
Randy Wayne
Luke Matthews

Doctor Luke Matthew's world comes crashing down when he loses the love of his life and becomes a father in the same night. When he hires Sage as the new nanny, they both begin to realize that the best form of medicine is letting go.

Kanada'daki küçük bir dağ kasabası, bir okul otobüsü kazasında bir düzineden fazla çocuğun ölmesiyle sarsılır. Büyük şehirden gelen bir avukat, kazazedelerin ve kurbanların ailelerine toplu dava açmaları için yardıma gelir; ancak çabaları kasaba halkını birbirine daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Aynı zamanda, kazadan sağ kurtulan bir genç kız, maruz kaldığı farklı türde bir hasarın getirdiği masumiyet kaybıyla hesaplaşmak zorundadır.

Lazarus’un blues çaldığı günler geride kalmıştır. Hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş, blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca, sadece hayallerini kaybetmez, ihanetin getirdiği aşağılanmada ruhunun da kaybolduğunu hisseder. Aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae çıkıncaya kadar.

Eski bir antrenör doğuştan atletik yeteneklere sahip bir öğrenciyi eğitmeye karar verir. Tam da hayatının en önemli yarışından önce yaşanan bir trajedi, onu geride bırakmaya çalıştığı geçmişiyle yüzleşmeye zorlar...

Grace, çocukların kısa dönemli kaldığı bir yetimhanede çalışan, orada evlerinden alınmış kötü durumdaki çocuklar için elinden geleni yapmaya çalışan genç bir danışmandır. Her ne kadar kendi hayatını yaşamaya çalışsa da derinden yaralar almış çocuklarla ilgilenmek bunu kolaylaştırmamaktadır. Şimdi ise uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle ciddi adımlar atmaya hazırlanırken onu derinden etkileyecek dönüm noktaları onu beklemektedir. Tüm bunlarla baş edebilmek için kariyerini ve daha da önemlisi kendisini tehlikeye atabilecek kararlar alması gerekecektir.

4 yakın arkadaş olan polis memurları, meslek hayatlarının en zor günlerini yaşamaktadır. Kötü giden hayatlarını değiştirmek ve hem birer koca hem de baba olarak sorumluluklarını yerine getirmeleri için birlikte bazı kararlar alırlar. Bu kararlar, hayatlarını tamamen etkileyecek ve dramatik sonuçlar doğuracaktır.

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan depresif bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur ama hastanede onu bekleyen haber hiç de iç açıcı değildir. Abisi vefat etmiştir ve Lee yetim kalan ergen yeğenine bakmakla yükümlüdür.

When Tragedy Strikes three Families, their Destiny forces them on a coverging path and mercy as the challenges of their fate could also resurrect their beliefs

In 1960s Los Angeles an energetic widow and her six children try to make a dream of theirs come true: to have a home of their own. They leave L.A. and head for the countryside, all the while facing numerous difficulties and obstacles during their journey.

When Eve, an interior designer, is deserted by her husband of many years, Arthur, the emotionally glacial relationships of the three grown-up daughters are laid bare. Twisted by jealousy, insecurity and resentment, Renata, a successful writer; Joey, a woman crippled by indecision; and Flyn, a budding actress; struggle to communicate for the sake of their shattered mother. But when their father unexpectedly falls for another woman, his decision to remarry sets in motion a terrible twist of fate…

Elliot Anderson (Kevin Costner), karısının bir araba kazasında ölmesiyle dul kalır. Elliot, kızı doğumda can verdiği için torunu Eloise (Jillian Estell)’i büyütür. Acısıyla baş etmeye çalışırken, Elliot’un dünyası, Afrikan Amerikan büyükanne Rowena (Octavia Spencer)’nın Eloise’in kendi kızını ölüme itmekle bağımlısı olan babası Reggie’ye verilmesini isteyince alt üst olur. Elliot kendisini bir anda velayet savaşında bulur ve ne pahasına olursa olsun torununu ilgisiz babasının eline vermeyecektir.

Ebeveynlerinin boşanmasıyla birlikte zor zamanlar yaşayan Nicholas, dünyaya karşı ilgisizleşir. Artık eski gibi gülümsemeyen Nicholas, derslerine girmez ve yalan söylemeye başlar. Babasının yanına taşınan Nicholas, yeni ailesiyle yaşamaya başlamasıyla her şeyin yoluna gireceğini düşünür. Ancak taşındığında orada bulunmak istemediğini fark eder ve annesinin yanına geri dönmeye karar verir. Ancak Nicholas’ın annesinin yanına geri taşınma şansı var mıdır?

Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın (Nicole Kidman & Aaron Eckhart) yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır.Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır. Becca oğlunun ölümünden sorumlu olan Jason (Miles Teller) adlı genç ile bir dostluk kurar ve onun dünyasını anlamaya çalışır. Acı Corbett çiftini farklı seçimlere sürüklerken, tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir kendini keşfetme süreci onları beklemektedir.

Uyuşturucu bağımlısı annesinin terk ettiği bebek, beyaz bir işçi ailesi tarafından evlat edinilir. Oğlunun ölmediğini öğrenen anne, onu geri alabilmek için mahkemeye başvurur.

Çocuk sahibi olamayan Joan Crawford, küçük bir kız evlat edinmeye karar verir. Ancak Joan ile evlatlığı Christina arasında travmatik olaylar yaşanacaktır.

Alejandro González Inarritu'nun Babel'inde, Fas'ta turistik geziye çıkan Amerikalı evli çiftin başına gelen trajik bir olay, dünyanın farklı ülkelerindeki dört ailenin yaşamında olaylar zincirini harekete geçirir. Koşullar açısından birbirine bağlı olan ama kıtalar, kültür ve dil açısından birbirinden ayrışan karakterlerin her biri, gerçek huzur ve teselliyi sadece aile kavramının sağlayabileceğini keşfeder.

New England'daki bir hazırlık okulunda çalışan, kimsenin sevmediği huysuz bir öğretmen, gidecek yeri olmayan birkaç öğrenciye göz kulak olmak için Noel tatili boyunca okulda kalmak zorunda kalır. Birkaç gün sonra okulda kalan tek öğrenci, 15 yaşındaki zeki ve baş belası Angus ve oğlunu Vietnam’da yeni kaybetmiş olan, okulun şef aşçısı Mary ile beklenmedik bir bağ kurar.

27. yaşına adım adım yaklaşan Catherine’in bütün hayatı babasının yanıbaşında ve onun gölgesinde geçmiştir. Delilikle dahilik arasında gidip gelen profesör babası Robert’la yıllardır ayrılmamış olan genç kadının hayatı uzaktaki kız kardeşi Claire’in gelişiyle değişir. Bir yandan buyurgan tavırlarıyla başa çıkmaya çalıştığı ablası, diğer yandan kendisine olan ilgisini her fırsatta dile getiren babasının öğrencisi Hal...

Meksikalı iki kardeş olan Paco ve Cruz ile kuzenleri Miklo’nun 70’lerde Los Angeles’ta katıldıkları sokak çetesinin hayatlarında yarattığı büyük değişimler konu ediliyor. Bu üç adamın 80’lerin ortasına kadarki yaşamları gözler önüne seriliyor. Çetenin şiddet uygulamayı zorunlu kılan birtakım işlerine bulaştıktan ve bu vesileyle hapishaneyle tanıştıktan sonra, tepeden tırnağa değişen karakterlerin her biri farklı yollara sapıyor. Böylece birbirlerine olan bağlılıkları da geçmişteki bir anı olarak kalıyor sadece.

Film, William P. Young'un 2007'de yazılan çok satan romanından esinlenilerek beyaz perdeye uyarlandı. Kızı Missy bir cinayete kurban gittikten sonra depresyona giren babası Mack Phillips (Sam Worthington), kızının ölü olarak bulunduğu kulübeye gitmesini söyleyen gizemli bir mektup alır. Şüphelerine rağmen oraya gitmeye karar veren Mack, kulübede üç yabancı ile karşılaşacaktır: İsa, Kutsal Ruh Sarayu ve Tanrı!

Fedakar bir annenin, kızının hastalığı sürecinde yaşadıkları ve onu iyileştirmek için verdiği mücadeleyi konu alan roman Christy Beam ve kızı Annabel Beam‘in hikayesi…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir