
Imanol Arias
Eleuterio Sánchez 'El Lute'

This is the story of a man fighting with all his might for his life and his freedom. Eleuterio (”El Lute”) embarks upon an action-packed future, fuelled by the notions of freedom and dreams of living just as his countrymen, ever-growing in his mind. Nothing and no-one can stop him. After escaping the Puerto de Santa María prison, the reunion with his family is just the beginning of what will become an endless escape.

Imanol Arias
Eleuterio Sánchez 'El Lute'

Jorge Sanz
El Toto

Pastora Vega
Esperanza

Ángel Pardo
El Lolo
Silvia Rodríguez
Frasquita
Montserrat Tey
Emilia
Margarita Calahorra

Terele Pávez
Gitana
José Cerro

Alberto Alonso
Pedro Álvarez-Ossorio

Antonio Dechent
Tomás 'El Flaco'

Manuel de Benito

Pedro Díez del Corral

Gabriel Llopart

Cagalera and Moloteco are two teenagers from San Gregorio Atlapulco who are desperate to get out and move up and away from oppressive circumstances. When they hear of an opportunity to buy a spot in the electrician’s union, which could transform their lives, they quickly devolve into the criminal, adult underworld of Mexico City in a bid to buy their freedom.

Cielo is a mother whose teenage daughter is kidnapped in Northern Mexico. When the authorities offer no support in the search, Cielo takes matters into her own hands and transforms from housewife into a vengeful militant.

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.

In the streets of East Los Angeles, Manny is a formidable drug dealer. Impressed by his extravagant lifestyle and prowess, his young son, Kilo, yearns to follow in his footsteps. Kilo resolves to learn how to prosper in the drug world, and his new life as a dealer begins. In a world where a man wants everything, he may end up with nothing.

İngiltere’nin 80’li yıllarda, şiddet dolu davranışlarından ötürü en popüler mahkûmlarından biri olan Michael Peterson’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, 19 yaşındaki genç Michael’ın çok çabuk öfkelenen karakter çizgileriyle başlıyor.Dünya üzerinde isminin kalıcı olmasını isteyen Michael’ın aklına bir gün postane soymak fikri gelir ve eline aldığı silahıyla hiç düşünmeden bunu gerçekleştirir. İlk olarak 7 yıl olarak kararlaştırılan hücre hapsi, hapishane içerisindeki uygunsuz hareketleri sonucunda 34 sene olur.Tüm bu seneler boyunca Peterson’ın aklı, yarattığı ‘Charles Bronson’ karakterinin kontrolündedir. Bronson’ın aklındaysa popüler kültürün dokunaklı sonu vardır. 21. yüzyılın ‘Otomatik Portakal’ı olarak nitelendirilen film, yüksek şiddet içeren sahneleriyle de adını duyurmakta.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

19. yüzyılın sonları… Kuzeyin soğuk ülkesi İsveçte halk açlık ve işsizlikten kırılmaktadır. Çaresizlik içindeki bir grup İsveçli, bulabildikleri bir takaya atlayarak Danimarkanın Bornholm adasına gelirler. İş bulabilme imkânları açısından İsveçe göre bir gömlek daha iyi durumdaki bu komşu ülkeye ayak basanlar arasında, tekne kazıntısı küçük Pelle ve onun dedesi olacak yaştaki babası Lasse de vardır.

John Gotti, the head of a small New York mafia crew breaks a few of the old family rules. He rises to become the head of the Gambino family and the most well-known mafia boss in America. Life is good, but suspicion creeps in, and greed, rule-breaking and his high public profile all threaten to topple him.

Set in the dark and old Parramatta prison built by the original convicts our lead character Ray a war veteran finds himself serving 18 months for manslaughter after defending his fiance. He soon realizes that the prison boss has it in for him and does everything possible to break Ray even going after his fiance.


Alfred Kinsey, Harvard mezunu bir zoologdur. Indiana Üviversitesi’nde biyoloji dersleri vermeye başladıktan sonra, özgür düşünceleri ve mizahi yapısıyla diğerlerinden çok farklı olan öğrencilerinden biriyle evlenir.Kinsey’i kendilerine yakın bulan öğrenciler, zamanla onunla özel hayatlarını da konuşmaya başlarlar. Özellikle cinsel yaşam ve seks üzerine sorulan sorulara cevap veremeyen Kinsey, aslında hiç kimsenin bu sorulara cevap veremeyeceğini fark eder. Çünkü o güne kadar seks üzerine klinik incelemeler yapılmamıştır. Kurduğu ekiple bu konu üzerinde çalışmaya başlayan Kinsey ilk olarak erkekler üzerinde çalışmaya başlar. Yapılan görüşmeler ilerledikçe insanlar utançlarını ve korkularını yenip, deneyimlerini paylaşmaya başlarlar.

New York Times’ın Pulitzer ödüllü soruşturmasına dayanan filmde, iki kez Oscar ödülü adayı olan Carey Mulligan ile Zoe Kazan, birlikte bir neslin en önemli haberlerinden birini yapan New York Times muhabirleri Megan Twohey ile Jodi Kantor’ı canlandırıyor. Haber, Hollywood’da cinsel taciz konusu hakkında onlarca yıldır süren sessizliği bozan #Ben de hareketinin başlamasına yardım etti ve Amerikan kültürünü sonsuza dek değiştirdi.

ABD'nin 37. Başkanı, gerek politikaları gerekse skandallarıyla 70'li yıllara damgasını vuran Richard Nixon'ın hayatından kesitler veren film, oyuncu kadrosu ve etkileyici senaryosuyla dikkat çekiyor. Richard Nixon rolünde birinci sınıf bir oyunculuk sergileyen Anthony Hopkins unutulacak gibi değil.

Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.

Ünlü yönetmen Penny Marshall'dan yaptığı tüm hatalara rağmen işin doğrusunu bulan bir kızın hikayesi geliyor. Zeki ve güzel bir genç kız olan Beverly (Drew Barrymore), komiser babasının (James Woods) itirazlarına rağmen büyümek için can atan birisidir. On altı yaşında hamile kalınca hayatındaki ilk engelle karşılaşır. Bebeğin babası (Steve Zahn) bebekten daha çok bakıcılık gerektiren biridir. Ama tüm bu dertlere rağmen, Beverly umduğundan daha güzel bir yaşama sahip olur ve hayatını anlatılmaya değer kılar. Siz de bu yolculuğa katılın ve Beverly'nin hayatı ile olan savaşından galip çıkışını izleyin.

İşe önce traktör üretimiyle başlayan Ferruccio Lamborghini, hayatının aşkı ile evlenip, inandığı işi gerçekleştirebilmek için elindeki her şeyi satar. Lamborghini, Ferrari markasının kurucusu olan Enzo Ferrari ile birlikte araba yapmak ister ancak beklenmedik bir şekilde reddedilir. O anı milat olarak gören Lamborghini, Ferrari’den daha iyi araçlar yapmak için çalışmaya başlar. Bu durum onlar arasında hiç bitmeyecek bir rekabetin de başlangıcı olur.

Peter, kendisini terkeden karısına özlem duymak dışında, hayatında herşeyi yolunda giden, kendi halinde bir avukattır. Hayatına azıcık heyecan katmak için internette tanıştığı bir kadınla chat yapmaya başlar. Kadın da kendisi gibi bir avukat olmakla birlikte, benzer bir yaşam sürdürmektedir. Peter zamanla, özel bir bağ geliştirdiği kadını merak etmeye başlar. Hiç ummadığı bir anda kapısı çalacak ve onu karşısında görecektir. Fakat, yazıştığı kadın bir avukat değil, uzun bir süredir hapishaneden bulunan ve kendisini görmek için çıkıp gelen oldukça 'farklı' bir kadındır. Ve üstelik fena halde Peter’ın yardımına ihtiyacı vardır...

1950'lerde İtalya'daki küçük bir adadayız. Dünyaca ünlü Şilili komünist şair Pablo Neruda, siyasi sebeplerle ülkesi dışında yaşamak zorunda kaldığı sürenin küçük bir kısmını burada geçirir. Mektuplarını taşımakla görevli postacı naif Mario, Neruda'yla kısa zamanda mesafeli bir dostluk kurar. Usta ozanın verdiği tüyolarla hem içindeki şairi ortaya çıkarır hem de esmer güzeli Beatrice'nin kalbini kazanır. Neruda genç adama sosyalist fikirlerini aşılar ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olduğu Mario'nun gözünde giderek ilahlaşır. Ama usta ozanın peşindeki siyasi rakipleri bir yerde çok uzun süre kalmasına engel olmaktadır. Ayrılık vakti yaklaşır.

Film 1943 yılında 2.Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika cephesi ile başlar.Savaş tarihinin en eksantrik komutanlarından biri olan Tankçı General George S. Patton Jr.(George C. Scott) 'ın karşısında Çöl Tikisi lakaplı ünlü Alman Mareşali Rommel (Karl Michael Vogler) vardır.Askeri dehasının yanı sıra savaş tarihini de çok iyi bilen Patton,Rommel'in yazdığı kitapları da okumuştur ve onun taktiklerini kullanarak 'Çöl Tilkisi' ni Kuzey Afrika'dan sürer.Bu başarısı üzerine korgeneralliğe terfi ettirilerek Sicilya 'ya gönderilir.Burada Müttefiklerin diğer bir ünlü komutanı İngiliz mareşali Montgomery (Michael Bates) ile bir rekabete girer.Kimi zaman üstlerinin emirlerine itaatsizlik eden,bencil,boşboğaz ve küfürbaz bir asker olan Patton'un bu huyları onun askeri dehasının önüne geçer.Disiplin takıntısı yüzünden bir hastane teftişi sırasında korkaklıkla suçladığı hasta bir eri tokatlaması ve ona herkesin içinde hakaretler yağdırması kariyerini tehlikeye sokar.

Münzevi müzisyen Brian Wilson'ın hayatını anlatan film, sanatçının 1960'lı yıllardaki başarılarından The Beach Boys günlerine uzanan bir çizgide ilerliyor. Wilson'ın hem şarkı sözü yazarı hem solist olarak sürdürdüğü sanatçı kişiliğinin yanı sıra yaşadığı psikolojik sorunlar da filmde odaklanılan noktalardan biri. Babasının yol açtığı travmaları yıllarca taşıyan Wilson'ın gördüğü tedaviler ve Melinda Ledbetter ile yaşadığı aşkın da ele alındığı filmde Wildson'ın gençliğini Paul Dano, ileri yaş dönemini John Cusack canlandırıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir