
Στέλιος Μάινας
Fotis


Στέλιος Μάινας
Fotis

Γεράσιμος Σκιαδαρέσης
Stavros

Γιώτα Φέστα
Eleni

Katharina Zapatka
Greta

Sabine Berg
Marion

Βασίλης Χαλακατεβάκης
Makis

Δημήτρης Μαυρόπουλος
Sakis

Κώστας Μπακάλης
Mr. Dimbaris

Θάνος Γραμμένος
Kristo Kitsou

Μενέλαος Ντάφλος
Elias

Μελέτης Γεωργιάδης
Turkish Driver

Ανδρέας Νάτσιος
Kalamatianos

Μπέσσυ Μάλφα
Girl with Fotis

Bernhard Bettermann
Bank Assistant
Γιώργος Μπακόλας

Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helskinki... Birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, bu şehirlerin birçok ortak öğeleri vardır. Bunlardan bir tanesi de elbette ki sokakları gündüz-gece turlayan taksi şoförleridir. Beş şehirde, beş farklı taksi şoförü, müşterileriyle ilginç bir yolculuğa çıkacaklardır. Los Angeles'ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York'ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris'te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma'da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir…

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Değişken ruhlu bir kadın olan Ann Devereaux, flört peşinde koşan kocası Dan'i terk eder. Yanına iki oğlunu da alan Ann, yeni bir yaşam kurmak üzere yola çıkar. Onları yolda birbirlerini yeniden tanımalarını sağlayacak ilginç bir macera beklemektedir.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Everything changes for Eva when she receives an insurance settlement check accidentally made out for $5,000,000 instead of the expected $50,000. She and her best friend take the money and head out for the adventure of a lifetime.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…

Will Plunkett and Captain James Macleane, two men from different ends of the social spectrum in 18th-century England, enter a gentlemen's agreement: They decide to rid the aristocrats of their belongings. With Plunkett's criminal know-how and Macleane's social connections, they team up to be soon known as "The Gentlemen Highwaymen". But when one day these gentlemen hold up Lord Chief Justice Gibson's coach, Macleane instantly falls in love with his beautiful and cunning niece, Lady Rebecca Gibson. Unfortunately, Thief Taker General Chance, who also is quite fond of Rebecca, is getting closer and closer to getting both.


Yönetmenin kurguladığı Final Cut versiyonu ile izleyici karşısına çıkan film, Vietnam'da görev alan bir Amerikan askerine verilen görev sonrasında yaşananları konu ediyor. Yüzbaşı Benjamin Willard, zorlu bir görevle karşı karşıyadır. Willard'dan, Vietnam Savaşı sırasında ordu emirlerini görmezden gelip kendisini tanrı ilan eden özel tim albayını öldürmesi istenir. Willard, gizli görevi yerine getirmeye çalışırken kendisini zorlu durumlarla karşı karşıya bulur.

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Duncan'lar, Noel'de Amy'nin anne ve babasını ziyaret etmek için yolda ayrılırlar. Otostop ve uzaylı kaçırmalarından, paintball ve video oyunlarına kadar, ailenin tatilde Palm Springs'te zamanında buluşabilmesi için bir Noel mucizesine ihtiyacı olacaktır. Yol boyunca, hızlı düşünmenin ve nazik jestlerin Noel kutlamasına giden yolu açacağını öğrenirler.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

Gizli kameralarla çekilen bu şaka programında iki en iyi arkadaş, New York'a gittikleri çılgın bir yolculukta gerçek insanları kendi şamatalarının içine çekiyor.

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

Dan Morgan pek çok şeydir: sadık bir koca, sevgi dolu bir baba, ünlü bir araba satıcısı. Kendisi aynı zamanda eski bir suikastçıdır. Geçmişi bugününe yetişince, hiçbir şeyden haberi olmayan ailesini de yanına almak zorunda kalır.

Luther Whitney işinde uzman ve mükkemmeliyetçi biridir. Sessizliğe çok önem verir çünkü yaptıklarıyla böbürlenmek onu hapse düşürecek kadar tehlikelidir: o bir hırsızdır... Yıllarca hapis yatıp çıktıktan sonra, son bir işle jübilesini yapmaya karar verir. Amerika'nın en zenginlerinden Walter Sullivan'ın malikanesine girer. Ama Luther gibi usta bir hırsızı bile şaşırtacak bir şey bu dünyada her zaman bulunur! Ucu beyaz saraya kadar uzanan, çok ama çok önemli bir sır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir