
Isabelle Huppert
Patience Portefeux

Patience Portefeux, Paris'te narkotikle mücadele biriminde tercüman olarak çalışan bir kadındır. Patience gün boyunca şehrin en büyük uyuşturucu tacirleri arasındaki günlük konuşmaları tercüme eder. Akşamları ise bakım tesisinde kalan annesi ile ilgilenir. Onun hayatı, uyuşturucu tacirlerinden birinin annesini tanıdığını fark etmesiyle bambaşka bir hal alır. Annesini korumak için harekete geçen Patience, bu süreçte uyuşturucu kaçakçılığı dünyasına dahil olmaya başlar. Çok geçmeden Patience, umutsuzca ihtiyaç duyduğu ekstra geliri elde etmek için, içeriden bilgi alıp, polis kaynaklarını kullanarak kendi suç ağını kurar ve Mama Weed'e dönüşür.

Isabelle Huppert
Patience Portefeux

Liliane Rovère
Mrs. Portefeux

Hippolyte Girardot
Philippe

Iris Bry
Hortense Portefeux

Pierre Rousselet
PC Security agent

Farida Ouchani
Kadidja

Rebecca Marder
Gabrielle Portefeux

Léonore Confino
Director of EHPAD

Jade-Nadja Nguyen
Colette Fo

Kamel Guenfoud
Brother Cherkaoui

Youssef Sahraoui
Brother Cherkaoui

Rachid Guellaz
Scotch

Mourad Boudaoud
Chocapic

Abbes Zahmani
Mohamed

Yann Sundberg
Fredo

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Los Angeles gettolarında birlikte büyüyen üç arkadaşın öyküsünü anlatan film, kenar mahallede yaşanan olaylara içten bir bakış atmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Kardeş gibi Doughboy ve Ricky Baker birbirlerine benzememekle birlikte her an birlikte takılmaktadırlar. Üçüncü kişi ise Tre'dir. Üçlü şiddet ve uyuşturucunun konuştuğu mahallerinde kendilerini ispat etmeye çalışır. 90'lı yılların başında gettoda yaşayan siyah gençler arasında yükselen nefreti, şiddete olan eğilimi, doğasına yakın bir şekilde sunuyor film. Yönetmen bu filmi 23 yaşında çektiği için sinema dünyasının yeni dahilerinden biri olarak selamlandı ve henüz 24 yaşındayken Oscar ödülüne aday oldu.

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.

Liam’ın annesi, onun 16. yaş gününden önce hapishaneden çıkacaktır. Liam, o döndüğünde her şeyin farklı olması için elinden geleni yapar, hiçbir zaman sahip olamadığı aile ortamını kurmaya çalışır. Ama öncelikle para bulması gerekir. Arkadaşlarıyla birlikte yaptığı plan, başını belaya sokacaktır.

Chiko, en tepeye oynuyor. O ve en iyi arkadaşı Tibet için; para, güç ve itibardan daha önemli bir şey yok. Hamburg’un kenar mahallelerinde yaşayan bu iki öfkeli Türk gencin hayatı; onların hayallerini süsleyen her şeyi kontrolü altında tutan uyuşturucu satıcısı Brownie, ile tanışmaları ile değişir.Chiko, Brownie’nin güvenini kazanmak için ne gerekiyorsa yapar ve çok geçmeden onun sap kolu olur. Ancak Tibet Brownie ile takışınca, Chiko kendini tehlikeli bir dengeyi korumaya çalışırken bulur. Hayatını tehlikeye atarak kazandığı her şey, şimdi bir ipliğin ucuna bağlıdır. İtibarı, konumu ve Tibet ile olan arkadaşlığı...

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

1997 yılında papa Brezilya'ya bir ziyaret yapacaktır. Özel Polis Harekatları Birliği BOPE'ye Papa'nın ziyaretinden önce favelalardaki bir mahallenin temizlenmesi görevi verilir. Bu operasyonu yürütmekle görevli Yüzbaşı Nascimento, karısının hamile olduğunu öğrenince birliğinden ayrılmaya karar verir, ama önce kendi yerine geçmeye layık birini bulmalıdır.

Paris'in hassas bir banliyösünden üç kardeş: Noumouke, Soulaymaan ve Demba. 15 yaşındaki küçük kardeş olan Noumuke; hangi kardeşin izinden gideceğine karar vermek zorundadır: ya avukat ağabeyi Soulaymaan’ın izinden gidecek ya da gangster ağabeyi Demba’nın.

Fargo', 'O Brother, Where Art Thou?' ve 'Intolerable'’ın yaratıcılarından Amerika’lı gangsterlerin hayatına karmaşık ve görsel bir bakış geliyor. MILLER’S CROSSING’de rakip çeteler, katil galerileri ve tetikçiler yeralıyor. Leo İrlanda’lı bir gangster ve politik patrondur, güvendiği teğmeni ve danışmanı anti-kahraman Tom’un yardımıyla bir Doğu şehrini yönetmektedir. Ama şehir üzerindeki kontrolleri, Johnny Casper (adında bir İtalyan patron ve acımasız yardımcısı Eddie Dane tarafından zorlanır.

Melissa is an experienced, exemplary prison guard. But a dangerous spiral is set into motion when she transfers to a Corsican jail, where she accepts help and protection from inmate Saveriu to get her bearings. Upon his release, he contacts Melissa expecting to collect.

Bu hareketli gangster komedisinin bahtsız başkahramanı Farés, artık torbacılığı bırakıp sakin bir hayata başlamak ister ama dediğim dedik annesi bütün birikimini harcamıştır. Son bir vurgunla durumu kurtarmaya çalışırken başı İskoç gangsterler, komplocu tetikçiler hatta deniz korsanlarıyla derde girer. Not: Bu filmdeki bazı sahneler yaşı küçük izleyiciler için uygun olmayabilir.

Paulette lives alone in a housing project in the Paris suburbs. With her meager pension, she can no longer make ends meet.

Tommy Bundy and Sincere are best friends as well as infamous and ruthless criminals and shot-callers in the hood. Respected by many but feared by all. As the police are closing in on them and new players are looking for a come up, will their reign last?

Öfkesi her zaman burnunda uyuşturucu tüccarı Jake Mazursky, Johnny Truelove’a olan borcunu ödemekte başarısız kalınca San Fernando Vadisinde sinirler gerilir ve bölgede egemenlik mücadelesi hızla tırmanır. Paralarını alamayan Johnny ve çetesi, fevri bir karar alarak Jake'in 15 yaşındaki küçük kardeşi Zack’i kaçırırlar.

Yamakasi, Paris sırtlarında yaşayan inanılmaz yetenekleri olan 7 genç hakkındadır. Yamakasiler hiçbir hileye başvurmaksızın, yer çekimini hiçe sayarak binaların çatılarından, balkonlarından ve duvarlarından atlayıp sıçrarlar. Mahalledeki bütün gençler onlara hayrandır ve onları taklit etmeye çalışırlar. Yamakasilere özenen bir çocuk ağaca tırmanırken kaza geçirir. Yamakasi'lerin, işe karışması ve bir hayat kurtarmak için yeteneklerini ortaya dökmeleri gerekir.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.

Ludlow kendi dünyası ile sokaklar arasındaki uçurumu hiçbir zaman aşmamış kıdemli bir polistir. Ancak karısını kaybettikten sonra hayatı keyifsiz, karanlık ve ölümcül bir hâl alacaktır. Görev aldığı polis departmanında yozlaşmaları fark eden Ludlow, partnerinin ölümü ile ilgili dosyada araştırma yaparken, tüm hayatını adadığı ve kendisinin de içinde bulunduğu teşkilâta başkaldırmak zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir