
Robert Stack
Jim Holliday

In the Dakotas during the days of the Great Gold Boom, brothers Jim and Bob Holliday are bumping heads over the affections of pretty Anne Grayson. While all this is going on, Wild Bill Hickok does his best to neutralize the local criminal element-and to fend off the romantic overtures of boisterous Calamity Jane.

Robert Stack
Jim Holliday

Ann Rutherford
Anne Grayson

Broderick Crawford
Bob Holliday

Frances Farmer
Calamity Jane

Lon Chaney Jr.
Jack McCall

Richard Dix
James Butler "Wild Bill" Hickok

Andy Devine
Spearfish

Hugh Herbert
Rocky Plummer

Fuzzy Knight
Hurricane Harry

Bradley Page
Jesse Chapman
Dwight Latham
Member, The Jesters
Walter Carlson
Member, The Jesters
Guy Bonham
Member, The Jesters

Addison Richards
Gen. George Custer

Willie Fung
Wong Lee

19. yüzyılda Batı'ya doğru genişlemenin birkaç on yılını kapsayan bir aile destanı; Altına Hücum, İç Savaş ve demiryollarının inşasını da kapsıyor.

Kendini beğenmiş bir maceracı, sığırları Dawson'a götürürken dolandırıcı bir kanun adamıyla karşı karşıya gelir.

Senatör Ranse Stoddard, Vahşi Batı’da bulunan Shinbone şehrine, arkadaşı Tom Doniphon’un cenazesi için geri döner. Shinbone’da senatörün ne yaptığını merak eden bir gazeteciye, kariyerinin “Liberty Valance’ı vuran adam” olarak nasıl başladığını anlatır. Silahların hukuk kurallarının yerine geçtiği Shinbone’a, Batı'ya kanunu getirme amacı bulunan bir avukat olarak gelir. Bir posta arabası kanundışı şekilde zapt edildiğinde Rense, Liberty Valance tarafından vahşice dövülür. Ranse, Valance’ı adalete getirmenin bir yolunu bulmaya çalışırken Shinbone halkına okuma yazma da öğretir. Sonunda bir silah alarak Valance’ın karşısına dikilir.

In 1867, a gang robs a bank and flees into the desert. Out of water, the outlaws encounter a ghost town called Yellow Sky and its only residents, a hostile young woman and her grandfather.

Blaise Starrett, kanun kaçakları küçük kasabayı işgal ettiğinde çiftçilerle anlaşmazlığa düşen bir çiftçidir. Kanun kaçakları yalnızca kötü şöhretli liderleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır, ancak ölümcül bir yara teşhisi konur ve kasaba patlamayı bekleyen bir barut fıçısı haline gelir.

Bart Allison ve yardımcısı Sam, Allison'ın yıllar önce karısının ölümünden sorumlu tuttuğu kasaba patronu Tate Kimbrough'un düğününde Sundown kasabasına gelirler.

Kasabadan uzaktaki çiflikte oğlu Mark (Tommy Rettig) ile birlikte yaşayan Matt Calder (Robert Mitchum), nehirden salla geçmeye çalışan iki kişiye yardımcı olur. Harry Weston (Rory Calhoun), kumarbazın tekidir. Yanındaki ise salon şarkıcısı eşi Kay Weston’dur (Marilyn Monroe). Harry Weston, eşi Kay Weston’u kullanır. Weston’lar çiftlikte Matt ve oğlu ile kalır. Ancak bir süre sonra aralarında anlaşmazlık çıkar. Matt Calder ile Kay Weston arasında yakınlaşma olur. Bu sorunları daha da artırır.

Film, 1870'li yıllarda hemen hemen her alanda dünyanın merkezine oturan ülkelerden birinde geçiyor: Amerika Birleşik Devletleri. Hikayenin kahramanı olan göçmen kendinden beklenmedik bir şekilde hareket ederek ailesini öldüren katili soğukkanlılıkla öldürerek intikamını alır. Ancak bu yaptığı, bölgedeki en azılı çetelerden birinin başındaki kişiyi özellikle çok sinirlendirir. Çete ile oluşan gerginlik esnasında en yakınları tarafından ihanete uğrayan kahramanımız, çeteyle tek başın yüzleşmek ve savaşmak zorunda kalacaktır.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.

Fred Zinnemann imzalı, iki Oscar Ödüllü filmde iki genç kovboyun aşık oldukları kadınların kaplerini kazanmak için verdikleri mücadele konu ediliyor. Müzikal western türündeki filmin başlıca rollerinde Gordon MacRae, Gloria Grahame ve Gene Nelson yer alıyor.

1900'lerin başında binlerce maceraperesti yollara döken Altına Hücum döneminde geçen film, iki altın arayıcısının maceralarını konu alıyor. Altın madenlerini bulmakta ustalaşan iki arkadaşın, kadınlar konusunda aynı beceriyi gösterememelerini de anlatan filmde ‘‘melek’’ takma adlı güzel Michelle'i, Capucine canlandırıyor...

When a Midwest town learns that a corrupt railroad baron has captured the deeds to their homesteads without their knowledge, a group of young ranchers join forces to take back what is rightfully theirs. They will become the object of the biggest manhunt in the history of the Old West and, as their fame grows, so will the legend of their leader, a young outlaw by the name of Jesse James.

1880'li yıllarda Amerika'dayız. Ailesini terkedip Apaçilerle yaşamaya başlamış olan Samual Jones, yıllar sonra New Mexico'daki evine döndüğünde hiç de sıcak karşılanmaz. Karısı ölmüş, kızı Maggie evlenmiş ve çocukları olmuştur. Süpernatürel güçleri olan bir katilin başı çektiği bir çete çiftliğe saldırıp dehşet saçar ve Maggie'nin kızı Lily'yi kaçırır. Babasına kızgınlığı sürse de Maggie'nin tek şansı onunla işbirliği yaparak kızını kaçıranların izini sürmektir.

Gizemli bir yabancı at sırtında Teksas Panhandle'daki küçük bir yerleşime gelir ve küçük bir savaşa neden olur. 19. yüzyılın ortalarında geçen hikayede, toplumdaki beyaz göçmenler ile yerel Kiowa Kızılderili halkı arasında zaten bir düşmanlık hakimdir. Zachary ailesi, kendilerini bu husumetin tam ortasında bulur. Evin hanımı Matilda (Lillian Gish) bir sır saklamaktadır: evlatlık kızları Rachel (Audrey Hepburn) aslında bir Kiowa çocuğudur. Zachary ailesinin üç erkek çocuğu, aileye karşı görevleri ve Kiowa'ya karşı düşmanlıkları konusunda farklı fikirlere sahiptir. Ben (Burt Lancaster) açıkça Rachel'a aşıktır; kardeşlerden Cash (Audie Murphy) Kızılderililerden nefret eder ve en küçükleri de (Doug McClure) ihtiyaç anında ailesini korur. At sırtındaki yabancı hiç akla gelmeyen bir şey yaparak, Rachel'ın bir Kiowa olduğunu herkese söyler. Zachary ailesinin sırrı sonunda açığa çıkar ve savaş başlar.

Henry Lloyd Moon (Jack Nicholson), peşine taktığı kanun adamlarını atlatmak için Meksika yollarına düşmüş, azılı bir hayduttur. Sınırı geçtiği anda atının bayılmasıyla (!) yakayı ele verir ve asılmak üzere darağacına yollanır. İç Savaş yıllarında erkeklerin çoğunu kaybetmiş kasabada yeni bir yasa uygulanmaktadır: Eğer arazi sahibi kadınlardan biri, idam mahkumuyla evlenmeyi kabul ederse, haydut ipten kurtulacaktır. İlk talibinin (yaşlı Florence) ölmesiyle umutları sönen Moon'u, demiryoluna karşı savaş veren Julie Tate (Mary Steenburgen) alacak ve ikili arasında tatlı-sert bir ilişki filizlenecektir. Babadan kalma madeninde altın arayarak evini kurtarmaya çalışan Julie, bir yandan "kurt" görünümlü "yontulmamış" kocasından uzak durmaya çalışırken, diğer yandan onu da çalıştırmak için çeşitli fedakarlıklarda bulunacaktır.

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Quentin Tarantino ile Unutulmaz Bir Western! Takashi Miike, "spagetti western" tarzı filmlere hürmeten, popüler Japon yemeğinin adını verdiği "Sukiyaki Western"i icat ediyor. 12. yüzyıldaki Genpei klan savaşları sırasında geçen filmin gerçeküstü dünyası, kovboy filmi temasıyla Japon dönem filmlerini birleştiriyor; filmde ayrıca, Quentin Tarantino da rol alıyor. Beyazlardan Genji ve Kırmızılardan Heike bu sefer fakir bir dağ kasabasında, efsanevi bir hazineyi ararken karşı karşıya gelirler.

Davy Crockett gibi bir halk kahramanı daha yoktur ve ve bunun sebebini, onu bir timsahla savaşırken, bir balta düellosunda bir Kızılderili şefiyle ve Alamo'da özgürlük için savaşırken izlediğinizde göreceksiniz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir