
Gigi Darlene
Sally

Naïve small town Indiana gal Sally arrives in New York City to attend college. While in New York Sally lives with four more worldly and uninhibited female roommates, goes to wild swinging parties, and falls for both a college professor and a young athletics major. Complications ensue after Sally discovers that she's pregnant.

Bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni Terrence Fletcher, diğer tarafta \"en iyi\" olmayı kafaya koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi Andrew Neyman. İki taraf da baskın karakterinden taviz vermeyince çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. Bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içinde kalan Neyman, küfürbaz Fletcher'ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. Ama Neyman'ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda, karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Claireece “Precious” Jones, aile içi şiddet mağduru, obezite hastalığına sahip, okumamış, ikinci çocuğuna öz babasının tecavüzü sonucu hamile kalan 16 yaşında bir ergendir. Precious aynı zamanda aşırı kilosundan dolayı içine kapanık bir genç kızdır. Ancak yaşadığı tüm bu sorunlu yanlara rağmen Precious içinde bulunduğu durumu kaderinin bir parçası olarak kabullenerek bir çıkış noktası bulma umudu taşır. Bu umudun kapısı, yaşadığı sorunlardan hayal dünyasında gezintiye çıkarak kaçmasıyla açılmaktadır.

Yaşanmış bir hikayeden esinlenerek çekilen film, kolejli bir spor kahramanının yaşam hikayesine dayanır. Ernie Davis, Heisman Kupası’nı elde eden ilk Amerikalı siyahidir. Hiçbir zaman profesyonel manada spor yapamasa da bu ünlü sporcunun eşitlik ve saygı için verdiği savaş, Amerikan sporunu kökten değiştirmiş ve gelecek nesiller ondan güç bulmuştur. Yoksulluk içinde büyüyen ve sporculuk kariyeri siyahi olduğu için engellenen Davis, 1960’larda Amerika’yı ikiye bölen İnsan Hakları Hareketi’nde ırkçılığı aşmanın sembolü olur.

Bir uçak kazası, Huntington'ın Batı Virginia kasabasını vurur, daha çok da Marshall Üniversitesini. Büyük uçak kazasında tüm futbol takımını ve teknik ekibini kaybeden Marsall Üniversitesi'ne Jack Lengyel gelir ve kimsenin istemediği o işi üstlenerek takımı yeniden toparlar.

Hazırladığı yapılacaklar listesiyle üniversite öncesindeki son yaz tatilinin keyfini doyasıya çıkarmaya hazırlanan Elle, Noah ve Lee konusunda bir karar vermelidir.

Yedi yıldır bitmemiş bir roman, çalıntı bir araba, ölü bir köpek, dengesiz bir öğrenci, kızgın bir eş ve hamile - üstelik de evli - bir metres!... Bunlar, Profesör Grady TRIPP'in (M.DOUGLAS) o hafta sonu başa çıkması gereken felaketlerin sadece bir kısmıdır. Ayrıca okulun aynı hafta sonu yapılacak yıllık Edebiyat Festivali'nde görevli öğrencilerin de sorumluluğu ondadır. Bu öğrencilerin hemen hepsi, yıllar önce tıpkı kendisinin de olduğu gibi birer "harika çocuk"tur. Bu çocukların en yeteneklisi ve profesyonel bir yalancı James LEER (T.MAGUIRE) ile tanışan Grady, tahmin ettiğinden de korkunç bir hafta sonu geçireceğinin henüz farkında değildir. 2001 yılında En İyi Müzik dalında Oscar® ödülü kazanan bu filmde Michael DOUGLAS, kariyerindeki en iyi performanslarından birini sergiliyor.

After being thrown away from home, pregnant high school dropout Maria meets Matthew, a highly educated and extremely moody electronics repairman. The two begin an unusual romance built on their sense of mutual admiration and trust.

Bianca (Mae Whitman) lisenin son sınıfına giden bir genç kızdır. Çok güzel olmamasına rağmen halinden ve görüntüsünden bir şikayeti yoktur. Ancak bir gün, lisenin popüler öğrencileri tarafından şişman ve çirkin olarak etiketlenip öyle tanındığını öğrenir. Lise hayatının son yılını kurtarabilmesi için bir an önce insanlarını algısını düzeltmek, önemli olanın dış görünüş olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu kavgada en büyük rakibi ise güzel Madison (Bella Thorne) olacaktır.

Kadınlara düşkün olan Jonathan ve Sandy’nin rekabeti gün geçtikçe daha da zararlı hale gelir. Kadınlar, içki ve tatminsizlikle dolu bir kısır döngünün içinde yaşamaya başlarlar. Bu savaşta esas düşmanlarının kendileri olduğunu anladıklarında artık çok geçtir.

Harley, Ilya’ya delice aşıktır. Onun da, pek ifade edemese de, kendisini aynı şekilde sevdiğinden emindir. İkisi de uyuşturucu bağımlısıdır ve New York’ta Heavy Metal’cilerin arasında takılırlar. Vakitlerini birbirleriyle didişerek, tartışarak ve bir yandan etrafı talan ederken bir yandan da ihtiyaçlarını karşılayacak parayı bulmaya çalışarak geçirirler. Holmes’un kendi hayat hikayesinden yola çıkan senaryo, Safdie Kardeşler ve Ronald Bronstein tarafından yazılmış. Sean Price Williams’ın grenli görüntüleri bizi New York’a başka bir açıdan bakmaya, çocukların bulanık ve belirsiz bakış açısını edinmeye çağırıyor. Safdie Kardeşler’in belki de en zorlayıcı ama en yoğun filmi olan Yalnız Cennet Bilir çoğunlukla profesyonel olmayan oyuncuların canlandırdığı karakterler aracılığıyla bizi rollerin karmaşıklığıyla baş başa bırakıyor. Film çılgın aşkın, bir Cassavetes filmi gerçekliğinin ve Garrel melankolisinin sarmaladığı tuhaf bir dünyaya açılıyor.

İyi kız Marj (Jane Malone) ve en iyi arkadaşı Hilary Faye (Mandy Moore), Amerikan Eagle Hristiyan Lisesi'nin en güzel kızlarıdır ve herkesin gözleri bu ikisinin üzerindedir. Fakat, her şey birden değişecektir. Aldatma, ikiyüzlülük ve lise gençliği üzerine çekilmiş başarılı bir komedi (USA Today). Bu mükemmel gençlik komedisi Kurtar Beni'de Macaulay Culkin ve Patrick Fugit'de oynuyor.

İki ahbapçavuş, kullandıkları bir tür uyuşturucu sayesinde zekalarını geçici olarak yükseltmeyi başarırlar. Bu otun etkisindeyken gösterdikleri performans sonucu Harvard üniversitesine girerler. Ancak otun etkileri kaybolduktan sonra düşük zeka seviyeleriyle başbaşa kalırlar..

In early 20th century New York City, an impoverished socialite desperately seeks a suitable husband as she gradually finds herself betrayed by her friends and exiled from high society.

Rachel (Ginnifer Goodwin) New York'ta bir hukuk firmasında çalışan yetenekli bir avukat, cömert ve sadık bir arkadaş, en iyi arkadaşı Darcy'nin (Kate Hudson) kendisine sürekli hatırlattığı gibi ne yazık ki hâlâ bekâr bir kadındır. Ancak 30. yaş gününü kutladıktan sonra, müzmin iyi kız olan Rachel, kendini hukuk fakültesinden beri aşık olduğu Dex'in (Colin Egglesfield) kollarında bulur… gelin görün ki Dex, Darcy'nin nişanlısıdır..Darcy'nin düğünü yaklaşırken çılgınca geçen haftalar boyunca olaylar üst üste gelirken, Rachel kendini içinden çıkılması imkânsız bir durumda, Darcy ile paylaştığı değerli dostluğu ve hayatının aşkı arasında kala kalmış halde bulur.

40 yaşına basmış Kassie Larson, suni döllenme yoluyla hamile kalmaya karar vermiştir. En iyi arkadaşı Wally, ona destek vermek için yanındadır. Ancak Wally gizlice, Larson'u hamile bırakacak kişinin ile kendisininkini değiştirir. Kassie hamile kalmıştır, çocuğunun gerçek babası nevrotik ve güvensiz Wally'dir.

New York'lu mimar Natalie çocukluğunda romantik komedi filmlerini sevse de artık acı gerçekle yüzleşmiştir; romantik komediler sahte ve gerçeklikten uzaktır. Artık yetişkinliğe erişmiş olan Natalie'nin tek hedefi şehrin bir sonraki gökdelenlerine imzasını atabilmektir. İşinde yükselmek isteyen genç kadın ne kadar çabalasa da şehri güzelleştirecek binalar tasarlamak yerine ofisin getir götür işleriyle meşgul edilmektedir. Ancak bu da yetmezmiş gibi günün birinde bir soyguncuyla karşı karşıya gelir ve bilincini kaybeder. Uyandığında ise hayatı en büyük kabusuna dönüşmüştür; bir romantik komedi filmine... Romantik komedi filmlerinin klişelerini birbiri ardına yaşayan genç kadın, kendini bir anda anlamlandıramadığı bir dünyada bulur. Bir film sahnesine dönüşen bu hayatında filmin sonu mutlu olacak mıdır?

3 bekar ve kafadar arkadaş - mimar Peter, sanatçı Michael, ve oyucu Jack - Manhattan'da aynı apartman dairesini paylaşmaktadırlar. Jack bir film çekimi için yurt dışına çıkınca, 2 ev arkadaşı kapının önüne terkedilmiş bir bebek bulurlar. Üstelik Jack'in kızı olan bu bebekten kendisinin de haberi yoktur! Jack dönesiye kadar bebeğin bakımını üstlenen iki arkadaş ne kadar büyük bir yükün latına girdiklerini ise çok sonradan fark edeceklerdir.

Film, sürpriz bir şekilde kocasından boşanan Deanna'nın kızının üniversitesinde öğrenci olmaya karar vermesini konu alıyor.

Mac ve Kelly Radner ikinci bebeklerini beklemektedir ve taşınmaya karar verirler. Yola getirdikleri mahalleden emin olan ve evi satmanın güvenli olduğuna karar veren çift yeni komşularının, Teddy ve kardeşlerinden daha beter bir kız kardeş grubu olduğunu anlar. Yeni komşularını alaşağı etmek isteyen Radner ailesi ve en iyi arkadaşları Jimmy ve Paula gizli silahları karizmatik Teddy’i savaşmak için geri getirirler. Başrollerinde Seth Rogen, Zac Efron, Rose Byrne, Chloë Grace Moretz, Dave Franco ve Ike Barinholtz'un yer aldığı filmin yönetmenliğini Nicholas Stoller üstleniyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir