
Günther Kaufmann
Whity

"Whity" is the mulatto butler of the dysfunctional Nicholson family in the American Southwest in 1878. The father, Ben Nicholson, has an attractive young wife, Katherine, and two sons by a previous marriage: the homosexual Frank and the feeble-minded Davy. Whity tries to carry out all their orders, however demeaning, until various family members ask him to kill some of the others.

Günther Kaufmann
Whity

Ulli Lommel
Frank Nicholson

Harry Baer
Davy Nicholson

Hanna Schygulla
Hanna

Ron Randell
Benjamin Nicholson
Helga Ballhaus
Judge's wife

Katrin Schaake
Katherine Nicholson

Rainer Werner Fassbinder
Saloon guest (uncredited)

Peter Berling
Hefty Bartender (uncredited)

Kurt Raab
Pianist (uncredited)

Film, yaralı bir adamı bir çanta dolu parasıyla birlikte evine alan dul bir çiftçinin hikayesini konu ediyor. Bir grup adam para için evine geldiğinde çiftçi, kime güvenceğine karar vermekte zorlanır. Çiftliğinin kuşatılmasına karşı savunma yaparken çiftçi, herkesi şaşırtan ve gerçek kimliğini sorgulayan bir silahşörlük yeteneğini ortaya çıkarır.

Kardeşinin ölümünün ardındaki gerçekleri araştıran Will Lockhart, kör olmak üzere olan, çok sevdiği oğlu sadistçe eğilimler gösteren zengin bir çiftlik sahibinin Kral Learvari aile ilişkilerine bulaşır. Nicol’un, adamlarına Stewart’ı yakalatıp bir yaranın diyeti olarak kahramanın eline kısa mesafeden ateş eder. Kâhya Vic Hansbro, mertlikte esas kahramana neredeyse denktir ama çiftliklerini yönettiği, ne var ki isyancı Apaçilere tüfek satmak gibi kirli bir işe bulaştığı için asla varisi olamayacağı ailenin kendisine içerlemesiyle onun düşmanı olur.

Outback kasabasının çorak ve zalim topraklarında, Charlie Burns (Guy Pearce), yerel hukuk adamı Stanley'den (Ray Winstone) inanılmaz bir teklif alır. Küçük kardeşi Mikey'i idamdan kurtarmak için ağabeyi Arthur'u bulup öldürmesi gerekmektedir. Charlie, intikam, sadakat ve vicdanı arasında savaş verirken, Stanley, İngiltere'deki uygar yaşamından vazgeçer ve kanunları ve düzeni koruyup masum eşi Martha'yı (Emily Watson) çevresindeki vahşilerden korumaya çalışır...

Belli bir yerde uzun süre kalamayan Jubal Troop, tesadüf eseri tanıştığı çiftlik sahibi Horgan’ın yanında çalışmaya başlar. Ancak Shep’in karısının Jubal’e gösterdiği yakın ilgi ve çiftlikte çalışan Pinky’nin duyduğu yoğun nefret yüzünden kısa sürede sorunlar çıkar.

Eski Batı'nın nasıl kazanıldığını ve kaybedildiğini, birçok insanın kanı, teri ve gözyaşları aracılığıyla takip edin. 1859'dan 1874'e kadar olan dönemde, İç Savaş öncesinde, sırasında ve sonrasında 15 yılı kapsayan bu hikâye, kendisiyle savaş halindeki bir ülke boyunca duygusal bir yolculuğa çıkmanızı sağlıyor. Ailelerin, arkadaşların ve düşmanların bakış açısıyla, Amerika Birleşik Devletleri olmanın ne anlama geldiğini keşfetmeye çalışan herkesin deneyimlediği bir süreç.

Baskıcı ve karizmatik bir çiftlik sahibi, erkek kardeşinin yeni karısı ile onun genç oğlunu canından bezdirir. Ardından, uzun süredir gizlenen sırlar gün yüzüne çıkar.

Yıllardan 1885’tir. Nebraska’dan Iowa kentine sürülen 3 kadına, eşlik edecek isimlerden biri yine Nebraskalı olan Mary Bee Cuddy’dir. Sert bir mizacı olan Mary Bee’ye, hayatını kurtardığı George Biggs de yol boyu eşlik edecektir. İkili bu zorlu yolda güçlerini birleştirerek hareket eder... Oscarlı aktör Tommy Lee Jones’un, 2005 tarihli Üç Defin filminden sonra yeniden yönetmen koltuğuna geçtiği film Glendon Swarthout’un romanından uyarlandı. Jones filmde başrolü ise Hilary Swank ile paylaşıyor…

Küçük bir kovboy kasabası olan Big Whiskey, şerif "Küçük Bill" Daggett'in sert idaresi altında sakin bir hayat sürmektedir. Ancak kasabadaki hayat kadınlarından biri, müşterileri tarafından zalimce doğranınca ortalık karışır. Şerifin, olayı görmezden gelmesi sonucu ayaklanan fahişeler, suçluların kellesine ödül koyar.Artık yaşamayan karısı için eski hayatını geride bırakıp çiftçiliğe başlamış olan efsane kiralık katil William Munny, yeni yetme silahşör Schofield Kid tarafından baştan çıkarılır ve çocukları için son bir kez ödül avcılığı yapmaya soyunur. Bütün bunlar olurken şerif Dagget'in kasabada kiralık katilleri istemeyeceğini tahmin etmek güç değildir. Big Whiskey'nin yeni ziyaretçileri, kendini beğenmiş silahşör English Bob ve ucuz biyografi yazarı Beauchamps'ın da gelişiyle sınır kasabasında ortalık iyice karışacaktır.

Charles Portis'in 1969 tarihli ilk filmin de uyarlandığı romanından tekrar uyarlanacak filmde, babasının bir cinayete kurban gitmesinin ardından işe “gerçekten yürekli” bir yardımcı olan Tom Chaney’i alan ve babasının katilini bulmayı kafaya koyan 14 yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross’un hikayesi anlatılacak.

Eşcinsel ve işinde başarılı bir avukatın (Tom Hanks) birgün AIDS virüsü taşıdığını fark edilip, çok geçmeden çalıştığı hukuk bürosundaki işine de sudan bir sebepten dolayı son verilir. Şirketin patronu ile arasının çok iyi olmasından dolayı buna çok şaşıran avukat, şirketi ve patronu aleyhine mahkemeye dava açmaya karar verir. Böylece AIDS kurbanın bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur. Ve ona bu hukuk mücadelesinde arkadaşı (Denzel Washington) yardımcı olur.

Yönetmen John Hillcoat'un bu Büyük Buhran döneminde geçen suç filminde, üç isyankar içki kaçakçısı kardeş ele geçmesi zor Amerikan Rüyasına ulaşabileceklerini fark eder... Güçlü şehir gangsterleri kardeşlerin çabalarının ödüllerini toplarken, onlar hayallerini gerçekleştirmek için mücadele eder. İçki yasağının en hassas döneminde, taşralı bir genç olan Jack Bondurant "1 Numaralı Halk Düşmanı" olma hayaliyle, gangster yaşam tarzının sunduğu olanaklardan yararlanır. Ailesinin yasadışı alkol üretimini büyüterek, bir yandan güzel bir Amiş kızı olan Bertha'nın sevgisini kazanmaya çalışırken, bir yandan da büyük bir suç imparatorluğu kurmayı planlamaktadır. İnsanları korkutan bir yapıya sahip ağabeyi Howard'ın desteğini alan Jack de istediği işi yaptıracak kas gücüne sahiptir. Ancak onları yönlendirecek bir lidere ihtiyaçları vardır. Bu sorumluluk ağabeyleri Forrest'a yüklenir..

Deadwood, 1870'li yıllarda Güney Dakota’da küçük bir madenci kampı olarak kurulan bir yerleşim yerinin giderek büyüyerek adeta bir kent haline gelmesini konu edilen aynı isimli seriden beyaz perdeye uyarlanıyor. Karakterler, Güney Dakota’nın eyalet olmasını kutlamak için on yılın ardından yeniden bir araya geliyor. Onların bir araya gelişi eski rekabetlerin canlanmasına, ittifakların test edilip, eski yaraların yeniden açılmasına neden oluyor.

Robert B. Parker´ın aynı adlı kitabından uyarlanan olan film kanun dışı bir kasabayı anlatacak. Bir grup arkadaş kasabaya kanun getirmek için çabalayacak fakat aralarına güzel bir dulun katılmasıyla evdeki hesaplar uygunsuz kalacak... İki kovboy olan Virgil Cole ve Everett Hitch, Appaloosa isimli kasabaya vardıklarında, burada yaşayan halka Randall Bragg isimli bir çiftlik sahibi tarafından zulüm edildiğine tanık olurlar. Randall Bragg kasabadaki toprakların gerçek sahibidir ve kasaba halkına eziyet etmektedir. Cole ve Hitch, kasabayı bu zorbadan kurtarmak için görevlendirilir. Ancak kurallar bu sefer değişecek, yasaların yerine içgüdüler geçecektir...

İsrailli bir Mossad ajanı olan Eyal'e, hala hayatta olabilecek çok yaşlı eski bir Nazi subayı olan Alfred Himmelman'ı bulup öldürme görevi verilir. Bir turist rehberi gibi davranarak, kız kardeşini ziyaret etmek için İsrail'de bulunan torunu Axel ile arkadaş olur. İki adam, Eyal'in değerlerini sorgulayacağı bir ülke turuna çıkarlar.

Rio adındaki bir çocuk, ablasıyla birlikte Amerika'nın güneybatı sınırını aşmaya çalışmaktadır. Amaçları ise amcalarından kaçmaktır. Bu sırada haydut olan Billy The Kid'i yakalamaya çalışan Pat Garrett ile karşılaşacaklardır. Rio ise tüm bu olayların arasında nasıl biri olmak istediğini çözmeye çalışacak ve cesur olmak ile haydut olmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Her ne olursa olsun ailesini kurtarmak için elinden geleni yapacaktır.

Filmde, güzel Meg, kırılgan Beth, romantik Amy, ünlü bir yazar olmak isteyen fevri Joe ve şefkatli anneleri Marmee'den oluşan, birbirine kenetlenmiş March ailesnin kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü, ama her zaman umut dolu yaşamlarının hikâyesi anlatılıyor.

İntikam ateşiyle yanıp tutuşan kanun kaçağı Nat Love, hapisten yeni çıkan düşmanı, acımasız çete lideri Rufus Buck'ı alt etmek için kendi çetesini toplar.

Başrollerinde Demi Moore, Kiefer Sutherland, Donald Sutherland'ı bulunduran film, toplumları acımasız gaspçılar tarafından kuşatılmışken babasıyla arasındaki husumete son vermeye çalışan hayata küsmüş bir silahşörü temel alıyor.

Kuzey İngiltere'de 1984 yılında yaşanan madenci grevinin sosyal bir zemin olarak karşımıza çıktığı film, ağabeyi ve babası greve katılan 11 yaşındaki bir çocuğun tek başına ayakta durma savaşını ve içsel mücadelesini anlatıyor. Box ringini terkedip bale dersleri almaya başlayan Billy Elliot'un seçimi ailesi tarafından yadırgansa da, bale hocası Bayan Wilkinson ona arka çıkacaktır * Yeşilçam filmlerini özleyenler için muhteşem. Özlemeyenler için de muhteşem * filmi seyrederken kendi kendime "şu çocuk kadar istikrarlı olamadım:)" diye hayıflandım * Zarif film. Sade içten rahat. Olduğu gibi olabilen insanlar gibi...

Robert G. Shaw, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Birleşik Ordularında zencilerden oluşan bir alayın başına liderlik etmesi için atanmış bir komutandır. Siyahlara karşı yapılan ayrımcılığa ve köleliğe karşı da olan bu savaş, tüm alay için oldukça zorlu bir sınavdır.Düşman ordularının, zenci askerlerden oluşan bu birliğin kumandanının öldürülmesi emrinin yanında, birliğin kendi askerleri arasındaki olaylar da, Robert G. Shaw'un üstesinden gelmesi gereken sorunlar arasındadır.Amerikan İç Savaşı'nda savaşmış Robert G. Shaw'un ailesine yazmış olduğu mektuplardan derlenerek sinemaya aktarılmış Zafer, hem Edward Zwick filmografisinin hem de sinema tarihinin önemli filmleri arasında yer alıyor. Tüm oyuncu kadrosunun başarılı performanslarının yanında, Denzel Washington'ın olağanüstü oyunu ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığını da ekleyelim.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir