
Venkatesh
Aditya / Aadi


Apollo Creed'e karşı son dakika kararı ile kaybetmiş olsa da Rocky artık adını duyurmuş ve iyi bir yaşama kavuşmuştur. Adrian ile evlenen Rocky boksu bırakmış ve maçtan kazandığı parayı harcamaya başlamıştır. Ancak bir dizi düşük ücretli işte başarısız olduktan sonra, Rocky düzgün bir hayat yaşayabilmesinin tek yolunun tekrar boksa başlamak olduğunu fark eder. Öte yandan Creed, dövüşü kazanmış olsa da taraftarların büyük eleştirileri ile boğuşmaktadır. Creed bu eleştirileri bertaraf etmek için Rocky’e rövanş maçı teklif eder.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu unvanını kazandıktan sonra, Rocky yakaladığı şöhretin ve servetin keyfini sürmektedir. Birçok reklamda ve televizyon programında yer almaktadır. Sayısız kere unvanını korumak için ringe çıkan Rocky emekli olmayı düşündü sırada James "Clubber" Lang tarafından halka açık bir şekilde meydan okunur. Rocky eski rakibi yeni dostu Creed’in de yardımı ile son bir kez unvanını korumak için ringe çıkacaktır.

Yetiştirdiği öğrenciler ve rol aldığı filmler ile Bruce Lee’nin namı Amerika’da hızla yayılmaktadır. Turnuvaları bir bir kazanan ve dünyanın en iyisi olduğunu düşünen Bruce Lee’ye, Şaolin Manastırı’ndan Amerika’ya gelen dövüş sanatları ustası Wong Jack Man meydan okur. Lee’nin Amerikalı genç öğrencisi Steve, iki usta arasında, yapacakları dövüş için arabulucu rolü üstlenir ve ikisiyle de dost olur. Bu esnada Steve’in sevdiği kız, mafyanın eline düşer. Bruce Lee ve Wong Jack Man, Steve’i ve kız arkadaşını kurtarmak için suç çetesine karşı güçlerini birleştirirler.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Yakın bir gelecekte, yeni bir dövüş sporu ortaya çıkmıştır. Bu, yaklaşık 2000 kiloluk dev robotların kıyasıya dövüştüğü bir boks maçıdır. Robotlar insanlar tarafından eğitilmektedir. Bu antrenörlerden biri de Charlie Kenton'dır.

Güney Afrika'da apartheid rejimi altında yaşayan İngiliz yetim PK, kendisini Afrikalılar ve adaletsiz sistemle bitmek tükenmek bilmeyen bir kavga içinde bulur. Ailesinin politik inançları yüzünden huzursuz edilen genç PK; nazik, görmüş geçirmiş bir makum olan tek arkadaşından yardım ister ve ondan boks yapmayı öğrenir.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

An unscrupulous boxer fights his way to the top, but eventually alienates all of the people who helped him on the way up.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.

Yıl 1943. 2. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Berlin'den toplanan bir grup Yahudi, katır vagonlarında toplama kampı Auschwitz'e doğru yola çıkar. Su ve yemek verilmeyen insanların çoğu bu acı dolu yolculuk sarasında hayatını kaybeder. Ancak yaşam savaşı geride kalanlar için devam etmektedir. Eski yaşantılarına özlem duyan ve farklı sınıflardan gelen bir avuç insan artık aynı kaderi paylaşmaktadır. Bir türlü bitmek bilmeyen zorlu yolculuk sinirlerin harap olmasına ve dengesiz davranışlara sebep olur. Artık hepsinin aklındaki soru aynıdır; acaba hayatta kalmayı başarabilecekler mi?

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

Filmde, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kadın olan Trudy Ederle'nin inanılmaz ama gerçek hikâyesi anlatılıyor. Ederle, ablasının sarsılmaz desteği ve antrenörlerinin yardımlarıyla ataerkil toplumun düşmanca tutumunu ve karşısına çıkardığı tüm zorlukları aşarak ABD'nin Olimpiyat yüzme takımına girmeyi başarmış ve Fransa-İngiltere arasındaki 34 kilometrelik mesafeyi yüzerek geçmişti.

Swiss girl Adelheid 'Heidi' is orphaned young. Aunt Detie brings her to grandpa Alp and his wife, who live isolated in the Alps since his murder charge. Heidi soon takes to the wild country, especially accompanying young goatherd Peter. Grandpa refuses to send her to school in the city, but aunt Detie returns and forces him to give in. She's sent to a posh lady in Frankfurt, where she'll be a companion for crippled daughter Clara after school hours.

Deneyimli bir koç olan Jim White, hayatında bir süredir bazı problemlerle mücadele etmektedir. Yaşadığı birtakım talihsiz olaylardan dolayı California'nın en fakir bölgelerinden olan McFarland'a yerleşir. Jim White burada, genç lise öğrencilerinin spora olan yatkınlıklarını keşfeder ve onların saklı kalmış potansiyelini ortaya çıkartmak ister. Gençleri bir yarışmaya hazırlayan White, onlara hayatlarının fırsatını da sunacaktır. Daha önce Tek Başına (North Country) filmiyle tanıdığımız Niki Caro'nun yönetmen koltuğuna oturduğu yapımın başrolünde usta oyuncu Kevin Costner yer alıyor.

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.

Pierre Dulaine gönüllü olarak bir grup cezalı öğrenciye salon dansı veren Manhattanlı bir dans öğretmenidir. Öğrenciler ilk başlarda Dulaine’in orada bulunma sebebini öğrenince ona karşı oldukça şüpheli yaklaşırlar. Ancak Dulaine’nin değişmeyen tavrı ve dansa olan bağlılığı sayesinde yavaş yavaş uyguladığı programı takip etmeye başlarlar. Hatta zaman geçtikte aldıkları eğitimi bir adım ileri götürerek Dulaine’nin klâsik dansı ile kendi tarzları olan hip hopu birleştirerek ortaya eşsiz bir karışım çıkartırlar. Belli bir süreden sonra Dulaine bu grubun sadece dans hocası değil, aynı zamanda akıl hocası olacaktır. Hayatları boyunca herhangi bir şeyle mücadele etmemiş olan bu grubu prestijli bir salon dansları yarışmasına katılmaya ikna edecektir...

James “Brick” Davis, a struggling attorney, owes his education to a mobster, but always has refused to get involved with the underworld. When a friend of his is gunned down by a notorious criminal, Brick decides to abandon the exercise of the law and join the Department of Justice to capture the murderer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir