
Anna Raadsveld
Lellebelle

Küçük bir çiftlikte yaşamını sürdüren on dokuz yaşındaki Belle için en önemli şey, severek çaldığı kemanıdır. Etrafında bulunan herkesin kafayı seksle bozmuş olmasına bir anlam veremeyen genç kız, sadece hoşlandığı ve delice sevdiği kişiyle birlikte olmaya sıcak bakmaktadır. İyi bir keman virtüözü olmak isteyen genç kız, en büyük amacını gerçekleştirebilmek için, oldukça büyük riskler almak zorunda kalacaktır.

Anna Raadsveld
Lellebelle

Benja Bruijning
Jesse

Charlie Dagelet
Yukshi

Tom Van Landuyt
Vincent

Renée Fokker
Belle's Mother

Joost Bolt
Hendrik

Isis Cabolet
Belle's Sister
Roscoe Leijen
Gigolo John

Tom Jansen
Teacher Wolf
Maureen Teeuwen
Juror #1
Barbara Beernink
Juror #2

Chava Voor in 't Holt
Village Girl #1

Tess Milne
Village Girl #2
Steven Joles
Hendrik's Friend
Alicia Berendse
Candidate

S&M2, the live concert film from Metallica and the San Francisco Symphony is the concert event of the year! S&M2 features 20 songs from the two-night event that opened San Francisco’s new Chase Center, with many Metallica fan favourites and two unique classical songs chosen by San Francisco Symphony Musical Director, Michael Tilson Thomas. S&M2 is newly re-edited by the band, with re-mixed and remastered audio, for a whole new look and sound from the original theatrical run in October 2019.

2. Dünya Savaşı'ndan dönen Paul, otobüste Victoria adında genç bir Meksikalı kadın ile tanışır. Kadın hamiledir ancak evli olmadığı için, ailesinin, özellikle toprak sahibi babası Don Pedro Aragon'un tepkisinden çekinmektedir. Paul, Victoria'ya, kocası rolünü oynayabileceğini söyler. Karı-koca rolü oynamaya başlayan iki genç, kısa bir süre sonra birbirlerine karşı bir yakınlık hissederler. Bunun adı aşktır ve uğrunda bütün engeller yıkılmalıdır.

Filmde, güzel Meg, kırılgan Beth, romantik Amy, ünlü bir yazar olmak isteyen fevri Joe ve şefkatli anneleri Marmee'den oluşan, birbirine kenetlenmiş March ailesnin kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü, ama her zaman umut dolu yaşamlarının hikâyesi anlatılıyor.

Michael Dorsey, New York'ta yasayan işsiz bir oyuncudur. Bir taraftan oyunculuk dersleri veriyor bir taraftan da filmlerde, tiyatrolarda rol almak icin denemelere gidiyor. Fakat bir turlu istedigi rolleri alamiyor, ya çok kısa buluyorlar kendisini, ya baska birini dusunuyoruz diyorlar v.s. Birgun yakin arkadasi Sandy ile televizyonda yayinlanan bir pembe dizi için prova yapiyorlar. Sandy'e destek olmak icin onunla beraber gidiyor ve kaderin cilvesiyle sonradan rolu kendisi alıyor. Tabii Michael Dorsey olarak değil ama Dorothy Michaels olarak. Bunu yaparken de söylediği sadece arkadaşi Jeff (Bill Murray) ile beraber hazirladikları tiyatro oyunu için gerekli parayı kazanmak. Bundan sonra Michael, ikili bir hayat sürmeye başlıyor. Aynı dizide rol alan Julie (Jessica Lange) ile tanişmasi işleri iyice kariştiriyor. Çünku Michael Julie'ye aşık oluyor.

Joe Fox, kitap marketleri zinciri sahibi bir patrondur. Kathleen Kelly ise işlettiği küçük kitapçı dükkanı ile Fox'un acımasız rekabetine karşı koymaya çalışan küçük bir işletme sahibidir. Kader, bu 2 ayrı insanı internette karşı karşıya getirir.


Biri İngiliz biri Amerikalı iki sevgilinin 1 sene boyunca yaşadıkları müzik ve cinsellik ile dolu yoğun ilişkileri.

Janet ve Ursula Widdington sakin bir kıyı kasabasında yaşayan iki kardeştir. Büyük bir fırtınanın sabahında uyandıklarında, kıyıya vurmuş, yaralı bir genç adam Andrea ile karşılaşırlar. Bu genç adam Ursula'nın içindeki özlem duygusunu ve Janet'in içindeki annelik içgüdülerini uyandırırken, savaş zamanını yaşayan kasaba halkı tarafından korku ve şüphe ile karşılanır.

Mollie (Kristie Alley) bekar bir annedir ve kendisi için uygun bir erkek arkadaş aramaktadır. Oğlu Mikey'in ise daha iyi bir fikri vardır. Annesinin buluştuğu erkekler içinde hangisinin daha iyi bir baba olacağına karar vermeye çalışmaktadır. Tabii annesi kendisini anlarsa...Ve karşısına bir gün James (John Travolta) çıkar...

Paul Morse, her ailenin kızını güvenle evlendirebileceği türde, dünyanın en iyi niyetli damat adaylarından biridir. Arkadaşları evlenmesine kısa bir süre kala, ağırbaşlı arkadaşları için bir bekarlığa veda partisi düzenlerler. Herşey belli kurallar içinde giderken, Paul’un parti sabahı başka bir kadınla uyanmasıyla darmadağın olur. Üstelik, ayrıntıları hatırlamasa da gece birlikte olduğu kadın biricik nişanlısının kuzendir...Olayı kapatmak için küçük bir yalan uydurur karısına, fakat küçücük yalan, karda yuvarlanan kar parçası gibi büyüyerek işleri içinden çıkılmaz bir konuma getirir. Artık geri dönüş yoktur, ya da söylenecek başka yalan kalmamıştır!..

Evlatlık Heathcliff ile üvey kızkardeşi Cathy arasındaki umutsuz ve yıkıcı ilişkiye odaklanan bu karanlık, neredeyse konuşmasız filmde intikam peşinde koşan sadist antikahraman Heathcliff’i ilk kez zenci bir oyuncu canlandırıyor.

Artık konuşan bebek Mikey'nin küçük bir kız kardeşi var. Üstelik de, Mikey tam Mollie'yi ideal baba olarak gördüğü James'le bir araya getirmişken. Bebek Julie doğduktan sonra, Mikey de kendini pabucu dama atılmış bir çocuk gibi hissetmeye başlıyor ve komik olaylar ailenin peşini bırakmıyor.

17 yaşında, çalışkan, üniversiteye gitmek üzere olan, sorumlu ve güvenilir evlat Joel Goodsen ile tanışın… Joel'in ailesi şehir dışına çıkınca oğullarını evde yalnız bırakırlar. Chicago'nun zengin banliyösünde babasının Porsche'siyle evde yalnız kalan Joel, çok uzun zamandır iyi bir evlat olduğuna ve artık eğlenme zamanının geldiğine karar verir. Babasının Porsche'si ile yaşadığı talihsiz bir olaydan sonra Joel, riskli bir şekilde biraz para toplamak zorunda kalır.

İki Amerikalı kız kardeşin Paris'in duyarlı ve çekici atmosferinde kendilerini kaybetmeleriyle, kültürler ve tutkuların birbirine karıştığı bir ahlak ve görgü kuralları komedisi ortaya çıkar. Isabel (Kate Hudson) hamile üvey kız kardeşine (Naomi Watts) yardımcı olmak için Paris'e doğru yola çıkar, şehre vardığında ise kocasının (Poupaud) onu terk ettiğini öğrenir. Kendilerini melankoliye terk etmemeye karar veren kız kardeşler, Paris sosyal hayatına hızlı bir giriş yaparlar, böylece kültürler arası tatlı romantizm ve pembe renkli ilişkiler başlar. Le Divorce, iki kültür arasında ahlak, seks, yemek, moda ve hayatın kendisi üzerine olan farklılıkların zengin karmaşıklığını gözler önüne seren güzel kahramanlar Isabel ve Roseanne' in zevkli hikayesi.

Sıradan bir hayatı olan Clarence çizgi roman dükkanında çalışmaktadır. Bir gün Alabama isimli fahişeyle tanışır ve ona aşık olur. Fakat onu eski hayatından kurtarmak hiç de kolay bir iş değildir ve bir de Alabama'nın patronundan uyuşturucu çalacaktır. Tony Scott'un kendi çektiği filmler arasında en sevdiği film olan True Romance' ın senaristliğini de Quentin Tarantino yapmıştır.

Elias 14 yaşında ve aslında tüm dünyası okulla sınırlı. Ta ki, karşı eve yaşıtı Alexander taşınana kadar! Onunla tanıştığında, Elias daha önce hiç hissetmediği yepyeni ve heyecan verici duygularla tanışır. İlk kez gerçekten âşık olduğunu fark eder ve her boş anını yeni arkadaşıyla geçirmek ister! Alexander bir gün Elias'a açılır ve aslında erkeklere ilgi duyduğunu söyler. Elias ise içindeki bu yoğun duyguları bastırır, çünkü çevresinin tepkisinden korkmaktadır. Alexander'a olan hislerini saklar ve yalan söylemeye başlar. Ta ki dedesiyle yaptığı bir konuşma ona gerçekten ne istediğini hatırlatana kadar.

Harry Madox, bilinmeyen yolculuğuna küçük bir Texas kasabasında mola verir. Bu molanın sebebi de Gloria Harper adlı muhasebeci bir genç kızdır. Harry, Gloria’nın çalıştığı ikinci el araba mağazasında işe girer. Patronun karısı Dolly Harshaw ile tanıştıktan sonra ise Gloria ve Dolly arasında gidip gelir. Bu gelgitler arasında da Harry kendini garantiye almak için kasabanın bankasını soyar ve sonrasında işler iyice karışır.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

New York, 1960'ların başları. Canlı müzik sahnesinin ve çalkantılı kültürel değişimin ortasında, Minnesota'dan 19 yaşındaki gizemli bir genç, gitarı ve devrimci yeteneğiyle West Village'a gelir. Amerikan müziğinin akışını sonsuza dek değiştirecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir