
Edwin Jonker
Virgil

Axel is Dutch Surinamese, but after 20 years of living in the Netherlands he has become 100% Dutch. He has married a Dutch girl, Victoria, and has never been back. When his free-spirited mother Gladys summons the family to her guesthouse in Surinam for Christmas and an important announcement, Axel, his wife and her sister Mirna reluctantly make the journey. They have barely arrived when the situation gets completely out of hand, with his brother Virgil winding him up and his daughter Wonnie, who is doing an internship in Paramaribo, admitting that she is pregnant...

Edwin Jonker
Virgil

Leo Alkemade
Axel

Fockeline Ouwerkerk
Victoria

Sanne Vogel
Mirna

Sanne Langelaar
Shirley

Sergio Romero IJssel
Michael

Pip Pellens
Wonnie

Juvat Westendorp
Mariano

Beppie Melissen
Gladys

Jetty Mathurin
Giovanca

Mike Libanon
Pastor

Jörgen Raymann
Old Indian

Imanuelle Grives
Surya
Aisa Winter
Catharina

Jade Olieberg
Aponi

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.

Charlie, erkek kardeşi Sam'in ölümünü bir türlü atlatamamaktadır. Onun ölümünden duyduğu suçluluk duygusu, Charlie'yi kardeşine en yakın olacağı mekana götürür. Charlie, yasını bundan böyle mezarlıkta çalışarak atlatacaktır. Kader onu mucizenin gerçekleşeceği yere kendi ayakları ile götürmüştür, Charlie kardeşi Sam ile yeniden karşılaşır.Her gece mezarlıkta Sam ile buluşan Charlie'nin hayatına Tess'in girmesi, tüm dengeleri değiştirecektir. Charlie ya gerçek hayatı seçecek ya da kardeşi Sam ile fantastik dünyasında yaşamayı tercih edecektir.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

Fakir Mortmain ailesinin yaşadıkları şatoya gelen Amerikalı Cotton’larla değişen hayatını, ailenin yetenekli ve yakaladığı her detayı günlüğüne yansıtan 17 yaşındaki kızı Cassandra’dan dinleyeceğimiz filmde, genç kızların ilk aşklarına da tanıklık edeceğiz.

10 yaşındaki Cathy ve 16 yaşındaki ağabeyi Hindley’in babaları uğultulu tepelere 12 yaşında kimsesiz bir çocuk alır. Bu çocuk onların hayatını sonuna kadar değiştirecektir. Bu çocuk onlara tanrının bir lütfudur. Ancak baba Earnshaw öldüğünde Hindley onu evden kovar. Ama Cathy ve Heatcliff çok iyi dosttur. Kaderlerini kendileri belirleyeceklerdir ve kuşaklar boyu sürecek bir intikam planı yapacaklardır. Tutku, takıntı ve her insanı yok eden bir aşk hikayesi…

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Portokalos ailesi, 30 yaşına gelmesine rağmen halen evlenmemiş olan kızları Toula için endişelenmektedir. Ailesinin sahibi olduğu Yunan lokantasında çalışmakta olan Toula, bu hayatından bezdiği için artık büyük bir değişiklik istemektedir. Halasının turizm acentasında çalışmaya başlayan Toula, lan Miller adlı uzun boylu, yakışıklı bir lise öğretmenine aşık olur. Ancak ciddi bir sorun vardır. Lan Yunanlı olmadığı için eski moda bir adam olan Toula'nın babası Gus, bu birlikteliğe kesinlikle karşı çıkmaktadır.


Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

A fiery Spanish woman is about to marry a kind British man when she meets a Brazilian actor who ignites in her a flame of lust she can't ignore.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

Takıntılı derecede bir opera sever olan Fitzcarraldo, Peru'nun küçük bir şehrinde bir opera binası inşa etmek ister. Fakat bunu başarmak için önce kauçuk işinde bir servet kazanması gerekir. Bu amaç dahilindeki planında büyük bir nehir botunu yerli Kızılderili'lerle birlikte küçük bir dağdan geçirmek vardır. Konusunu gerçek bir hikayeden alan bu film yönetmenine Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü kazandırmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir