
Eric Colvin
The Man


A new father going through a marital separation joins a dating app and matches with a beautiful but mysterious young woman... whose powers of seduction and manipulation entangle him in a mystery more horrifying than he could have ever imagined.

Çocukluğunun geçtiği evde kızını büyüten genç bir anne olan Gemma, "Öte" olarak bilinen karanlık boyuta geçebildiğini fark eder. Ancak bu tekinsiz alemdeki varlıkları gerçek dünyaya taşıyabildiğini keşfetmesi, hem kendisini hem de kızını büyük bir tehlikenin ortasına atar.

Küçük oğullarının açıklanamayan bir şekilde komaya girmesiyle sarsılan aile, evlerinde tekinsiz olaylar yaşamaya başlar. Çareyi bir medyumdan yardım almakta bulduklarında ise asıl tehlikenin evde değil, doğrudan kendi geçmişlerinde saklandığını fark ederler.

Lena Klammer, Estonya’da kapatıldığı akıl hastanesinden kaçarak Amerikalı zengin bir ailenin kaybolan çocuğunun yerine geçer. Bu şekilde Amerika’ya getirilen Lena, Esther adını alarak ailenin bir parçası olur. Fakat Lena’nın planları, ailesini ondan korumak için her şeyi yapmaya göze alan anne Tricia yüzünden riske girer.

Zengin bir İngiliz ailenin çocuğu olan 10 yaşındaki David kaçırılır. Çocuğu kaçıran Max Harper ve ortağı, yüklü bir fidye karşılı bu olayı klasik bir kaçırma olayı olarak görmektedirler. Ancak utangaç ve sessiz biri gibi gözüken küçük çocuğun gizli güçleri vardır.

Unable to conceive, a couple seeks to build a family with a young orphan, survivor of tragic childhood. But their act of love turns to horror when they realize the violence in their foster's past has returned to destroy the new family.

Sawyer Valentini, sıkıntılı geçmişinden kurtulmak ve yeni bir işe başlamak için yaşadığı şehirden taşınır. Fakat isteği dışında bir akıl hastanesine kapatılır ve orada en büyük korkusuyla yüzleşmek zorunda kalır. Korkuları gerçek midir yoksa yalnızca bir sanrı mıdır? Ona kimse inanmadığı ve yetkililer de yardımcı olamadığı veya olmadığı için korkularıyla doğrudan yüzleşmesi gerekir.

Garip ve yalnız bir sakin olan Patrick (Brendan Rock), bir karavan parkının arka tarafındaki karavanda yaşamaktadır. Şiddetli bir fırtına patlak verdikten sonra, gizemli bir genç kadın (Jordan Cowan) hava koşullarından korunmak için kapısına dayanır. Gece uzadıkça ve kadın Patrick hakkında daha fazla şey keşfettikçe, oradan ayrılmakta daha da zorlanır. Kısa süre sonra kadın Patrick'in niyetini sorgulamaya başlarken, Patrick de kendi gerçeklik kavramını sorgulamaya başlar.

Yüzyıllar boyunca ve kültürler arasında, ebeveynler çocuklarını, masum çocukları kaçırıp onları iğrenç, çürüyen torbasına tıkıştıran ve bir daha asla görülmeyen efsanevi Bagman hakkında uyardılar. Patrick McKee, çocukken böyle bir karşılaşmadan kıl payı kurtuldu ve bu, yetişkinliği boyunca onda kalıcı izler bıraktı. Şimdi, Patrick'in çocukluk işkencecisi geri döndü ve karısı Karina ile oğlu Jake'in güvenliğini tehdit ediyor.

Evan values family above all else, and anyone who gets between him, his wife, and newborn son learns that the hard way. But when it comes to violent tendencies, it seems the apple doesn’t fall far from the tree.

Şeytani zekâsıyla dehşet ve esrarengiz cinayetler işleyen, kurbanları arasında çocuklar bile bulunan seri katil Kyung-chul'u polis bir türlü yakalayamaz. Ancak, emekli bir polisin kızı öldürüldüğünde, kızın nişanlısı, gizli ajan Dae-hoon, katili kendi bulup cezalandırmaya karar verir. İntikamı kanlı olacaktır, bir canavara dönüşse bile.

Sam ve ağabeyi Michael sıradan zevkleri olan sıradan Amerikan gençleridirler. Fakat anneleriyle sakin ve huzurlu Santa Carla'ya taşındıktan sonra hayatları gizemli bir şekilde değişmeye başlar. Michael son zamanlarda bambaşka biri olmuştur ve annesi ondaki bu değişimden kesinlikle memnun kalmayacaktır. Yürek hoplatan bir korku, güldürü ve kıpır kıpır rock müziğini bir araya getiren The Lost Boys, vampir geleneğini yeniden şekillendiriyor. Joel Schumacher'in yönetiminde bir araya gelen müthiş oyuncu kadrosu sizi hem korkutacak, hem de güldürecek.

Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kabuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider.Fakat Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kabuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kabuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.



Adli psikiyatr Cara Harding, kişilik bölünmeleriyle ilgili hastalıklar konusunda uzmandır ve çözümü zor olan birçok davanın üstesinden gelmiştir. Kocasının ölümünden sonra kendini tamamen işine veren başarılı doktor, aynı zamanda büyük bir özveriyle kızı Samantha'yı da eğitmeye devam ediyordur. Şimdilerde babasının ricası üzerine yeni bir vakayı incelemeye başlayan Cara, tamamen sırlardan oluşan ve kendi uzmanlık alanına oldukça uyan David isimli bir adamı tedavi edecektir. Fakat durum göründüğü kadar basit değildir... Cara davanın içine girdikçe büyük bir karmaşaya tanıklık edecek, beklediğinden de zor bir işin içerisinde olduğunu fark edecektir. David birden fazla kişiliğe sahiptir ve bunların hepsi birer katildir.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.

Austin’in en ünlü DJ’i olan, Jungle Julia (Sydney Tamiia Poitier) en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le (Jordan Ladd ve Vanessa Ferlito) eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü bir şeyin farkında değildirler. Yaptıkları her şeyi izleyen biri vardır, Stuntman Mike (Kurt Russell), yüzünde derin bir yarası ve korkutucu bir arabası olan eski bir dublördür. Günlerdir kızları izleyen Mike, gecenin bitiminde, sabaha karşı yola koyulan kızların peşinden gider.

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir