
Caitlyn Fletcher
Sarah Kimmick

After the death of her husband, a penniless woman moves into the home of her Uncle. Strange things begin to occur. Is the house haunted or is it something more?

Caitlyn Fletcher
Sarah Kimmick

Roberto Lombardi
Thomas Callan

Edward X. Young
Funeral Director
Jerry Ross
William Manning

Suzi Lorraine
Samantha Raymond
Linnea Sage
Kelly Davis

Jason Vail
Gary
Christina Sampson
Amanda
Michelle Valines
Detective Robinson
Gregory R. Campbell
Detective Jackson
Frank Fata
Bobby Kimmick
Samuel L.M. Cole
Uncle Steven
Vanessa Romanelli
Amy Morelli

Pamela Sutch
Mattie

Kerri Taylor
Funeral Director's Girl

Kadınsı duyguların çemberinde gittikçe daralan bir dünyanın, küçücük bir evde yalnız başına yaşamak zorunda kalma kavramıyla özdeşleştiği filmde Carole'u bitmek tükenmek bilmeyen tiksintisini bir an olsun bastırabilmek için öldürmek zorunda kalan bir tür seri katile dönüştürmüştür. Filmde bir güzellik salonunda çalışan Carole, oldukça içine kapanık genç bir kadındır. Bastırılmış cinselliği yüzünden hem özel yaşamında hem de işte dışlanan Belçikalı Carol, Londra'da beraber oturduğu kız kardeşinin evli sevgilisiyle tatile çıkmasının ardından evde tek başına kalır. Carol, korkularına teslim olur ve hayalle gerçekleri ayıramadığı dünyasında tamamen çözülür.

Helen Lyle, arkadaşı Bernie Walsh ile birlikte şehir efsaneleri hakkında bir tez hazırlamak isteyen bir üniversite öğrencisidir. Candyman hakkındaki efsaneyi duyunca tezi için Candyman üzerinde yoğunlaşır. Efsaneye göre her kim aynaya bakarak beş defa Candyman derse Candyman ortaya çıkacaktır.

An African American male is imprisoned and placed in solitary confinement after being found guilty of murdering his wife, as he's haunted by internal demons and his dead wife, and pushed to the breaking point by an abusive female guard.

Hitchcock tarzı olan filmde, Moor'un canlandırdığı Rachel Carlson, başarılı esrarengiz yazardır. Ama hayatı yedi yaşındaki sevgili oğlu Thomas'ın boğulmasıyla altüst olur. En yakın arkadaşı, Rachel'in yaralarını sarması ve tekrar yazmaya başlayabilmesi için uzak sakin bir balıkçı kasabasında sayfiye evi kiralar. Bu sessiz ve sakin balıkçı kasabasında, yaşadağı olaylar Rachel'ı hayatı ve akıl sağlığı için endişe etmesine ve korkmasına neden olur.

Joanna Mills'in (Sarah Michelle Gellar, The Grudge 1 ve 2 filmlerinin, Buffy the Vampire Slayer dizisinin yıldızı, bir nakliyat şirketinde satış temsilcisi olarak başarılı bir görevi vardır. Ancak özel hayatı babası ve onun için saplantı duygular besleyen eski erkek arkadaşı tarafından alt üst olmuştur. Bir gün hiç tanımadığı bir kadının hunharca öldürülmesine tanık olur. Katilin bir sonraki hedefi ise kendisidir. Gördüğü kabuslar, onu öldürülen kadının yaşadığı yere götürür. Bazı sırların saklanamayacağı ve ruhların asla yok olamayacağını keşfeder. Bu cinayeti çözerken, Joanna kendisi le ilgili pek çok bilinmezi de çözecektir.

Winter, 1843. A young woman is under investigation following the mysterious death of her family's matriarch. Her recollection of the events sheds new light on the ageless forces behind the tragedy.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

Şizofren annesinin intiharından sonra babasıyla Chicago'da şehrin biraz dışındaki küçük bir kasabaya taşınan Rose, yeni taşındığı evde bazı gizemler keşfeder ve bu gizemleri araştırmaya koyulur. Ama Rose, annesinin ölümünden sonra sakinleştirici ilaçlar kullanmaya başladığı için, babası kendisine pek inanmamaktadır.

Arthur Kriticos (Tony Shalhoub) ve çocukları, Kathy (Shannon Elizabeth), ve Bobby (Alec Roberts), birbirleri dışında herşeylerini kaybetmişlerdir. Jean (Kathryn Anderson) Arthur’un karısı ve çocuklarının annesi, geride kalanlara birşey bırakmayan bir yangında ölmüştür. Aile, ölenin yasını tutarken günün birinde Arthur’un egzantrik amcası Cyrus’un (F. Murray Abraham) bir garip evi miras bıktığını öğrenirler. Tamamen demir ve camdan inşa edilmiş olan ev, boş alanları, keskin hatlarıyla modern bir mimari eserdir. Evi gezdikçe ve cam duvarlarına hayranlıkla baktıkça, Arthur ve çocukları bir anda dönen talihlerine inanamazlar. Asıl bilmedikleri ise bu evin derinliklerindeki karanlık sırdır. Teker teker ortaya çıkan ve korkunç ölümlerin izlerini taşıyan oniki hayalet aileyi rahatsız etmeye başlar. Aile ise bu evden sağ kurtulmak için bir bulmacayı çözmek zorundadırlar. Kendilerini kurtuluşa veya ölüme götürecek olan bulmacayı...

John Reilly discovers that his family's newly inherited castle in Italy is haunted by a relentless, bloodthirsty creature.

Yaşlı bir kadını öldürme suçuyla dört yıl hapiste yatan bir adam hapisten çıkar. Çıkar çıkmaz da tekrar öldürme planları yapar ve olası kurbanları aramaya başlar. Önce araba kullanan bir şoförü öldürme girişiminde bulunur; fakat başaramaz ve kaçar. Bir ailenin yaşadığı bir eve gelir ve bir yandan sorunlu çocukluğunu düşünürken, bir yandan da evdekileri akıl almaz zevk ve hazlarına kurban eder.

Dan Gallagher, evli, başarılı ve mutlu bir avukat. Karısının evde olmadığı bir gün, partiye giden Dan, burada cazibeli bir kadın olan Alex Forrest ile tanışıyor ve birlikte oluyor. Küçük bir kaçamak yaptığını düşünen Dan ertesi gün kadını unutmak niyetinde ancak Alex'ten kurtulmak sandığı kadar kolay değil.

Garip ve yalnız bir sakin olan Patrick (Brendan Rock), bir karavan parkının arka tarafındaki karavanda yaşamaktadır. Şiddetli bir fırtına patlak verdikten sonra, gizemli bir genç kadın (Jordan Cowan) hava koşullarından korunmak için kapısına dayanır. Gece uzadıkça ve kadın Patrick hakkında daha fazla şey keşfettikçe, oradan ayrılmakta daha da zorlanır. Kısa süre sonra kadın Patrick'in niyetini sorgulamaya başlarken, Patrick de kendi gerçeklik kavramını sorgulamaya başlar.

New York’ta tek başına yaşayan Frances oldukça uysal mizaçlı, büyük şehirde tek başına ayakta kalmaya çalışan, genç bir kadındır. Günün birinde metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Hem yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances'in hem de kocasını kaybetmiş yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, anaç yapılı Greta hakkındaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

A fraught mother-daughter relationship is put to a terrifying test when the family patriarch dies, and the grieving mother hires a mysterious stranger to bring her husband back from the dead.

Bir çiftçi, karısını öldürdüğüne dair itirafını kâğıda döker. Ama kadının ölümü, korkunç bir öykünün sadece başlangıcıdır. Stephen King'in uzun öyküsünden uyarlandı.

Sophie (Susan Sarandon) eşi ve 2 kızıyla birlikte yaşadığı evinde tuhaflıklar farkeder ve gözlemleri eşinin iş arkadaşı olan Mara'dan (Emily Blunt) şüphelenmesine sebep olur. Mara gerçekten evine girmiş midir yoksa Sophie kızlarının güvenliğini sağlayabilmek adına aşırı hassas davranıp paranoya mı yapmıştır?Mara aslında kimdir?

An American school teacher in England drives past an abandoned car late one night, unaware that the driver was the victim of a murder. As she comes to terms with the realization, seemingly supernatural events start to affect the gothic manor she lives in with her husband.

Ed ve Lorraine Warren'in, gözlerden uzak bir çiftlik evinde karanlık varlıklar tarafından dehşete sürüklenen bir aileye yardım etmeğe gelirler. Güçlü bir şeytani varlıkla yüzleşmek zorunda kalan Warren çifti kendilerini hayatlarının en korkutucu vakasıyla karşı karşıya bulurlar.

San Francisco'da ünlü isimlerin birer birer öldürülmesiyle polis dedektifi Harry Callahan (namıdiğer Kirli Harry), yeni bir cinayet soruşturmasının içine çekilir. Cinayetlerin ardında, ünlülerin ölümlerine dair yapılan gizli bir bahis oyunu – yani bir “ölüm kumarı” vardır. Bu oyunun yaratıcısı, ünlü bir film yönetmeni olan Swan’dır. Listeye göre yıl sonuna kadar hangi ünlülerin öleceği tahmin edilmektedir. Ancak işler ciddiye biner; listedeki isimler gerçekten ölmeye başlar ve Callahan kendi adının da listede olduğunu öğrenir. Cinayetleri araştırırken bir yandan intikam peşindeki bir mafya babasıyla uğraşmak, diğer yandan da kendisine ilgi duyan TV muhabiri Samantha ile yakınlaşmak zorundadır. Olaylar ilerledikçe Swan'ın sadece bir hedef olduğu, gerçek katilin ise takıntılı bir psikopat olduğu ortaya çıkar. Callahan sonunda katili limanda kıstırır ve adaleti bir kez daha kendi yöntemleriyle sağlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir