili sakinlerinin önlerine koyduğu zorlu davaları çözüyor.

10 sene boyunca Londra Polis Teşkilatı’ında çalıştıktan sonra Galler bölgesindeki Aberystwyth’e transfer olan Tom Mathias, burada hem kendine yeni bir hayat kurmak hem de dedektifliğe kaldığı yerden devam etmek istemektedir. Dağlık araziler, ıssız çiftlikler ve birbirine yakın küçük köylerden oluşan Aberystwyth’de kendi de dahil olmak üzere 4 kişilik küçük bir ekibin başına getirilen karakterimiz, daha işinin ilk gününden bir cinayet davasıyla karşılaşır. Böylece Dedektif Tom Mathias, kanlar içerisinde bulunan 64 yaşındaki Helen Jenkins’in cinayetini yeni ekibiyle birlikte araştırmaya başlar ve olaylar gelişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir