
Marcel Hensema
Oncoloog Marco

Three teenagers appear to have a lot of fun on the children's oncology department on the fourth floor of a large hospital. Nick and Iwan both lost a leg as a result of bone cancer. For their friend Olivier, an amputation may be the next phase. The fourth of the bunch, Pepijn, is so ill and weak that he often stays in his room. Friendship and a deep desire to live keeps the guys mentally balanced. Their friendship changes when Gina arrives. Sickos is a humorous drama that deals with adolescence and chemotherapy.

1983 yapımı Larry McMurtry'nin kitabından James L. Brooks tarafından sinemaya uyarlanan bu film ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü, En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'nü ve filmin yapımcısı olarakta En İyi Film Akademi Ödülü kazanmıştır. James L. Brooks'un 30 yıllık sevgi dolu ilişkisinin senaryolaştırılmış versiyonunda, Shirley McLaine ve Debra Winger son derece dokunaklı unutulmaz bir anne kız ilişkisinde izliyoruz.

Ellili yaşlarının başındaki boşanmış Rémy, hastaneye yatırılır. Rémy'nin eski eşi Louise, başarılı bir maliyeci olan oğulları Sébastien'dan Londra'daki son derece cazip işini bırakıp eve dönmesini ister. Sébastien tereddüt eder; babasıyla ikisinin uzun yıllardır birbirlerine söyleyecek lafları kalmamıştır pek. Ancak insafa gelerek, annesine yardım edip babasının ölümcül kanserle mücadelesini desteklemek üzere Montreal'e uçar. Sébastien gelir gelmez yeri göğü birbirine katar, ilişkilerini devreye sokar ve Rémy'yi bekleyen sıkıntıları azaltmak uğruna, akla gelebilecek her şekilde sistemi zorlar. Babasının geçmişine damgasını vurmuş neşeli ekibi de, yani akrabaları, dostları, eski metresleri, onun yatağının etrafında toplar. Bu "barbar istilâları" çağında bu insanlar ne hale gelmişlerdir? O eski günlerin fütursuzca davranışları, dostluğu ve farfarası hâlâ yerli yerinde midir? Mizah, zevk düşkünlüğü ve arzular hâlâ düşlerini süslemekte midir?

Gerçek bir hikayeden esinlenen 50/50, rutin bir hayat süren 27 yaşındaki Adam'ın bir gün hissettiği ağrıyı kontrol ettirdiğinde ender görülen bir kanser türüne yakalandığını öğrenmesiyle gelişiyor. İstatistiklere göre %50'lik bir yaşama şansı olan Adam, bir yandan kanseri yenmek için mücadele ederken öte yandan hayatını tekrar ele alacak bir döneme girecektir.

İki uyumsuz komşu arasındaki dostluk, genç erkeğe ölümcül kanser teşhisi konduğunda beklenmeyen bir duygusal yolculuğa açılır.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Duncan düz bir dahi bir öğrencidir, Blade çocuk suçludur. Ancak okul kayıtlarıyla bir araya gelme nedeniyle herkes, her biri diğerinin olduğunu düşünüyor. Duncan, sadece okul zorbalığı onu zorlamaya çalışmaktan vazgeçerse ... ... dikkatini gerçekten kötü biradam olarak düşünmeyi sever. Ve Blade kesinlikle sorun yerine önemli olarak düşünülmeyi sever.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

This is the story of a dysfunctional New York family, and their attempts to reconcile

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Ünlü bir stand-up ustası olan George Simmons, kan dolaşımındaki bir sorun nedeniyle ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. George'un bir yıldan az ömrü kalmıştır. Ira ise ümit vaadeden ve George'u örnek alan bir stand-up komedyenidir. Ira ve George günün birinde aynı klüpte sahne alırlar. Ira'nın yeteneğini fark eden George, onu asistanı olması için ikna eder. Ira’nın hayatına girmesi ile George bir çalışandan çok, bir arkadaş edinmiştir.

Agnes kanserden yavaş yavaş ölürken, kız kardeşleri kendi ruhsal acılarına o kadar gömülmüşlerdir ki ona ihtiyaç duyduğu desteği sunamazlar.

Genç bir adam birdenbire iyileştirme yeteneği olduğunu keşfeder. Yeni yeteneğini anlamaya çalışırken, tanıştığı terminal kanserli genç bir kız ona yol gösterecektir.

George Monroe, kendi hayatının da mimarı olmak isteyen bir mimardır. Tek hayali tüm sevdikleriyle beraber yaşayabileceği bir yerde bulunmaktır. Bu hayalini gerçekleştirmek isteyen George, yeni bir ev yapmaya karar verir. Bu hayalini paylaşan karısı kısa bir süre sonra George'u terk eder. Artık George'un destekçisi, oğlu, komşularının kızı ve eski karısı olacaktır.

Eski bir askeri papaz olan Ernst Toller, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kendini toparlamak için çalışmaya başladığı yeni kilisesinin üyelerinden biri de Mary ve takıntılı derecede radikal çevreci eşi Michael’dir. Mary, Michael’ı da ilgilendiren önemli bir konu hakkında Toller'ın danışmanlığını ve yardımını ister. Toller, Michael’a danışmanlık yapmaya başladıktan sonra hayata farklı bir gözle bakmaya başlar. Köklü bir geçmişi olan kilisesinin şüpheli işlerini inceler ve bazı "sırlarını" keşfeder. Film bir tabuya dokunarak dini, daha doğrusu dini temsil eden kilisenin (kurum olarak) iş ve siyaset dünyasıyla olan ilişkilerini ve çevre gibi duyarlılık gerektiren konulardaki tutumunu sorgulamaktadır.

Julie, hangi mesleği seçeceğine karar veremeyen, ne çeşit bir erkekle mutlu olacağından emin olamayan enerjik bir genç kadındır. Özgür yaşamaya inancı onu hayatını paylaşmaya karar verdiği erkeklerle kolayca ilişki kurmaya yöneltir. Ama Julie eski ilişkilerin tamamen geçmişte kalmadığını, geleceğe de gölgelerini düşürebileceğini hesaba katmamıştır.

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.


Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri 'ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver'in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur.Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir