
விஜய்
Guru / Prasad


விஜய்
Guru / Prasad

శ్రియా శరణ్
Abhinaya

Namitha
Dhanalakshmi

Santhanam
Guru's friend

Ashish Vidhyarthi
Anand Chelliah (Abhinaya's father)

Geetha
Guru's Mother

எம். எஸ். பாஸ்கர்
Guru's coach

Sathyan Sivakumar
Guru's Friend

Sayaji Shinde
Corrupt Jeweler

Ganja Karuppu
Guru's Brother

Tanikella Bharani
Guru's Father

Shakeela
Shakeela (Special Appearance)

Chaams
Train Passenger

Sriman

Appukutty

İdealleri olan ve ailesine oldukça düşkün olan " Maara" ekonomik krizden nasibini alır, öyle ki; babasını görmek için uçağa binmesi gerekir ve uçak biletlerinin çok pahalı olmasından ötürü uçağa binip babasının yanına gidemez. Bu durumu gurur yapan adam, şansının da yaver gitmesi ile bir havayolu şirketi kurar. Ancak bundan sonra ona sıkıntı verecek insanlar ile savaşmak zorunda kalacaktır.

A family from the underprivileged class is on the run after the teenaged son kills a rich man from the upper caste. Can the pacifist father be able to save his hot-blooded son?

Yetiştirdiği öğrenciler ve rol aldığı filmler ile Bruce Lee’nin namı Amerika’da hızla yayılmaktadır. Turnuvaları bir bir kazanan ve dünyanın en iyisi olduğunu düşünen Bruce Lee’ye, Şaolin Manastırı’ndan Amerika’ya gelen dövüş sanatları ustası Wong Jack Man meydan okur. Lee’nin Amerikalı genç öğrencisi Steve, iki usta arasında, yapacakları dövüş için arabulucu rolü üstlenir ve ikisiyle de dost olur. Bu esnada Steve’in sevdiği kız, mafyanın eline düşer. Bruce Lee ve Wong Jack Man, Steve’i ve kız arkadaşını kurtarmak için suç çetesine karşı güçlerini birleştirirler.

Kraliyet koruyucularının en cesurları ve en iyileri olarak, efsaneleşmiş kahramanlıkları ve tutkularıyla savaştıkları zamanın üzerinden yıllar geçmiş. Athos, oğlu Raoul'u yetiştiriyor ve basit bir hayat sürdürüyor. Porthos, daha şişman ve yaşlı olsa da, hala eski zamanlardaki büyük savaşları özlüyor. Aramis ise kaderini takip etmiş, bir rahip olmuş. Sadece d'Artagnan silahşörlerin başı olarak krala hizmet ediyor. Yıl 1660 ve Fransa zor günler geçiriyor. Silahşörlerin hizmet ettiği büyük kral XIII. Louis ölmüş, yerine kibirli ve acımasız varisi XIV. Louis geçmiş. Bu sırada Bastille'de neredeyse 10 yıldır yüzü maske ile saklanan bir kişi hapis yatıyor. Silahşörler, bir milleti kurtarmak için yeniden birleşip şimdiye kadarki en tehlikeli görevlerini yüklenmek zorundalar : bu mahkumu kurtarıp gizli kimliğini ortaya çıkarmak. Biri hepsi, hepsi biri için.

2003 yılının Ekim ayında alkollü bir gecede kız arkadaşından yeni ayrılmış olan Mark, üniversitenin bilgisayarlarına sızarak kampüsteki tüm kadınlarla ilgili bilgilerden oluşan bir veri tabanını içeren bir site yaratır, ardından yan yana iki fotoğraf koyarak kullanıcılardan hangisinin “daha ateşli” olduğunu seçmesini ister. Sitenin adını Facemash koyar; site bir anda virüs gibi etrafa yayılarak tüm Harvard sistemini çökertir ve görünürdeki kadın düşmanlığıyla kampüste tartışma yaratır; Mark, Facemash'ı yaratarak kasıtlı olarak güvenliği, telif hakları yasasını ve özel hayatı ihlal etmekle suçlanır. Tam o anda, Facebook'un altyapısını oluşturan iskelet ortaya çıkmıştır. Kısa süre sonra, Mark Harvard'da bir ekrandan diğerine , Ivy League üzerinden Silikon Vadisi'ne ve tüm dünyaya bir yangın misali sıçrayacak olan thefacebook.com sitesini oluşturur...

Filmin konusu sizi en yoksul vatandaşların yaşadığı Mumbai'nin kötü şöhretli gecekondu mahallelerine götürecek. Tanınmış bir politikacı, saf vatandaşlardan para kazanmaya karar verir ve insanları yasadışı bir şekilde evlerinden çıkarmaya başlar. Bu kadar üst düzey bir yetkiliye kimse bir şey diyemez ve elbette gecekondu sakinleri de polisten yardım ummazlar. Kritik bir anda, şehirde sıradan vatandaşları bürokratik keyfilikten korumanın görevi olduğunu düşünen asil bir haydut ortaya çıkıyor. Dürüst olmayan bir politikacı için çalışan insanları ezmeye başlar ve suç planının organizatörünü kendisi cezalandırana kadar dinlenmeyecektir ...


Filmlerinde dönemin toplum ve aile yapısına değinen Mike Leigh’nin rotası bu kez iki çocuklu bir İngiliz ailesine çevriliyor. Wendy ve Andy maddi sorunlarına rağmen ikiz kızlarıyla birlikte mutlu bir aile tablosu çizmektedir. Anne ve babalarının iyimserliğine rağmen Nicola ve Natalie portrenin dışından onlara bakmaktadır. Bulimia hastası olan Nicola, aksi tavırlarıyla kendine bir kalkan oluştururken, erkek gibi giyinen Natalie de kendi dünyasında yaşamaktadır. Birbirlerinden zihinsel ve duygusal olarak kopan aile bireylerinin birbirlerini tekrar keşfetmeleri ise filmin adının yarattığı beklentiyi bizlere hatırlatarak, kimi zaman hüzünlü ama sonuç olarak keyifli bir sinema deneyimi yaşatıyor. Film boyunca ve hatta film bittikten sonra da kahkahaları akıldan çıkmayan Alison Steadman çeşitli ulusal festivallerde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alırken, Nicola rolüyle çok başarılı bir performans sergileyen Jane Horrocks da “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü kazanmıştır.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler. "Şeytanla dans etmeye devam edersen bir gün peşinden evine gelir."

Yıllar önce bir grup ninja, Mouryou adlı şeytanın gücünü kullanarak bütün dünyayı fethetmeye çalışmışlar ancak başarısız olmuşlardır. Mouryou'nun bedeni ve ruhu iki farklı tapınağa mühürlenmiştir. Ancak Yomi, Mouryou'yu tekrar dünyaya çağırır ve bedenine kavuşana kadar kendi bedenini onun hizmetine sunar. Çok geçmeden başlayan savaşta Tsunade, Naruto'ya Shinon adlı rahibeyi koruma görevi verir. Üstelik bu görevde Sakura ve Lee ile birlikte Neiji'nin himayesinde olacaktır. Önemsiz gibi görünen bu görev aslında bütün savaşın kilit noktasıdır. Çünkü sadece rahibeler mühürleme yapabilmektedir ve Shinon geriye kalan tek rahibedir. Mouryou kendi bedenine kavuşmadan mühürleme işlemi yapılmak zorundadır ancak bu hiçte kolay olmayacaktır.

Pim Tayland’taki geçmişini bırakıp çok sevdiği kocası Vee ile Kore’de yeni hayatına başlar. Pim ile Vee’nin evlilikleri normal gözükmektedir. Pim’in sürekli bir işi vardır ve iyi arkadaşlara sahiptir. Pim ve Vee’nin hayatları bu haliyle iyi gitmektedir.Bu durum ta ki Pim’e Tayland’tan bir telefon gelmesine kadar sürer. Telefonla gelen haberde Pim’in annesinin hastalığına bir türlü teşhis konulamadığı ve çok hasta olduğu Pim ve Vee’nin birlikte, Pim’in annesinin yanına dönmeleri gerektiği söylenir.Pim Tayland’a vardığında geçmişte yaşadığı acı anılarla dolu bir tecrübeyi hatırlar. Fakat bu anılar geçmişte yaşadıklarından farklıdır.


Film, ikiz kardeşler Prem ve Raja'nın yıllar süren ayrılıktan sonra yeniden bir araya geldikleri Londra'da geçiyor. Uzun bir süre birbirlerinin varlığından bile haberleri yoktu, çünkü bir zamanlar Hindistan'da Raja, suçlu Charles tarafından kaçırıldı. Londra'ya gelen Raja, ilk görüşte aşık olduğu güzel Alisha ile tanışır. Kader, anlaşılmaz bir şekilde, yine de bu koca şehirde iki kardeşi bir araya getiriyor. Raja ve Prem çok garip koşullar altında ilk kez buluşurlar. Ve elbette bu önemli buluşma hayatlarını ciddi anlamda etkileyecektir.

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

On dokuzuncu yüzyılda ekonomik açıdan başarılı olmak için şeytanla anlaşan New Hampshire'lı bir çiftçi, anlaşmayı bozmak için Daniel Webster'ın desteğini alma hikayesi...Fantastik ögeler barındıran ,yapıldığı yıla göre ortalamanın üzerinde bir film.

Katy McLaughlin desires to work on her family's mountainside horse ranch, although her father insists she finish boarding school. Katy finds a mustang in the hills near her ranch. The headstrong 16 year old then sets her mind to tame a mustang and prove to her father she can run the ranch. But when tragedy happens, it will take all the love and strength the family can muster to restore hope.

Jean-Claude Van Damme'ın olduğu müthiş ve çarpıcı bir macera filminden daha iyi ne olabilir? İki tane Van Damme! Turbo motorlu ve heyecan seviyesini zorlayan bu aksiyon filminde heyecan iki kere, kargaşa iki kere ve eğlence de iki kere. Van Damme ailelerinin vahşice öldürülmesinden sonra birbirlerinden ayrılan Chad ve Alex Wagner isimli ikizleri oynuyor. Seneler sonra bu ikisi daha farklı olamazlardı: Chad Beverly Hills'te havalı bir fitness hocasıyken. Alex Hong Kong'un suçla dolu ara sokaklarında kaba bir kaçakçıdır. Fakat kader ikisinin yollarını kestirince ikisi başka bir ortak noktalarının olduğunu fark ederler. İkisi de birer döviş makinasıdır! Ailelerinin katilini bulmak ve intikam almak için kararlı olan dövüş ustası iki kardeş Hong kong limanında bulunan devasa bir yük gemisindeki sarsıcı bir sona kadar yumruklarını konuşturuyorlar.

Bir anne, kaybolan 3 yaşındaki oğlunu tüm çabalarına rağmen bulamaz ve zamanla ümidini kaybeder. Ancak oğlu dokuz yıl sonra, ailenin yeni taşındığı kasabada ortaya çıkar.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir