
Constance Bennett
Lady Pearl Grayston

Soon after being wed, American heiress Lady Pearl Grayston realizes her husband has married her for her money and is keeping a mistress. The two maintain a loveless marriage, a trade-off Pearl accepts in order to gain admittance to her husband's aristocratic social circle. While Pearl pursues her own affair with gigolo Pepi D'Costa, her visiting sister, Bessie, arrives and is appalled when Pearl's arrangement is revealed.

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.

Audrey Hepburn ve Holly Golightly isimleri, Truman Capote’nin çok satan romanı eğlenceli bir romantik komedi olarak beyaz perdeye aktarıldığından beri eş anlamlı hale geldi. Holly Brazilyalı bir milyonerle evlenmeye kararlı olan fazlasıyla eksantrik bir New York Şehir kızıdır. George Peppard, varlıklı Patricia Neal tarafından finanse edilen yan komşu yazarı canlandırıyor. Holly için doğru erkeğin kim olduğunu tahmin etmek kolay iş.

Kızının nişanlandığını söylemesi ile son davetlinin düğünden ayrılmasına kadar geçen sürede kızını çok seven bir babanın ayakta kalma çabasını anlatan bu klasik komedide Akademi Ödüllü Spencer Tracy ve Elizabeth Taylor başrolleri paylaşıyor. Kızı Kay, Buckley Dunstan ile nişanlandığını ilan ettiğinde avukat Stanley T. Banks böyle bir şeye hiç hazırlıklı olmadığını fark eder. Buna karşın, Kay'in evleneceğini öğrenmek karısı Ellie ile oğlu Tommy'yi son derece mutlu eder. Bir "oğul" sahibi olması, artık büyümüş ve kendi hayatını yaşayan minik kızını kaybedecek olan Stanley için bir teselli değildir. Belki her şey yoluna girecek, tabii eğer Stanley, Buckley'yi kabul edebilir ve düğünü atlatabilirse. Peki, düğün masraflarını kim karşılıyor? Tabii ki, gelinin babası.

Sean Connery ve Gena Rowlands: İleri yaşlarında birçok değişimi yaşamakta olan çok iyi bir çift... Ancak Gena, evliliklerinin 40. yılında Seanın bir maceraya atıldığını keşfeder. 25 yıl sonra bu gerçekle başa çıkmayı öğrenmeye çalışacaktır... Ryan Philippe ve Angelina Jolie: Connery ve Rowlandsın hayal bile edemediği karışık bir dünyada dostluk arayan iki kitap müdavimi, genç bir çiftir... Dış görünüşleri ne kadar düzgünse de güvensizlikleri yüzeyin hemen altındadır... John Stewart ve Gillian Anderson: Biri yalnız bir tiyatro yönetmeni ve diğeri ise yalnız bir mimar... Doğal bir kimyaya sahip ikili... Madeline Stowe ve Anthony Edwards: Öykümüzün en komik çifti... Birbirlerini aldatmaktadırlar... Hemen her akşam otel odalarında gizli randevuları vardır... Dennis Quaid. Akşamlarını barlarda kendisini dinleyecek herhangi birine fantastik hikayeler anlatarak geçiren biri...

Genç bir kadın, kaybettiği annesinin Londra Notting Hill'deki kendi fırınını açma hayalini gerçekleştirmek ister.

Genç ve bekar bir kadın olan Brontë'nin tüm istediği, büyük ve serası olan bir kata taşınmaktır. Doğru evi bulduğunda bekarlara verilmediğini öğrenir. Bunun üzerine yeşil kart alıp ABD vatandaşı olmak isteyen Fransız Georges ile sahte bir evlilik yapmayı kabul eder. Ancak göçmenlik dairesinin müfettişleri sık eleyip ince dokumaktadırlar. Bunun üzerine Georges, Brontë'nin yeni evine taşınır ve imtihanı geçebilmek için birbirlerini yakından tanımak zorunda kalırlar. Oysa dıştan bakıldığında gerçekten de uyumsuz bir çifttir onlar: Genç kadın tam bir idealist, üstelik vejetaryendir. Fransız ise sokaklarda büyümüş, pragmatik bir adamdır. Kırmızı ete ve şaraba bayılır.

Mütevazı geçmişe sahip çekici bir adamla evlenmemesi için ikna edilen Anne Elliot sekiz yıl sonra yolları tekrar kesiştiğinde bu kez kalbini dinleyip aşkı bulabilecek mi?

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Jane hayatı boyunca tam 27 kez nedime olmuş, bu evlilik seremonilerine eşlik etmiştir. Kız kardeşinin evleneceği haberi üzerine, zaten artık işi gibi olan nedimelik görevini seve seve kabul eder. Ancak damadı gördüğünde fikri değişecektir: Çünkü müstakbel damat, Jane'in önceden gizlice aşık olduğu Kevin'den başkası değildir.

Evening anne ile kızını bağlayan zamansız bir sevgiyi gözler önüne seren çok duygusal bir film. Bir annenin yaşam prizmasından onun iyimserlikle yükselip daha sonra bir dönüm noktasından tekrar alçarak sonuna gelmesini gösteriyor. Gerçek hayattan iki anne kız filmde buluşuyor. Vanessa Redgrave-Natasha Richardson ve Meryl Streep-Mamie Gummer. Bir anne ile kızının ve annenin en yakın arkadaşının hayatın farklı kısımlarındaki portresini çiziyorlar.

Lem ailesinin Minnesota’daki çiftliklerinde yetiştirdiği buğdayı satmak için Chicago’ya gider. Orada garson Kate ile tanışır. Lem çiftliğe geri dönmeden once birbirlerine aşık olur ve evlenirler. Lem’in annesi ve kız kardeşi Kate’i kabul eder ama oğluyla para için evlendiğini düşünen babası etmez. Çiftliğe biçiciler gelince Kate’e alırlar. Lem olayı yanlış anlar ve Kate’in de onlarla ilgilendiğini düşünür. Kate üzüntü içinde çiftlikten ayrılır. Lem ise peşinden onu bulmaya gider...

Robert, hayallerini gerçekleştirmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadır. Küçük yerleşim mekanlarında düğün şarkıcısı olarak çalışmaya başlayan Robbie'nin kaderi, bir düğünde garson Julia ile kesişince olaylar gelişir. Her ikiside nişanlı olan ikili yavaş yavaş yanlış kişilerle beraber olduklarını anlayacaklardır. Robbie, Julia’nın nişanlısının ne kadar güvenilmez bir insan olduğunu keşfeder ve bunu Julia’ya göstermeye çalışır.

Izzy, kendi kuaför salonunu işleten ve fikirlerini söylemekten çekinmeyen genç bir kadındır. Onun hayatı, evlenmek üzere olan Prens Thomas'ın düğününde çalışma fırsayı yakalamasıyla bambaşka bir hal alır. Bu süreçte Izzy ve prensin arasında beklenmedik bir kıvılcım oluşur. Bu durum Izzy ve Prens Thomas'ın kendi kaderlerinin kontrolü ellerine alıp, kalplerinin sesini dinlemelerini gerektiğini öğrenmelerini sağlar.

Hakkında yayılan dedikodulardan kaçmak için 1930'larda İtalya'ya taşınan Amerikalı, çekici bir kadın, kısa süre içinde zengin bir çevrenin ilgisini çeker. Kadının varlığı ve çevresindeki kişilerle kurduğu ilişkiler, bölgedeki bir çiftin evliliğinde şüphelere ve huzursuzluğa yol açar.

Tatlı cadılardan oluşan Owens ailesinin en neşeli ve heyecan dolu üyeleri, kız kardeşler Sally ve Gillian Owens'dır. Anne ve babalarının ölümünden sonra teyzelerinin büyüttüğü Sally ve Gillian, Owens ailesinin kadınlarının büyü yeteneklerine sahiptirler, ne var ki bu yetenek, beraberinde bir de lanet taşımaktadır. Aşık oldukları erkekler zamansız bir şekilde ölmeye mahkumdurlar.

Liv ve Emma en yakın arkadaşlardır ve çocukluklarından beri hayalini kurdukları evlilik tarihleri yaklaşıyordur. İstedikleri yerde, birbirlerine yakın tarihlerde evleneceklerdir. Birlikte o özel günlerine mutlu mesut hazırlanırken, evlenecekleri yerde yapılan bir hata işleri değiştirir; evlilik tarihleri aynı güne alınmıştır. Bu karışıklık birbirlerini iki düşman yapar. Şimdi arkadaşları önemli bir teste talip olmuştur.

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

Belgeselci ve "arkadaşlık uygulamaları" bağımlısı olan Zoe, sürekli yanlış kişileri seçmektedir. Zoe’nun çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda komşuları olan Kazım için ise sonsuz aşkın sırrı basittir: Ailesinin izinden giderek görücü usulü evlenmek. Zoe Londra’dan Lahor’a uzanan, görücü usulü evlilik hikayesini filme alırken bir taraftan da aşkı bulmanın yolları hakkında farklı bir bakış açısı kazanır.

Yirmi beş yaşındaki güzel hava durumu sunucusu Gabrielle iki erkek arasında kalmıştır: ünlü yazar ve namlı çapkın Charles mı, yoksa aile servetinin çekici fakat dengesiz mirasçısı Paul mu...Kız Paul’u tersleyince, o da rakibine karşı vahşi ve çılgınca bir nefret duymaya başlar. Gabrielle adamlardan birinin metresi ve diğerinin karısı olacaktır. Chabrol’un 50 yıllık kariyerindeki bu son filmi burjuvazi, entelektüellik ve televizyon kültürüyle zekice dalga geçiyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir