
Carl Bernstein


Hayli bilgilendirici ve oldukça şaşırtıcı! “Şirket” bir yandan günümüzdeki modern şirketlerin kuruluş, yapı, gelişim aşamalarına özgün bir perspektif getirirken, bir yandan da bu kuruluşların yerküre üzerinde ekonomik, siyasi ve kültürel etkilerini ele alıyor. Kurumların günlük hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor ve bunun yanı sıra kurumsal tahakküme karşı mücadele veren birey ve grupları inceliyor. “Şirket”, kurumların pazar ekonomisine dayalı toplumlarda refah düzeyini yükselten ana etkenlerden biri olarak değerini koruyabilmesi ve varlığını uzun vadeli sürdürebilmesiyle ilgili bir çok soruyu gündeme getiriyor. Film, şirket yapısının kamusal ürünler üzerindeki etkisiyle ilgili endişelere dikkat çekerken üretim süreçlerinin genelin refahı için daha iyi nasıl organize edilebileceğini sorguluyor.

“Fahrenheit 9/11” Akademi ödüllü film yapımcısı Michael Moore’un, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde fırtınalar koparan ve koparmaya devam edecek gibi görünen çarpıcı ve sarsıcı yeni filmi.“Bowling for Columbine” filmiyle aldığı harika eleştiriler ve kazandığı büyük popüler başarıdan sonra, Moore, kendine özgü mizah tarzı ve ısrarcı tutumu ile Bush hükümetinin dış politikası hakkında korkusuz bir araştırmaya girişti. Ender görüntüleri, uzmanların ifadelerini ve kendisine özgü zor sorulara verilen cevapları birleştirerek avını gerçekleştirdi. Film bu günlerde Amerika’nın karşı karşıya olduğu en ateşli konuları ele alıyor. Michael Moore, 9/11’deki Suudi Arabistan bağlantısını görmezden gelip, Irak’la savaşa balıklama dalan George W.Bush ve yakın çevresine kuşkucu bir yaklaşımla yöneliyor.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un, küresel ısınmanın siyasi bir problemden çok, dünya için ciddi sorunlar teşkil ettiğini gösterme çabaları, bir belgesel şeklinde seyircilerin karşısına çıkıyor.

Taking inspiration from Peter M. Bracke's definitive book of the same name, this seven-hour documentary dives into the making of all twelve Friday the 13th films, with all-new interviews from the cast and the crew.

Bu belgeselde akademisyenler, aktivistler ve politikacılar, Afrika kökenli Amerikalıların suçluya dönüştürülmesini ve ABD’deki hapishane patlamasını analiz ediyor.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

Başkanlığı Donald Trump kazanmış olabilir; ancak Beyaz Saray'ın kapılarını açan Roger Stone'un siyasi taktikleridir. Onlarca yıldır Trump Ekibinin etkili bir üyesi olan siyasetçi Roger Stone'un yükselişi, düşüşü ve yeniden doğuşunu inceleyin.

Görmeye alışkın olmadığımız türden bir ergenliğe geçiş töreniyle, demokrasinin kalbine rahatsız edici bir yolculuğa çıkıyoruz: Texas'ın ötesinden 1.100 ergen erkek çocuğu, sıfırdan ve eksiksiz bir temsili hükümet kurmak için bir araya geliyor.

Gonzo gazeteciliğinin mucidi Dr. Hunter S. Thompson hakkındaki belgesel, bu efsanevi figürün yaşamının önemli duraklarına uğruyor. Cehennem Melekleri adlı motosiklet kulübüyle ilişkisinden Aspen’deki şerif pozisyonuna başvurduğu döneme, normlardan her daim uzak durmuş bir adamın portresi.

Bir genç kız ve sevgilisinin telefonlarına müstehcen, hakaret dolu mesajlar gelir. Peki bunları kim, neden göndermektedir? Bu şaşırtıcı belgeselde şoke edici gerçek açığa çıkıyor.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

One of America's top documentary filmmakers turns his attention to the outrageous and nearly unbelievable story of Joyce McKinney, a former Miss Wyoming beauty queen who gained a great deal of notoriety after being accused of kidnapping a young Mormon missionary, restraining him in chains and raping him in 1977 England. The unbalanced McKinney is extensively interviewed, particularly about her ambition to write a memoir telling her side of the tale.

Polis, yeni doğum yaptığını söyleyen bir kadını durdurur; ama ne bebek ne üzerindeki kan kadına aittir. Bu gerçek suç belgeselinde sapkın yalanlar açığa çıkıyor.

Efsanevi gazeteci Gay Talese, konuklarını onlarca yıl gizlice izleyen bir motel sahibinin maskesini düşürdüğünde bomba etkisi yapan hikâye hızla bir skandala dönüşür.

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

New York Times'ın çok satan kitaplarından uyarlanan Kırmızı, Beyaz ve Kraliyet Mavisi, Başkan'ın oğlu Alex ile İngiltere Prensi Henry'nin uzun süredir devam eden kan davasının ABD-İngiltere ilişkilerine zarar verme tehdidini merkeze alıyor. Rakipler sahnelenmiş bir ateşkese zorlandıklarında, buzlu ilişkileri çözülmeye başlar ve aralarındaki sürtüşme hiç beklemedikleri kadar derin bir şeye yol açar.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Gerçek bir hikayeden uyarlanan Spotlight, taciz olayıyla gündeme gelen bir kilisenin kendini aklamaya çalışmasını ve bu tacizi aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesi yazarlarını konu alıyor. Gazetenin yazarlarından oluşan “Spotlight” takımı, Katolik Kilisesi’ndeki taciz iddilarıyla ilgili eski defterleri deşer. Bir senelik araştırmaları sonucunda, Boston’ın üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeklere parmak basılır.

Kazaları, yangınları, cinayetleri ve para getirebilecek hemen her türlü kaos ortamını bularak çekimler yapan bir kamera ekibiyle tanışan Lou, gece muhabirliğinin tehlikeli, belirsiz ve ölümcül yanıyla da karşılaşırken her polis sireninin, her kurbanın, dökülen her kanın paraya dönüştüğünü fark ediyor ve büyük çıkışını yakalamak için yakaladığı hikayeyi ahlak yoksunu, risk dolu ve zekice bir planla yönlendiriyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir