
Scott Poythress
Steve


19 yaşında, değişken bir genç olan Tommy, uyuşturucudan, partilerden ve şiddetten keyif alıyor. Sarhoş bir bükücüde arkadaşlarından ayrıldıktan sonra şüpheli bir kişi tarafından kaçırılır. Uyandığında kendisini çok tuhaf bir ailenin yaşadığı ücra bir Yorkshire evinin bodrumunda hapsedilmiş halde bulur. Ancak ortaya çıkan şey onun beklediği gibi değildir.

Bir anne, kaybolan 3 yaşındaki oğlunu tüm çabalarına rağmen bulamaz ve zamanla ümidini kaybeder. Ancak oğlu dokuz yıl sonra, ailenin yeni taşındığı kasabada ortaya çıkar.

Rebecca evden ayrıldığında çocukluk korkularını da ardında bıraktığını düşünür. Büyürken, ışıklar söndüğünde neyin gerçek neyin hayal olduğundan asla emin olamamıştır…ve şimdi de küçük kardeşi Martin, bir zamanlar Rebecca'nın akıl sağlığını sınayan ve güvenliğini tehdit eden, açıklanamayan ve korkunç olaylar yaşamaktadır. Anneleri Sophie'yle gizemli bir bağı olan korkunç bir varlık yeniden gün yüzüne çıkar. Bu kez, Rebecca gerçeği çözmeye giderek yaklaşırken…ışıklar sönünce herkesin hayatı tehlikededir.

Goodnight Mommy / Ölümcül Oyun ile aile gerilimi türüne yepyeni ve son derece ürkütücü bir alan açan yönetmen ikili Veronika Franz ile Severin Fiala, yeni bir aile trajedisiyle beyazperdede. Sundance’te ilk gösterimini yapan Dağ Evi, iki çocuk ve müstakbel üvey annelerinin tipi yüzünden bir dağ kulübesinde mahsur kalışlarını gözlemliyor. Psikolojik gerilimin yavaşça yükselerek tavan yaptığı, beklenmedik sürprizler ve huzursuz edici atmosferiyle Dağ Evi aile sırları, belirsizlikler, kindar çocukların yer aldığı, doğaüstüne de göz kırpan, nefes kesici bir gerilim.

Ed ve Lorraine Warren, bu zamana kadar baktıkları dosyalardaki en sansasyonel vakalardan biriyle karşı karşıyadır. Şeytani bir varlık tarafından ele geçirildiğini söyleyen bir cinayet zanlısı, kendisine yardım etmesi için soluğu Ed ve Lorraine Warren çiftinin yanında alır. Şeytan tarafından ele geçirlen bir çocuğun ruhunu kurtarmaya çalışan çift, kendilerini beklenmedik bir durumuların içinde bulur. Onlar çocuğun ruhunu kurtarmaya çalışırken, geçmişten günümüze uzanan daha karanlık bir sırrın ortaya çıkmasına neden olur.

Mükemmel ailelerle dolu mükemmel bir kasabada, on iki yaşındaki Justin Whitter kaybolur. Davanın baş dedektif olarak Greg Harper atanır. Greg, Justin'in kayboluşunu soruştururken aynı zaman da benzer bir olayın çok uzun zaman önce geçmişte yaşandığı ortaya çıkar. Greg hem soruşturmanın verdiği hem de bu geçmişteki olayın getirdiği baskıyla uğraşmak zorunda kalır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, karısının ihanetini sindirmeye çalışıyordur. Soruşturma devam ederken kasabada garip olaylar yaşanmaktadır. Bu olaylar hem kasabadakiler hem de Greg'in ailesine zarar verecektir. Ancak Greg her ne olursa olsun bu olayı çözmeyi kafasına koymuştur ve önüne çıkan hiç bir engel için de durmaya niyeti yoktur.

As the residents of the Pi Kappa Sigma sorority house prepare for the festive season, a stranger begins to harass them with a series of obscene phone calls.

Bir iş görüşmesi için Detroit'e gelen genç bir kadın kiralık bir ev tutar. Ama gece geç saatte geldiğinde eve çifte rezervasyon yapıldığını, yabancı bir adamın zaten evde kaldığını görür. Doğru olmadığını bilse de geceyi orada geçirmeye karar verir ama korkacağı şeyin beklenmedik bir misafirden çok daha fazlası olduğunu kısa sürede anlar.

Kocasının vahşice öldürülmesinin ardından, Kansaslı bir karayolları devriye memuru, faili bulmak için yola çıkar. Av ilerledikçe, sorumlu adamın sadist bir seri katil olduğunu ve zihinsel sapkınlığının derinliğinin ve şeytani planlarının kimsenin hayal edemeyeceği kadar çarpık olduğunu fark eder.

Kale Brecht (Shia LaBeouf), babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise (Carrie-Anne Moss) evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek ,ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir. Evinin duvarları adeta Kale’in üzerine üzerine gelmektedir. Zaman geçirebilmek için tüm ilgisini pencerenin dışındaki komşu evlerine yöneltince röntgenci bir genç olup çıkar.

New York’ta tek başına yaşayan Frances oldukça uysal mizaçlı, büyük şehirde tek başına ayakta kalmaya çalışan, genç bir kadındır. Günün birinde metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Hem yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances'in hem de kocasını kaybetmiş yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, anaç yapılı Greta hakkındaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

Yeni evli bir çift olan Julia va Francis, Bükreş'te bir daireye taşınır. Tam da bu sırada bir seri katilin serbest kalması, şehirde panik etkisi yaratır. Yeni evlerine alışmaya çalışan Julia, bir süre sonra yan apartmanlarda yaşayan biri tarafından izlendiğini fark eder.

Kasabanın kilisesinde gönüllü olarak çalışan Tyler Burnside (Charlie Plummer) aynı zamanda bir izcidir. Saygılı bir genç olan Tyler’ın babası da (Dylan McDermott) dürüstlüğüyle tanınan bir topluluk lideridir. Yaşadıkları sessiz Kentucky kasabasının tek bir sorunu vardır: onlarca yıl önce işlenen ve topluluğu derinden sarsan çözülmemiş cinayetler. On kadının vahşice işkenceye uğradığı ve öldürüldüğü bu cinayetler Clovehitch olarak tanınan bir psikopat tarafından işlenmiştir. Tyler, babasının zulasında rahatsız edici fotoğraflar bulduğunda, dünyada en güvendiği insanın Clovehitch olabileceğinden ve henüz son cinayetini işlemediğinden şüphe etmeye başlar.

Her evin kendine has anıları olduğu söylenir...Başarılı bir editör olan Will Atenton (Daniel Craig), New York'taki işinden ayrılarak, hanımı Libby (Rachel Weisz) ve iki kız çocuğu ile New England'da bulunan bir kasabaya taşınır.Ancak yeni hayatlarına başladıklarında fark ederler ki; taşındıkları ev bir anne ve oğlunun trajik cinayetine sahne olmuştur. Kasaba halkı ise olaydan sağ olarak kurtulan kadının kocasını baş şüpheli olarak görmektedir.Bu korkunç trajediyi araştırmaya başlayan Will'in yardımcısı ise; öldürülen ailenin yakın dostu olan ve aynı zamanda kapı komşuları Ann Paterson'dan (Naomi Watts)'dan başkası değildir.Will ve Ann bulmacanın parçalarını tamamladıkça korkunç bir gerçeği açığa çıkaracaklardır...Gerçek katil aslında kimdir ve bir sonraki hedefi kimlerdir?..

Sen onları dünyaya getirirsin, onlar seni bu dünyadan koparırlar...Sakin bir Noel tatili, çocukların ailelerine karşı düşmanca tavırlarda bulunmasıyla korkunç bir hayatta kalma savaşına döner.

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Genç bir kadın gözlerini tanımadığı bir adamın bodrumunda açar. Adam genç kadına onu kimyasal bir saldırıdan kurtardığını ve dışarısının yaşanamaz bir halde olduğunu söyler.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir