Tony Vorno
Sgt. Walsh


Revanche Avusturya'nın başkentinde bulunan modern bir genelevde yaşanan gizli bir aşk hikayesiyle başlıyor. Ukrayna'dan göç eden ve bedenini satarak para kazanan Tamara ile kadrolu satıcı Alex arasındaki ilişki, evin büyük patronlarında saklanmaktadır. Yeni bir hayat kurmanın düşlerini kuran çift, büyük patronun Tamara ile ilgili bazı kişisel planları olduğunu öğrenince, acele etmeleri gerektiğini kavrar. Alex'in yeni bir hayata başlarken ihtiyaç duyacakları parayı edinmek için pek masum olmayan bir çözümü vardır. Küçük bir soygun gerçekleştireceklerdir. Başta her şey yolunda gider, fakat soygun esnasında bir polisin çiftin kaçtığı arabanın lastiği yerine kızı vurup öldürmesiyle bütün planlar alt üst olur. Alex acısını içinde saklayarak kasabada yaşayan dedesinin yanına sığınır. Fakat yeni evi, Tamara'yı vuran polisin evinin çok yakınındadır ve Alex bu rastlantıyı intikam için kullanmaya karar verse de; polisin çocuk sahibi olmak için çabalayan karısının bambaşka fikirleri vardır.

Bu seksi ve modern gerilimde Akademi ödülü sahibi Judi Dench ve Cate Blanchett, biri iş arkadaşının suçlu sırrı yüzünden harcanan diğeri kendi karanlık saplantılarının kurbanı olan hınzırca eğlenceli, Oscar adayı performanslarını sergiliyorlar.Dench, Barbara Covett rolünde, iş dışında umutsuz ve yalnız bir hayatı olan demir bir yumrukla sınıfını yöneten bir öğretmeni canlandırıyor. Neşe saçan yeni sanat öğretmeni Sheba Hart'la tanışana kadar (Blanchett) bu böyleydi.Buna rağmen Barbara başta çok hoşlandığı yeni kafadar arkadaşı Sheba'nın bir öğrenciyle ilişkisi olduğunu öğrenince kıskançlık ve öfkesine yenilip kontrolden çıkar.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Wall Street devi Steven Taylor, sadık bir eş gibi gözükmekteydi. Halbuki değildi.Güzel karısı Emily Bradford Taylor da sadık ve sevgi dolu bir eş gibi gözükmekteydi. Oysa gerçekler çok farklıdır. Steven, Emily'nin aşığını onu öldürmesi için kiraladığında bu kusursuz bir cinayet gibi görünür.Gerçekte öyle değildir. Aslında bu kıvrak gerilim filminde, neredeyse hiçbirşey göründüğü gibi değil. 1954 yılında Alfred Hitchcock'un filme aldığı "Dial M for Murder"dan yola çıkılarak gerçekleştirilen filmde Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen başrolleri paylaşıyor. Klasik yapımı beğenenleri bu filmde birçok sürpriz bekliyor. Steven'ı da. "Kusursuz" planı her sekteye uğradığında işin içinden sıyrılmayı başarır. Peki her olayda bir adım önde olmayı becerebilecek midir?

Kalbinizi durduracak derecede heyecan verici bu macera filminde kıvılcımlar yüksekten uçar. Sanat hırsızı Robert ‘’Mac’’ MacDougal (Sean Connery), sigorta dedektifi Gin Baker’ın (Catherine Zeta-Jones) uluslararası entrikaların oluşturdugu sinsi tuzağına düşer. Polis tarihindeki en büyük kovalamaca için sahne hazırlanmıştır. Onlar bütün olasılıklar için hazırlanmış ve tüm detayları düşünmüşlerdir, bir tanesi dışında...


Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Yıl 1593 ve umut vadeden oyun yazarı Will Shakespeare, her yazarın zaman zaman başına gelen tıkanma hastalıklarından birini yaşıyor. Son komedisi Romeo ve Ethel, Korsanın Kızı bir türlü ilerlemiyor ve Londra tiyatro topluluğu sürekli bitmiş senaryoyu istiyor. Depresyona giren Will, tanrı vergisi yeteneğini kaybedip kaybetmediğini düşünmeye başlıyor. Tüm umudunu kaybetmişken güzel Viola ile tanışıyor ve aldığı ilham ile tüm zamanların en harika aşk hikayelerinden birini yazıyor. John Madden'in Shakespeare uyarlamalarının popüler olduğu bir dönemde gerçekleştirdiği bu sıradışı film, sempatik oyuncuları barındıran kadrosuyla hem çok sevilmiş hem de yedi Oscar ödülünün birden sahibi olmuştu.

Yaşamını çiftliklerde çalışarak kazanan Ennis Del Mar ve rodeocu Jack Twist, Brokeback Dağı'nda bir koyun sürüsüne çobanlık işine alınırlar. Dağda birlikte geçirdikleri zaman içinde her ikisi de başta duygularını inkâr etseler de birbirlerine karşı koyamazlar ve aralarında inişli çıkışlı, tutkulu bir ilişki başlar. İş bittiğinde ayrılırlar. Her ikisi de evlenip çocuk sahibi olur. Tam 4 yıl sonra Jack'in Ennis'e gönderdiği bir kart ile yolları yeniden kesişir.

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

En yakın arkadaşı Jimmy yakalanıp mahkemeye çıkarılınca, ona yardım etmek isteyen Kasap lakaplı Mark Read, davaya bakan hakimi kaçırır. Girişimi başarısız olan Kasap yakalanarak arkadaşıyla aynı hücreye konur. 16 yıl yatacağı hücresini Jimmy'nin yanısıra bir çete lideri olan Keithy George ile paylaşmaktadır. Keithy ile Kasap arasındaki bir anlaşmazlık, Kasap'ın onu öldürmesiyle sonuçlanır. Bunun üzerine Keithy'nin çetesi intikam almak amacıyla Jimmy'i tutarlar. En yakın arkadaşından canını kurtarmaya çalışan Kasap, birine zorla kulağını kestirir ve güvenliği için başka bir hapisaneye transfer edilir.8 yıl sonra, Kasap hapisten çıkar ve hesap sormak amacıyla eski dostu Jimmy'nin peşine düşer. Kasap'ın tek derdi Jimmy değildir. Eski bir düşmanı olan Neville'le uğraşması gerekecektir. Bu arada geçinebilmek için telekızlık yapan sevgilisi Tanya'ya da ilgi göstermelidir.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

A group of teenagers in South Florida enact a murder plot against their mutual bully, Bobby, who has emotionally, physically, and sexually abused them for years.

Altı insan, altı biyografi, altı hayat yazgısal bir şekilde iç içe geçiyor. Her biri bir yolculuğa çıkıyor. Gündüzlerden ve gecelerden geçen, sarp ve dikenli yollardan yaşamın kıyılarında dolaşan ve bizzat yolcuların benliğine giden birer yolculuk. Bir ucu Almanya Bremen’den başlayıp Karadeniz kıyılarına ulaşırken başka bir uç İstanbul’dan başlayıp Bremen’e ulaşmaktadır.

Set in the dark and old Parramatta prison built by the original convicts our lead character Ray a war veteran finds himself serving 18 months for manslaughter after defending his fiance. He soon realizes that the prison boss has it in for him and does everything possible to break Ray even going after his fiance.


Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.

Jay, kötü giden bir evliliğin ardından karısını terk eden ve barmenlik yaparak yaşamını sürdüren yalnız bir adamdır. Jay bir gün tek başına yaşadığı evinde tanımadığı, adını bile bilmediği bir kadınla birlikte olur. Başlarda sadece bedensel arzulara dayalı olarak başlayan bu ilişki zamanla birbirlerine aşık olmalarıyla yön değiştirir. Bu gizemli kadın hakkında her şeyi bilmek isteyen Jay, onu günlerce yaşadığı yer başta olmak üzere birçok yerde takip eder. Sonunda keşfettiği gerçek, ilişkilerini ne gibi bir noktaya taşıyacaktır?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir