
Mikel Conrad
Steve Holloway

During World War II, an American bomber pilot is rescued after drifting at sea aboard a raft. After being administered truth serum, he tells the doctor a story of how he and the three survivors of his plane crash washed up on an island that was inhabited by a tribe of beautiful primitive cave-women, dinosaurs and a group of savage cavemen who are bent on abducting the women for breeding purposes.

Amerikan iç savaşı döneminde esir tutulan bir grup kuzeyli asker, balon kullanarak hapisten kaçmayı başarır fakat patlak veren fırtına askerleri kontrolleri dışında bir yolculuk yapmaya zorlar. Yaklaşık bir haftalık yolculuklarının sonunda tropikal bir adaya ulaşmayı başaran kahramanlarımızı, yabancı oldukları bu topraklarda büyük bir macera beklemektedir. Kaptan Nemo’nun fantastik fikirlerini gerçeğe dönüştürdüğü bu ada, normal hayatta zararsız olan hayvanların dev canavarlara dönüştüğü bir yerdir.

Before they can complete renovations on their new country inn, a widowed father and his young daughter are visited by a strange group of tourists. He soon makes a chilling discovery: they are disaster junkies from the future who visit the past to witness history's greatest catastrophes—and his small town is their next stop.

Mağaralarda yapılan kazı çalışmaları sonucunda dinozorların yaşadığı tarih öncesi çağa ait bazı sivrisinek fosilleri bulunur. Milyarder John Hammond öncülüğündeki bilim adamları, son derece ilginç ve karmaşık testler deneyerek bu sivrisinek fosillerindeki kan örneklerini almayı başarırlar.Dinazorların DNA zinciri bir Afrika kurbağasıyla birleştirilerek 65 milyon yıl önce yaşamış bu korkunç yaratıklar yeniden yaratılır. Hammond hükümetten kiraladığı bir adada klonladıkları bu vahşi hayvanlar için elektrikli tellerle çevrili bir hayvanat bahçesi kurmuştur. İhtiyar Hammond, bir hafta sonunda Doktor Allen gibi bazı işinde uzman bilim adamlarını Jurassic Park adını verdiği bu hayvanat bahçesini test ettirmek için adaya getirir. Ancak embriyolarını ele geçirmek isteyen biri, güvenlik sistemini devre dışı bırakınca serbest kalan dinozorlar adada dehşet saçmaya başlar...


Yıl Milattan sonra 3000. Dünya ıssız bir çöl ve insanoğlu nesli tükenmiş bir canlı türüdür. Bundan 1000 yıl önce, yani 2000'li yıllarda uzaydan dünyaya inen yaratıklar, dünyanın hava savunma sistemini dokuz dakika içinde imha ederler. İnsanlığın önünde iki seçenek vardır: ya savaşarak ölmek ya da sonsuza kadar uzaylıların kölesi bir topluluk olarak yaşamak. Saldırgan uzaylıların komutanı Başkan Terl'dir. Terl güçlü ve acımasız bir kişiliğe sahiptir. Amacı bütün galaksileri ele geçirmektir. Dünyanın Terl'e karşı koyacak güçte bir savaşçıya ihtiyacı vardır.

İnsan görünümlü uzaylılar tarafından yapılan saldırıdan kurtulan genç bir kız, kaybolan erkek kardeşini aramaya koyulur. Kardeşini arama çalışmalarına uzaylı olup olmadığı belirsiz olan bir çocuk yardımcı olacaktır. Dünya'nın sonunu getirecek olan 5. dalgadan kaçmak için başka çaresi kalmayan Cassie'nin bu yabancıya güvenmekten başka çaresi kalmamıştır.

Ezelî bir düşmanlık iki efsanevi yaratığı karşı karşıya getirirken bilinmeyen bölgelere yapılan bir keşif görevi, Titanların kökenlerine ilişkin gizemleri açığa çıkarır.

Kudretli Kong ve korkunç Godzilla bir araya gelerek, insan dünyasında gizlenen ve hem kendi türlerinin hem de insanlığın varoluşunu tehdit eden devasa ölümcül bir tehdide karşı birlikte savaşmak zorundadır.

John Hammond'ın başarısızlıkla sonuçlanan Jurassic Park denemesinin üzerinden tam 22 yıl geçmiştir. Nublar Adası'nda bu kez tam kapasiteyle çalışan, Hammond'ın hayal ettiği gibi bir dinozor tema parkı Jurassic World adıyla kurulmuştur. Ancak kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçen parkta müşteri sayısı günden güne azalmaktadır. Parkı işleten şirketin hedeflerini tutturabilmesi için parkta yenilikler yapılır, yeni bir dinozor türü yaratılır. Ne var ki bu yeni tür, adayı ve adadakileri felakete sürükleyebilecek sonuçlar doğuracaktır.

Dominion, Nublar’ın yok edilmesinin dört yıl sonrasında geçiyor. Dinozorlar artık tüm dünyada insanlarla birlikte yaşıyor ve avlanıyor. Bu hassas denge, geleceği yeniden şekillendirecek ve insanların artık tarihin en korkunç yaratıklarıyla paylaştıkları gezegeni uç yırtıcılara bırakıp bırakmayacaklarını belirleyecek.

İlk filmde yaşanan facianın ardından, Claire’in (Bryce Dallas Howard) parkı yönetirken birer market ürünü gibi gördüğü dinozorlara olan bakış açısı değişir ve “Dinozor Koruma Grubu” isimli bir organizasyon kurar… Amacı; aktif bir yanardağın harekete geçtiği adada yaşayan dinozorları adadan çıkarmanın bir yolunu bulmaktır… Claire, bu tehlikeli ve zor görevi yerine getirebilmek için de dinozorlara karşı baskınlığını kanıtlamış olan tanıdığı tek kişiden, Owen Grady (Chris Pratt)'den yardım ister… İkilinin bir kurtarma görevi amacıyla gittikleri adada ise her şey sarpa saracaktır…

Jurassic World: Hâkimiyet'te yaşanan olaylarından beş yıl sonrasında geçmektedir. Dünya'nın ekosistemi, dinozorlar için büyük ölçüde elverişsiz hale gelmiş ve hayatta kalanlar, bir zamanlar gelişip büyüdükleri tropikal bölgelere çekilmiştir. Zora Bennett adlı gizli operasyonlar uzmanının, insanlık için mucizevi yararlar sağlayacak bir ilacın geliştirilmesi amacıyla üç büyük dinozordan genetik materyal toplamak üzere bir ekibe liderlik ediyor. Görev sırasında ekibin yolu, bir adada mahsur kalan bir aileyle kesişir ve burada onlarca yıldır dünyadan gizlenen karanlık bir sırrı keşfederler.

Korkunç bir kaza sonucu bilinmeyen bir gezegende pilot Mills fark eder ki aslında o Dünya’nın üzerine iniş yapmıştır… 65 milyon önceki dünyaya. Artık Mills ve onun dışında tek hayatta kalan kız Koa için kurtulmanın tek yolu, tarih öncesinde yaşayan tehlikeli yaratıklarla dolu bu araziden kaçmak.

Dünya'nın ekosisteminin çöküşünden sonra distopik bir gelecekte geçen film, çökmüş dünyanın çürüyen kalıntılarında yaşamını sürdürmek için hayatta kalma becerilerini kullanan, güçlü ve iradeli 13 yaşındaki bir kız olan Vesper'ı ve hasta babası, Darius’ı takip ediyor.



Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

1933 yılında film yapımcısı Carl Denham, başrol oyuncusu güzel Ann Darrow'un da bulunduğu bir ekiple, egzotik Kafatası Adası'na gelir. Burada Ann'in güzelliğinden etkilenip ona aşık olan King Kong adlı dev bir goril ile karşılaşırlar.

Pilot Brodie Torrance, yıldırım düşmesi sonucu hasar alan uçağı savaş alanına dönmüş bir adaya indirerek yolcuları kurtarır. Fakat bu inişin hayatta kalma mücadelesinin sadece başlangıcı olduğunu fark eder. Bütün yolcular tehlikeli zorbalar tarafından rehin alındığında, Torrance’in yardım isteyeceği tek bir kişi vardır; bu, cinayetle suçlanan ve FBI tarafından başka bir yere transfer edilen Louis Gaspare’in kendisidir ve onda gördüğünden çok daha fazlası olduğunu öğrenecektir.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir