
Sarah Lieving
Louise

After a meteor shower in California, Melissa feels that her co-workers and her boss Samantha that work in the agency owned by Vickland are acting differently after receiving a weird plant. She shares her fears with her colleague Billie and with Detective Alexander that are the only persons that she can trust

Sarah Lieving
Louise
Erica Kessler
Melissa
Jessica Bork
Samantha

Danae Nason
Billie

Shaley Scott
Taylor
Lorraine Smith
Bailey
Michael Tower
Vickland

Amanda Ward
Casey
Teri Fruichantie
Gianna
David Shick
Andrew
Marat Glazer
Alexander
Leigh Scott
Zach
Justin Jones
James
Nathaniel Magnuson
Photographer

Dünyayı ele geçirmek için tertipledikleri daha önceki sekiz planları da suya düşen uzaylılar, bu kez ölüleri diriltmeyi akıl ederler ancak nedense sadece üç tanesinin buna yeteceğini sanmaktadırlar: Vampir kostümlü bir adam, onun genç ve güzel karısı ile şişman bir polis memuru.

Antarktika'da bir grup ABD'li bilim insanı Norveçli meslekdaşlarının boş ve yıkık araştırma üssünü incelerler, ancak buldukları avının şeklini alabilen dehşet verici bir canlıdan başka bir şey değildir.

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.

Kendi çalışanlarının bile bilmediği bazı tehlikeli, gizli projeler yürüten bir şirketin bir yeraltı tesisinde T-virüsü adındaki bir enfeksiyon serbest kalır. Bunun üzerine, tesisin tüm kontrolünü elinde tutan Kızıl Kraliçe adındaki süper bilgisayar, virüsün yayılmasını engellemek için çalışanların ölümü pahasına tesisin tüm giriş ve çıkışlarını kapatır.

Umbrella Şirketi'nin yol açtığı virüs felaketi Umbrella'nın gizli sığınaklarından Raccoon City'ye yayılmıştır. İkinci filmde alan genişliyor ve tüm şehir virüslü insanlarla doluyor. Kahramanımız Alice, Umbrella Şirketi tarafından yapılan deneyler sonucu insanüstü güçlerle donatılmıştır. Alice ile birlikte virüsten etkilenmeyen bir kısım insan da onunla birlikte mücadeleye girerler. Bu insanların arasında Umbrella'nın özel ekibi S.T.A.R.S'ın bir üyesi olan Jill Valentine ve bu ekibin lideri olan Carlos Oliveira gibi donanımlı kişiler de bulunmaktadır. Bu grup, bir yandan tüm şehre yayılmış virüslü yaratıklarla uğraşırken bir yandanda Umbrella'nın yarattığı ikinci felaket olan Nemesis ile mücadele etmek zorunda kalırlar. Bu cehennemden kurtuluşlarının tek yolu ise Umbrella'ya bağlı bilimadamı Doktor Ashford'a güvenmek ve kızını, ona sağ olarak ulaştırmaktır.


Bir terapist, hastası gerçekliğin ötesindeki bir boyutta kaybolduktan sonra, onu kurtarmak için bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır.

Film, esrarengiz ve tüyler ürpertici bir keşfe tanıklık eden, Kaliforniya'nın iç kesimlerindeki ıssız bir kanyonda yaşayan insanların hikayesini konu ediyor.

Evlerinde gizemli bir şekilde mahsur kalan bir ailenin fertleri, azalan kaynaklara ve onları tutsak eden uğursuz güce karşı hayatta kalmak için beraber çaba harcamak zorundadır.

13 Mart 1997 gecesinde yaşanan ve pek çok farklı kaynak tarafından kayıt altına alınan görüntülerin bugüne dek çekilmiş en net UFO görüntüleri olduğuna inanılır. Bilim adamlarının ve resmi kaynakların mantıklı bir açıklama yapamadığı bu görüntüler uzun yıllardır UFO meraklıları tarafından dünya dışı varlıkların dünyayla iletişim halinde olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Phoenix Forgotten, found-footage tarzında bir film ve o gece kaybolan üç gencin başına gelenleri konu almakta.

Bir seri katilin beyninin karanlık ve tehlikeli labirentlerinde şok edici bir yolculuğa hazır mısınız? Bu benzersiz yolculuğu yapan kişi, yeni teknoloji destekli bir terapi üzerinde çalışmakta olan psikolog Catherine Deane (J.LOPEZ)'dir. Bu yeni terapi yöntemi sayesinde Catherine, rüyalar ve derinlerde kalmış düşünceler de dahil olmak üzere bir başkasının bilinçaltına girebilmektedir. Catherine, bu yöntemi sadece komada olan bir çocuğu dünyaya ve acı çeken ailesine geri döndürmék umuduyla kullanmıştır. Ancak seri katil Carl Stargher (V.D'ONOFRIO) düzenlenen bir operasyon sırasında benzer şekilde komaya girince, FBI ajanı Peter Novak, (V. VAUGN) katilin tuzaklarla dolu bir hücrede hala hayatta olan son kurbanını bulabilmek umuduyla en son çare olarak Catherine'e başvurur. Catherine, bu zamana karşı yarışı kazanmak ve Stargher'in ölümcül ininin yerini bulabilmek için inanılmaz tehlikeli bir görevi kabul eder: Katilin çılgın zihninin derinliklerine girmeye çalışacaktır...

Yakın bir gelecekte, Dünya'daki normal yaşam yok edilmiştir. Paul ve iki oğlu Thomas ve Joseph, gündüzleri sükûnet, geceleri azap içinde bir hayat yaşamaktadırlar. Her gece, güneş battıktan sonra, gizemli ve şiddetli bir kötülüğün amansız saldırılarıyla karşı karşıya kalırlar. Thomas'ın gün batımından önce eve dönmediği bir günde, Paul onu bulmak için güvenli çiftliklerini terk etmek zorunda kalır. Aileyi, hayatta kalmak için umutsuz bir plan yapmaya zorlayan kabus gibi bir savaş başlar.

A horror film told in three parts, from three perspectives, in which a mysterious transmission that turns people into killers invades every cell phone, radio, and television.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

John Murdock, bir sabah nasıl geldiğini bilmediği yabancı bir otel odasında uyanır ve vahşice işlenmiş cinayetlerin katili olarak arandığını fark eder. Hafızasını kaybetmiş olduğu için cinayetleri işleyip işlemediğini dahi hatırlıyamamaktadır. Yeraltında yaşayan garip canlılarla karşılaşır. The Strangers olarak tanımlanan, zamanı durdurma ve dünyanın fiziksel yapısını değiştirme gücüne sahip olan bu yaratıklar, direkt olarak insan beynine hakim olabilmekte ve olayları istedikleri şekilde yönlendirebilmektedirler. Bu yaratıkların bir şekilde yokedilmesi gerekmektedir ve bunu yapabilecek tek kişi de Murdocktur. Esrarengiz Dr. Schreber'in yardımıyla bir adım ileri giderek çocukluğundan ve karısı Emma ile ilgili anılardan birşeyler hatırlamaya başlayan Murdock, bu anılar sayesinde suçlandığı cinayetlerle ilgili kendisine yardımcı olacak bir takım ipuçları elde etmeyi başarır.

Alice ve Jack çok gizli bir projenin çalışanlarının ve ailelerinin yaşadığı idealize edilmiş deneysel bir kasaba olan Victory’de yaşadıkları için çok şanslıdırler. Kurumsal vizyon sahibi ve yaşam koçu olan CEO’ları Frank tarafından benimsenen 1950’lerin toplumsal iyimserliği, sıkı sıkıya bağlı oldukları ütopyada, günlük yaşamın her yönünü kontrol eder.

En iyi korku yazarı Sutter Cane,'Mutlak Korku' adlı romanın tek kopyasıyla ortadan kaybolur. John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir... İp uçları onu, 'Hobb'un Sonu' isimli esrarengiz bir kasabaya götürür. Daha sonra fark eder ki bu kasaba yazarın kitaplarına konu olan yerdir ve ters giden bir şeyler vardır. Yazarın kitaplarını okuyan herkes birbirlerini öldürüp canavara dönüşürler. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır... Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır. Sinemanın en büyük ustalarından John Carpenter'ın 1990'larda çektiği en iyi filmlerinden biri olan In the Mouth of Madness'ın başrolünde Sam Neill var..

Nathan Gardner ve ailesi, şehirden uzak kırsal bir alana taşınarak sakin bir yaşam kurmaya çalışırlar. Ancak evlerinin yakınına gizemli bir meteor düşer. Bu meteor, çevresine garip bir morumsu renk ve radyasyon yaymaya başlar. Bu "renk", zamanla toprağı, suyu ve yaşamı dönüştürmeye başlar; bitkiler, hayvanlar ve nihayetinde aile bireyleri üzerinde çarpıtıcı, akıl almaz etkiler yaratır. Aile yavaş yavaş doğaüstü bir gücün etkisine girerken, hem fiziksel hem psikolojik çöküş yaşar. Gerçeklik algısı bozulur, zaman ve mekân kavramı kaybolur. Film, kozmik korku temasını derinlemesine işlerken, bilinmeyen ve tarif edilemez bir varlığın yavaş yavaş insan yaşamını nasıl tükettiğini gösterir.

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Bir grup uzaylı dünyayı ziyaret eder ve aralarından birini bu yabancı gezegende unuturlar. Bu uzaylı yaratık 10 yaşında bir çocuk olan Elliot tarafından bulunur. Kısa bir süre sonra aralarında iletişim kurmaya başladıklarında ikisi arasında farklı bir arkadaşlık doğar. E.T. dünyadaki yaşam hakkında bilgi edinirken Elliot da arkadaşlığın gerçek anlamını öğrenmeye başlar. E.T. belirli bir zaman sonra evine dönmek ister ama bunun için Elliot'un yardımı gereklidir. Elliot, E.T.ye yardım etmek istemekte ama yardım ederse arkadaşını kaybedeceği düşüncesi de onu üzmektedir. E.T. ve Elliot, E.T.nin eve dönmesi için çalışmalara başlarlar ancak E.T.nin farkına varan devlet görevlilerinin E.T.yi evine yollamak gibi bir niyetleri yoktur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir