
Jacques Tati
François, the postman

Fransa'nın göbeğindeki küçük bir köyde hayat sükunet içinde akmaktadır. Ancak panayır göstericileri karavanlarıyla köye gelince işler değişir. Dönme dolap, piyango, bando ve gezici sinema içeren bir karnaval kurulur. Köyün postacısı François burada Amerikan posta hizmetleri hakkında bir filme rastlar ve tüm köy halkının da yüreklendirmesiyle postayı "Amerikan usulü" dağıtmaya koyulur.

Jacques Tati
François, the postman

Guy Decomble
Roger

Paul Frankeur
Marcel

Santa Relli
Roger's wife
Maine Vallée
Jeannette
Roger Rafal
Hairdresser

Jacques Beauvais
Cafe owner
Delcassan
Gossip
Alexandre Wirtz
Robert Balpo
Castellan (uncredited)
Jacques Cottin
Brass Band Member in 'Bondu' Café (uncredited)
Gisèle Lamy
Young girl on the way to fairground (uncredited)
Jean-Claude Laruelle
Child in front of the merry-go-round (uncredited)
Thérèse Lassaunière
Young Woman on cart (uncredited)
Henri Marquet
Butcher (uncredited)

Charles Chaplin'in çektiği bir kısa filmdir. Charlie, bir sokak serserisidir. Karnını doyurmak için gündüz geçici işler yapmakta, gece ise bir arsada uyumaktadır. Bir akşam bir sosis satıcısından gelen güzel kokularla uyanan Charlie satıcıya çaktırmadan bir sosis kapar, fakat bu sırada bir polis, yaptığını görür. Charlie, sosisi yerine bıraksa da polis onunla uğraşmaya devam eder. Charlie oradan kaçar. İşçi bulma kurumuna gelen Charlie,ilk sırada olmasına rağmen işi alamaz. Dışarı çıktığında ise sokak köpeği Scrabs'i diğer sokak köpeklerinden kurtarır ama bu sırada ortalık karışır. Bir sosis satıcısı daha bulur ve orada para vermeden hem kendini hem de köpeğini doyurur. Bir kulübe girmek isteyen Charlie, oraya köpek ile giremeyeceğinden Scrabs’i pantolonunun içine saklar. Buradaki utangaç şarkıcı şarkıcı Edna ile tanışır. Ama tabii ki bu kulüpten de atılacaktır. Charlie, Edna’ya aşık olmuştur, onu oradan kurtarmak ister…


Londra nın küçük bir bölgesinde yaşayan İtalyan asıllı insanlar kendi bağımsızlıklarını ilan etmek isterler. Bir gün devletle arası antlaşmada bir boşluk bulup Pimlico Devleti adında bağımsızlıklarını ilan ederler. Bu iki ülke arasında seyahat için bir 'Pimlico Pasaportu' ortaya çıkar.

Pierre çok şanslı bir adamdır. Güzel bir karısı, güzel bir evi, güzel bir işi vardır... Arkadaşlarıyla en büyük eğlencesi ise çevrelerindeki en salak kişileri tespit edip, onlarla bir akşam yemeği boyunca eğlenmektir. Bu nedenle her çarşamba günü bir araya gelip 'salaklar sofrası' adı verilen bir eğlence tertip ederler. Pierre'in bulduğu son salak ise kibrit çöplerinden yaptığı ev maketleriyle büyük gurur duyan ve bu konuda kitap bile yazmayı düşünen Fransçois adlı bir adamdır. Fakat o geceki yemeği iptal eden Pierre'i büyük belalar beklemektedir. Fransçois, onun sırt ağrılarına, vergi sorunlarına ve karısını tekrar kazanmasına kararlıdır. Pierre ömrünün en zor gecesini yaşayacaktır.

Tati karakterlerinin her filmde farklılığı ve bohemliği fark yaratan unsurlardandır. Yıllar süren bir prodüksiyon olan Playtime, bu konuda en iyi örneklerden birisi... Filmde Monsier Hulot'un serüvenleri anlatılmaktadır; kahramanımız Paris’teki bir Amerikalı memur ile görüşmek zorundadır, fakat teknoloji dolu modern mimariler arasında kaybolur. Hulot turistlerin arasına istemeden de olsa karışır ve bir Amerikalı turist grubuyla Paris’i dolaşırken ondan beklenecek kargaşayı da oluşturur.

Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.

Paris’te sıcak bir yaz akşamında, Félix tesadüf eseri Alma’yla karşılaşır. İkisi dans eder, kahkahalar atar, geceyi parkta geçirir. Alma ailesiyle tatile çıktığı için bu macera kısa kesilir. Félix aniden, yanına bir arkadaşını da alarak, Alma’yı tatil yaptığı yerde ziyaret etmeye karar verir.

A disgraced political journalist placed in the soccer section, Miss Pove is asked to follow the presidential campaign in progress. The front-runner is a fifty-year-old heir to a powerful French family and a political novice. Troubled by this candidate, whom she has known to be less smooth in the past, Miss Pove embarks on an investigation that is as surprising as it is jubilant.

Michel works there manically solving people's problems over the phone. He is about to tie the knot with his girl friend Isabelle, an airline hostess. She flies all over the world, he hates to leave the office. A series of madcap mishaps involving theft or injury (as you would expect in his line of work) ensues after Michel promises Isabelle nothing will delay their marriage and she promises in turn that she's done flying. Once this unlikely promise is made, it becomes premise and both are forced into escalating white lies to maintain the appearance of keeping their word. Their predicament mounts as Isabelle is forced to do a few more flights, while Michel is compelled to travel to New York, Tunisia, and finally Hong Kong, where they are finally reunited in the throes of a contrived and hilarious drug deal involving a 747, water taxi chases, and martial arts.

Chevy Chase ve Madolyn Smith'in başrollerini paylaştığı bu eğlenceli filmde, New York'lu spor yazarı Andy Farmer, karısıyla birlikte Vermont'a taşınır. Ancak hayal ettikleri huzurlu taşra hayatı, tuhaf komşular, beklenmedik aksilikler ve komik felaketlerle dolu bir maceraya dönüşür!

Flanked by their two children, Simon and Adélaïde decide, like many Parisians today, to leave their two-room apartment for a quieter and more comfortable life in the country. They are seduced by a house in the middle of nature: space, a vegetable garden, a wood adjoining their garden and above all villagers who welcome them with open arms. A dream come true! But the young couple was soon to be disillusioned: the wood was actually a hunting ground for big game! Although the hunters are friendly, they are not willing to give up their territory, making Simon and Adélaïde's dream of the countryside a living hell. But true to their reputation, our Parisians are not going to let them do it.

François Marsault, a war veteran, makes the most of his retirement alongside his wife Annie. Authoritarian and ruthless, François rules his family with an iron fist — but when he discovers that his esteemed wife cheated on him 40 years ago, he files for divorce and confronts her former lover, who lives in the French Riviera.

Güneyli yeni evli bir çift, düğün yolculuğunda Roma’ya giderler. Fakat kadın, en sevdiği fotoroman dergisindeki bir karakteri, rüyalarında gördüğü “Beyaz Şeyh”i aramak için kaçar. Ivan otelde dinlenirken, Wanda, senoryaya ulaşır ve tiyatro kumpanyasıyla beraber birkaç sahne çekmek için Fregene’ye doğru yola koyulur. Bu sayede kadın acımasızca ve sıkıcı bir şekilde kur yapıp kendisiyle bir sahneyi paylaşması için onu zorlayacak olan Şeyhle tanışır. Önceleri onun dayanılmaz hareketlerine katlanır, fakat daha sonraları bu adamın vasat ve yapmacık olduğunu fark eder ve Roma’ya geri döner. Kocasının yüzüne bakacak cesareti olmadığı için bu utançtan kurtulmak ister ve intihar etmeye kalkışır ancak başarılı olamaz.



Güzel fakat fazlasıyla hırslı olan genç bir kadın, sürekli seyahat eden üçüncü sınıf bir varyete tiyatro grubuna katılır ve grubun içerisinde kıskançlığa ve duygusal krizlere sebep olur.

Andre ve Colette Bertier mutlu bir evlilik sürdürmektedir. Colette, kocasını, çapkınlığı bilinen, en iyi arkadaşı Mitzi ile tanıştırır. Colette'nin kocası Mitzi'nin yaklaşımlarına direnmek için elinden geleni yapar. Ama Mitzi ısrarcı ve çok tatlıdır, adam da ona boyun eğer. Mitzi'nin kocası, Mitzi'den boşanmak istemektedir ve onu takip ettirmektedir. Andre yakalanır ve karısına bunu itiraf etmek zorunda kalır. Ancak Colette'in de başka bir erkeğin ilgisine direnmekte sorunları vardır ve birbirlerini affederler.


Ünlü Fransız aktör Jean Paul Belmondo'dan müthiş bir kara komedi. Cavalier, iki ülke arasındaki düşmanlığa verilen yirmi yıllık aradan sonra, 1936 Berlin olimpiyatlarına Fransız boks milli takımının antrenörü olarak katılır. Ancak gelişmeler onu bir grup yahudi mültecinin kurtarıcısı haline getirecektir.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir