
Stellan Skarsgård
Randbæk

Larsen, an aspiring poet in '20s Oslo, leaves his girlfriend to spend a year as a trapper in East Greenland. There he is teamed with a seemingly rough old sailor/trapper, Randbæk, and a scientist, Holm. Trapped in a tiny hut together as the Arctic winter sets in, a complex and intense love/hate relationship develops between Randbæk and Larsen, who are more similar than either would like to admit. A powerful psychological and physical drama set against stunningly bleak Arctic scenery.

Stellan Skarsgård
Randbæk

Gard B. Eidsvold
Henrik Larsen

Bjørn Sundquist
Jakob Holm
Camilla Martens
Gertrude

Paul-Ottar Haga
Officer

Johannes Joner
Company Man
Erik Øksnes
Captain

Lars Andreas Larssen
Judge
Frank Iversen
Poetry Buyer
Juni Dahr
Woman in Park

Johan Rabaeus
Man in Park
Tinkas Qorfiq
Jane

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.

Mikael Blomkvist, dürüst bir gazeteci olmasına rağmen, bir tuzağa düşürülmüş ve yanlış bir haberle ünlü bir işadamını suçlamıştır. Bunun üzerine Mikael'in tüm kariyeri tersine döner. Gazetesi artık onunla çalışmak istememektedir. Tüm medya peşindedir ve yalnızdır. Elbette onu izleyen Lisbeth'in farkında da değildir; nam-ı diğer "Ejderha Dövmeli Kız"ın... Mikael, gazetecilik mesleğini bırakıp hapise girmek için gün sayarken, hiç beklemediği bir iş ayaklarına gelir. Ünlü Vanger şirketinin başındaki Henrik Vanger, Mikael'den yıllar önce kaybolan yeğeni Harriet'i bulmasını istemektedir. Aslında amcaya göre, Harriet öldürülmüştür ama cesedi hiç bir yerde bulunmamıştır. Güçlü bir aile olan Vanger'lerin nüfuzlarını kullanarak yaptıkları aramalar boşa çıkmıştır. Mikael'den isteği, Harriet'in katilini bulmasıdır. Mikael Blomkvist ve onun bilgisayar hacker'ı olan takipçisi Lisbeth Salander olayı aydınlatmak adına karanlık sırları ortaya çıkaracaklardır.


Şehir büyüdükçe merkezden uzaklaşan ve kenara itilen bir ev... Bu evde başlarının çaresine bakmaya ve elbette büyümeye çalışan dört çocuk: Jack, Julie, Sue ve Ned. Babalarının ani ölümünden sonra, anneleri de nedeni bilinmeyen amansız bir hastalığa tutulmuştur. Beklenen gerçekleşir ve anneleri de hayata gözlerini yumar. Birbirlerinden ayrılacaklarına ve yetimhaneye gönderileceklerine emin olan çocuklar, annelerini evin bodrumuna çimento bir tabutun içine gömerler. Bu olay üzerine her biri kendi dünyasına çekilir.

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?

Çocukluğunda işlediği bir cinayetin ardından hapishaneden yeni çıkan ve bambaşka bir hayata adım atmak zorunda kalan genç adam Jack rolündeki Garfield, her şeye taptaze bie başlangıç yapmaya hazırlanıyordu. Yeni bir iş, yeni arkadaşlar, yeni bir kız arkadaş...taki geçmişindeki hayaletler onu rahatsız etmek için geri dönene kadar. Acaba Jack, vahşi geçmişinden kurtulabilecek mi? Ya da geçmişindeki büyük hataları gençliğinin trajik sonu mu olacak?

The Last Detail, her daim başarılı performanslara imza atmış Jack Nicholsonın çarpıcı oyunculuğuyla öne çıkan güçlü bir film. Filmde küçük bir hırsızlığa teşebbüs suçu yüzünden 8 yıla mahkum olan genç bir asker ile onu cezaevine götürmekle görevli iki denizcinin yaşadıklarını anlatıyor. Denizciler, ona güzel bir macera yaşatmak isterken, hiç de tahmin etmedikleri bir noktaya sürüklenirler.

2003 yapimi charles martin smith filmi. turlu filmin dedektif ve profesor rollerinde bulunmus james cromwell'in yani sira filmin basrollerinde barry pepper ve annabella piugattuk adli garip isimli eskimo kadin sahsiyet yer almakta. barry pepper'i bilenler enemy of the state, saving private ryan, 25th hour, we were soldiers'dan hatirlayacaklardir.


67 yaşındaki Trond eşini kaybetmiş bir adamdır. Yas tutabilmek için ormanın ortasındaki bir kulübeye yerleşmiştir. Kırsal alan dinginliği 1948 yazı sırasında tanıştığı komşusuyla yeniden karşılaşması ile bozuluverir. Zira 1948 yazı Trond'un hem babasını hem de ilk aşkını kaybettiği yıldır... Hans Petter Moland'ın yönetmen koltuğunda oturduğu film Per Petterson’ın romanından beyazperdeye uyarlanıyor.

Dünya üzerindeki en güçlü krallıkta herkes köle gibi çalıştırılmaktadır. Esther, bu krallıkta dünyaya gelir ve eşi görülmemiş bir güzelliğe sahiptir. Genç yaşta ailesini kaybeden Esther, sarayda katiplik yapan amcasına sığınır ve bu sayede kralın hareminin bir parçası olur.

Evli bir adam olan Herve Joncour, ipek kaçakçılığı yapan Baldabiou için çalışmaktadır. Baldabiou, Herve'i Japonya'ya gönderek özel bir görevi yerine getirmesini ister. Öğretmenlik yapan eşi Helen'den ayrılan Herve en kaliteli ipeklere sahip olan Japonya'da gizli bir kargoyu teslim alacaktır. Gittiği yerde bölgenin en güç sahibi adamı olan Hara Jubei ile karşılaşan Herve, ondan çok değerli ipek böceği yumurtaları alacaktır. Ancak Herve'in dikkati başka bir yöne kaymıştır: Jubei'nin büyüleyici güzellikteki metresi Herve'in başını döndürür ve ikili arasında tutkulu bir aşk başlar. Dillerini bilmeden uzaktan mektupla anlaşan bu çifti savaş ayıracaktır. Fransa'ya geri dönen Herve hala Japonya'daki sevgilisi ile ilgilidir. Bu durum çok geçmeden Helen'in dikkatini çekecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir