
Arun Vijay
Ezhil/ Kavin


Arun Vijay
Ezhil/ Kavin

Vidhya Pradeep
Malarvizhi

Tanya Hope
Deepika

Smruthi Venkat
Ananthi

Fefsi Vijayan
Gopalakrishnan

Sonia Agarwal
Lakshmi
Satyajit Dhananjayan
Ezhil and Kevin's Father

Yogi Babu
Suruli

Meera Krishnan
Chechi

George Mariyan
Dhanasekhar
Yesakkiappan
Akash
Pallavaraja
Sreeni
Mugambikai Ravi
Dass
VJ Thanigai

Bir seri katil okul kızlarını öldürüyor ve kurban sayımı artmadan yeni bir polisin onu takip etmesi gerekiyor.

Frank Johnson, a sole witness to a gangland murder, goes into hiding and is trailed by Police Inspector Ferris, on the theory that Frank is trying to escape from possible retaliation. Frank's wife, Eleanor, suspects he is actually running away from their unsuccessful marriage. Aided by a newspaperman, Danny Leggett, Eleanor sets out to locate her husband. The killer is also looking for him, and keeps close tabs on Eleanor.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

A tough detective who is part of an elite New York City unit is trying to find out who killed his partner, but uncovers a plot to kidnap mobsters for money.

İngiltere… 1953 yılı… Küçük bir kasaba olan St. Mary Mead, sinema dünyasının kraliçesi Marina Rudd’un muhteşem dönüşüne hazırlanmak üzere, bu kasaba da bir ev satın almasıyla olaylar başlar. Bir süre sonra kasabaya gelen film yapımcıları, ünlü oyuncular ve set ekibi nedeniyle adeta bir festival yaşanmaktadır. Fakat verilen bir partide , içine zehir katılmış bir kokteyli hayranlarından birinin içmesi ve zehirlenerek ölmesiyle. Marina kendisini, amatör dedektif bayan Marple’ın da içinde bulunduğu gerçek bir gizemin içinde bulur…

Hercule Poirot uzun süredir beklediği tatili yapmak için Devon sahillerindeki Kaçakçılar Adası’nda bulunmaktadır. Her şey yolunda giderken ünlü bir aktris olan Arlena Stuart denizde boğulmuş olarak bulunur. Cinayet soruşturması başlatılınca aktrisle aynı otelde kalan tüm konukların bir şekilde Arlena ile bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Ama asıl cevap bulması gereken soru şudur: Ailesi dahil bu konuklardan hangisi Arlena’yı öldürecek kadar ondan nefret etmektedir.

Tatil için Kudüs’te bulunan Hercule Poirot, İki kişinin Petra’da işlenecek olan bir cinayet planı yaptığına kulak misafiri olur. Petra yolculuğunun konukları arasında Bayan Boynton, büyük oğlu Lennox ve karısı Nadine, kızı Carol ve diğer oğlu Raymond, genç ve büyüleyici güzellikteki kızı Ginevra ve ufak kardeşleri Jimmy bulunmaktadır. Bayan Boynton yıllar önce bir hapisanede gardiyan olarak çalışmış, çevresi özellikle kendi ailesi tarafından otoriter ve gaddar tavırlarından ötürü sevilmeyen sadist bir kadındır… Büyüleyici Petra gezisi sonrasında beklenen gerçekleşir. Kaldığı çadırda, bayan Boynton’un cesedi bulunur. Görünüşte kadın öleli 1 saati geçmiştir ve sıradan bir kalp krizi olarak görünse de de bileğindeki iğne deliği şüpheleri cinayet noktasına çekecektir. Albay Carbury’nin ricası üzerine Poirot soruşturmaya başlar…

Zodiac, San Fransisco körfez bölgesini dehşete boğmuş ve onlarca yıl boyunca şifreleri ve mektuplarıyla dört ayrı yargı bölgesinin yetkilileriyle alay etmiş bir seri katilin gerçek hikâyesine dayanan bir gerilim filmi. Bir avcıyı avlamak dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki onları eski hâllerinin birer hayaletine dönüştürür, yaşamları katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır.

ir araba kazasıyla ortaya çıkan korkunç gerçekler! Jack Terri, yetenekli bir ses teknisyenidir. Hayatını korku filmleri için eşsiz sesler kaydederek kazanmaktadır, fakat bir gün elinde olmadan içinde başkan adayının bulunduğu ve hayatını kaybettiği bir otomobil kazasının sesini kayda alır. Aynı otomobilde başkan adayının genç ve güzel metresi Sally de vardır ve ağır yaralanmıştır. Jack bir anda kendini, filmlerini aratmayacak kadar gizemli ve korku dolu bir hayatın içinde bulur. Çok yakında Jack ve Sally'den sadece biri hayatta kalacaktır çünkü bu skandal tıpkı bir şok dalgası gibi hükümetin üst düzeylerini de etkileyecektir.

Christian Wolff, karmaşık problemleri çözme yeteneğine sahiptir. Eski bir tanıdığı öldürülüp "muhasebecinin bulunması" için şifreli bir mesaj bırakınca Wolff, olayı çözmeye yardım etmesi için uzak ve oldukça ölümcül erkek kardeşi Brax'i dahil etmek zorunda kalır. ABD Hazine Müdür Yardımcısı Medina ile birlikte ölümcül bir komployu ortaya çıkarırlar ve acımasız bir katil şebekesinin hedefi olurlar.

Karısını tecavüz edip öldüren adamın peşine düşen Leonard Shelby'nin tek amacı intikam almaktır. Ancak bu adalet arayışındaki en büyük engeli, geçirdiği kaza sonrası yakalandığı tedavi edilemez bir kısa süreli hafıza kaybıdır. Kazadan önceki hayatını hatırlamasına rağmen birkaç dakika öncesini bile unutan Leonard, katili bulmak için zamanla ve kendi hafızasıyla amansız bir mücadeleye girer.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.


Bill Gillespie, Güney Amerikada küçük bir kasabada polis şefidir. Sonradan bölgenin şerifi konumuna gelir. Bill, suç olaylarını çözmeye ve suçluları yakalamaya çalıştıkça bir takım hileli küçük-kasaba politiklerini de kullanmak zorundadır. Bu süreçte dedektif Virgil Tibbs ve polis yüzbaşısı Bubba Skinner’dan destek almaktadır. Irk meselesine dair gerilim bölgede artmaktadır. Film Rod Steiger’a En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar getirmiştir. Ayrıca film 1967’de yılın en iyi uyarlama senaryo, en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında ödül sahibi olmuştur.

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.

Küçük kasabalarında bir dizi gizemli ölüm yaşandıktan sonra, Sidney Prescott’ın önderliğindeki sıra dışı bir grup arkadaş, maskeli bir katilin hedefi haline gelir. Ceset sayısı artmaya başlayınca, Sidney ve arkadaşları kendilerini korku filmlerinin “kurallarını” düşünürken bulurlar, çünkü kendileri gerçek hayatta bir korku filmini yaşıyorlardır.

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...

Kendi dedektiflik ajanslarını kuran Nick ve Audrey Spitz, milyarder arkadaşları kendi düğününden kaçırılınca, kariyerlerini değiştirecek bir davaya girerler.

Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir