Walter Stocker
Phil Day

A group of Nazi survivors save Hitler's brain keeping it alive in a huge jar hooked up to a machine. The Nazis plan to release a deadly gas destroying all life on the planet. To ensure their success they kidnap Professor Coleman the only man on the planet with the antidote to the poison gas.
Walter Stocker
Phil Day
Audrey Caire
Kathy Coleman 'K.C.' Day

Carlos Rivas
Camino Padua / Teo Padua

John Holland
Prof. John Coleman

Marshall Reed
Frank Dvorak

Scott Peters
David Garrick
Keith Dahle
Tom Sharon
Dani Lynn
Suzanne Coleman

Nestor Paiva
Police Chief Alaniz

Pedro Regas
Presidente Juan Padua
Bill Freed
Adolf Hitler

California Çölü’nde, Derin Uzay Araştırma İstasyonu’nda 40 metrelik bir parabolik radar ile çalışan Zane Ziminski uzayın derinliklerinde hayat ışığı arayan bir bilim adamıdır. Araştırmaları sırasında shock sinyalleri saptar ve bunları DAT kasetlere kaydeder. Nasa’nın ilgisini çeken bu kasetler, gelişmelerin sadece başlangıcı olur. Çünkü Meksika’da bir yerde bu sinyallere, uzaya doğru cevap verildiği anlaşılır. Uzaylılar var mı? Varsa neredeler, Dünya’da mı?

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Milyarder sanayici Damian, ölümcül bir hastalığa yakalanır. Bilincin başka bir bedene nakledilme işlemi olan “Deri Değiştirme" adındaki, onun için zamanı geriye döndürecek, radikal bir tıbbi müdahaleyi uygulamaya kararlıdır. Dünya artık onun öldüğünü düşünürken, hâlbuki o aslında "deri değiştirmek"tedir. Bilinci, kendisinden yaşça epey genç, sağlıklı bir adamın bedenine nakledilmektedir. Ölümsüzlüğün bazı yan etkileri olduğunu fark ettiğinde zihninde görmeye başladığı rahatsız edici görüntüler, gizemli bir hal alıp ve onu rahatsız etmeye başlar.

Tasya Vos, yüksek kaliteli bir suikastçıdır ve ilerleyen teknolojiyle insanların beynindeki implantla onları suikastçı olarak kullanılır. Son operasyonda işler her zamanki gibi gitmez.

A man becomes obsessed with facts and events that have been collectively misremembered by thousands of people. Believing the phenomena to be the symptom of something larger, his obsession eventually leads him to question reality itself.

Henry Brogan, 51 yaşında Amerikan hükümeti için çalışan elit bir suikastçıdır. Son görevini tamamladıktan sonra emekli olmaya karar verir. Ama kendi hükümetinin bir anda onu öldürmesi için her hareketini tahmin edebilen bir ajan yollamasıyla emeklilik planları bozulur. Henry yakında onu öldürmeye çalışan adamın kendisinin daha genç ve daha hızlı klonu olduğunu öğrenir. Henry 25 yıl önce kendisinden habersiz oluşturulan klonundan kurtulmak için zorlu bir savaş vermek zorunda kalacaktır.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in bir kısa öyküsünden yönetmen Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanan film, 2054'te Washington DC'de geçmektedir.Dedektif John Anderton, psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Anderton'ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine döner. Anderton'ın şefi olduğu birim, cinayet suçlamasıyla onun peşine düşer. Avcı artık av olmuştur.

1963’te Hamburg’da serbest gazeteci olarak çalışan Peter Miller, intihar etmiş bir Yahudi'nin günlüğünü okuduktan sonra 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarındaki mezalime merak salar. Özellikle bunların birinde komutanlık yapmış bir subayı bulmayı takıntı haline getirir.


Yeni Papa seçiminin yapılacağı gün dört kardinalin kaçırılması üzerine Vatikan, Harvard simgebilim profesörü Robert Langdon'ı yardıma çağırır. Antik yeraltı örgütü İlluminati'nin intikam için geri döndüğünü ve yıkıcı bir enerji kaynağı olan karşı maddeyi çaldığını keşfeden Langdon, fizikçi Vittoria Vetra ile işbirliği yapar. İkili, Vatikan'ı bekleyen felaketi önlemek için Roma'nın gizli arşivlerinde, kiliselerinde ve yeraltı mezarlarında 400 yıllık sembollerin izini sürmeye başlar.

86-87 yılları arasında basılan 12 sayıdan oluşan Watchmen yayınlandığı Soğuk Savaş Dönemi’nden fazlasıyla etkilenmiş bir çizgi roman. 85 yılında, Amerika ve Sovyetler Birliği’nin nükleer savaşın eşiğinde olduğu sıralarda New York’ta geçen hikayede, süper kahramanlar kostüm ve maskeleriyle günlük hayatın bir parçası olarak halkın arasında yaşamaktadırlar. Kendilerine atfedilen “süper-kahraman” tanımının aksine, ironik olarak süper güçleri olmayan bu kahramanlar, kanunlara bağlı olmadan kendi çabalarıyla adaleti sağlamaya çalışmaktadırlar. Eski arkadaşlarından birinin öldürülmesi üzerine, cinayeti araştırmaya başlayan Rorschach, aslında bu olayın süper kahramanlara yönelik çok daha büyük bir komplonun başlangıcı olduğunu düşünmeye başlar. Bunun üzerine, bu komployu engelleyebilmek için, dağılmış olan eski takımını bir araya getirmek için çalışacaktır.

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.

Takip, analog sırlar ve dijital dünya arasında zekice kurgulanmış bir kedi-fare oyunu… Tom, yozlaşmış şirketlerle sorun yaşayan muhbirlere kazançlı anlaşmalar sağlama konusunda uzmanlaşmış, dünya çapında bir arabulucudur. Saat gibi işleyen gizli planlamaları, onun çalışma yönteminin en kritik parçasıdır. Fakat Sarah adlı bir potansiyel müşteri, Tom’un hiçbir saniyesini şansa bırakmadığı titiz pazarlık sürecinde bazı açıklara sebep olur ve ikisinin de hayatını tehlikeye atar.


2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Nazi’ler çok gizli bir uzay programı sayesinde ayın karanlık yüzüne kaçarak yok edilmekten kurtulmuştur. Büyük bir gizlilik içinde yaşadıkları yetmiş yıl süresince dev bir uzay gemisi filosuyla donatılmış muazzam bir uzay istasyonu kurmayı başarmışlardır. Ancak, Amerikalı astronot James Washington aya iniş yaparken ufak bir aksilik sonucu yanlışlıkla bu sırrı ortaya çıkarır.

Birleşmiş Milletler’in Çin’le önemli bir zirveye hazırlandığı günlerde bu iki gücü karşı karşıya getirmek isteyenlerin komplo kurduğu anlaşılır. Bunun için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri(Donald Sutherland), gizli bir ajan olan Neil Shaw’ı (Wesley Snipes) araştırması için görevlendirir. Shaw ve patronu bu komplonun arkasında Birleşmiş Milletler’in Çin Büyükelçisi Wong’un olabileceğini düşünmektedir. Ama Wong bir suikasta kurban gider ve olayın faili olarak Shaw tutuklanır, hapishaneye götürülürken teröristler tarafından kaçırılır.Suikastın tek görgü tanığı tercüman Julia Yates’dir (Marie Matiko) ancak o da kaçırılınca Shaw’ın durumu iyice zorlaşır...

Efsanedeki kutsal silahların peşinden koştuğu ilk macerasından sonra Jacky bu kez yeni bir hedefin peşinde... Çok zengin ve güçlü bir teşkilata sahip olan Dük adındaki adam kahramanımızı çağırarak 2.Dünya Savaşının sonunda Alman ordusunun Afrika'ya doğru gelirken yanında getirdiği altınları gestapolardan birine verilen emirle çöle gömdürdüğünü sonrada bu adamların gizlice edildiklerini anlatır.Dolayısı ile altınlar kayıptır ve Almanlar'ın Avrupa ülkelerinden savaş sırasında ganimet olarak aldıkları bu hazinenin bulunması işi Birleşmiş Milletler tarafından Dük'e verilmiştir. İşte adam bu görev için en ideal olan ajanı yani Jacky'i seçmiştir. Gözüpek kahramanımız Afrika'nın sıcak çöllerinde ve vahşi atmosferinde müthiş eğlenceli ve zorlu maceralar beklemektedir.

İki kadın, tek plan. Kendilerine pislik gibi davranan aşağılığı zehirlemek için anlaştılar. Cesedi kirli bir havuza atacaklar ve birisi havuzun dibinde sürprizi bulacaktı. Ama havuz boşaltıldığında, ortada ceset falan yoktur... Sharon Stone ve Isabelle Adjani, Jeremiah Chechik'in yönettiği ve kısmen 1995 Fransız yapımı Les Diaboliques üzerine kurulu bu filmde, femme ve fatale rollerini başarıyla canlandırıyorlar. Bu iki kadın, cinayet suçundan kurtulabilecekler mi? Ya da, birisi kurbanın (Chazz Palminteri) vücudunu havuzdan alıp, onlarla oyun mu oynamaya başlamıştı? Bu karışıma bir de, usta bir dedektifi (Kathy Bates) ekleyin ve size "baştan sona tırnaklarınızı yedirtecek bir gerilim" (Bob Polunsky, KENS-TV/San Antonio) ortaya çıkıyor.

Yüzü bandajlarla kaplı, siyah gözlükler takmış gizemli bir adam, İngiltere'nin küçük bir köyündeki bir hana yerleşir. Aslında bu kişi görünmez olmanın formülünü bulmuş ve kendi üzerinde denemiş bir bilim insanıdır. Ancak o artık Görünmez Adam'dır zira ilacın etkisi geri çevrilememektedir. Esrarlı adam kaldığı han odasında gizlice deneyler yaparak bir çözüm arar. Ne var ki onu görünmez yapan ilaç aynı zamanda kurbanını yavaş yavaş delirtmektedir de. Bu durum Görünmez Adam'a korkunç suçlar işletecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir