
Αλέξανδρος Βαρδαξόγλου
Head of Chorus

A post-modern theater adaptation of a classic Greek tragedy takes place in a central theater of Athens. Like every night, the audience take their seats and the play begins. Suddenly, the lights on stage go out. A group of young people, dressed in black and carrying guns, come up on stage. They apologize for the interruption and invite people from the audience to participate on stage. The play resumes with a main difference; life imitates art and not the opposite.

Αλέξανδρος Βαρδαξόγλου
Head of Chorus

Σοφία Κόκκαλη

Pavlos Yordanopulos
Chorus

Romanna Lobach
Chorus

Αινείας Τσαμάτης
Chorus

Μαρία Καλλιμάνη

Χρήστος Σουγάρης
Lucas Andreou

Αλεξία Καλτσίκη

Daphné Patakia
Χρήστος Καρτέρης

Constantin Symsiris
Witness

Elena Topalidu
Participant

Μαρία Φιλίνη
Participant
Αγγελική Μαργέτη
Chorus
Νατάσσα Μπρουζιώτη
Chorus

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Charles Dobbs is a British secret agent investigating the apparent suicide of Foreign Office official Samuel Fennan. Dobbs suspects that Fennan's wife, Elsa, a survivor of a Nazi Germany extermination camp, might have some clues, but other officials want Dobbs to drop the case. So Dobbs hires a retiring inspector, Mendel, to quietly make inquiries. Dobbs isn't at all sure as there are a number of anomalies that simply can't be explained away. Dobbs is also having trouble at home with his errant wife, whom he very much loves, having frequent affairs. He's also pleased to see an old friend, Dieter Frey, who he recruited after the war. With the assistance of a colleague and a retired policeman, Dobbs tries to piece together just who is the spy and who in fact assassinated Fennan.

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..

Mark ve David iki iyi arkadaş ve profesyonel savaş fotoğrafçısıdır Fotoğraflamak üzere yine bir savaş bölgesine giderler David artık yorulmuştur ve hamile karısının yanına dönmeye karar verir Bu olayın ardından Mark savaşta yaralanır ve o da evine geri döner Ancak kendisinden önce dönen arkadaşı David ortada yoktur Mark, David'e ne olduğunu anlamaya çalışırken, hatırlamak istemediği hatıralarla da yüzleşmek zorunda kalır...

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Nancy becomes increasingly convinced she was kidnapped as a child. When she meets a couple whose daughter went missing thirty years ago, reasonable doubts give way to willful belief.

Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Tüm zamanların en sıradışı aşkı... Dünya çapında 65.000 gösterim... En popüler müzik... Paris opera binasını kendisine mesken tutan Hayalet (Gerard Butler), zamanının büyük çoğunluğunu org çalarak ve opera binasını gezerek geçirir. Genç opera sanatçısı Christine’in (Emmy Rossum) açılış gecesindeki büyüleyici performansı, hem seyircileri hem de tiyatronun hayaletini derinden etkiler. Ve operanın gizemli hayaleti kendisini bu yıldızı korumaya adar. Fakat bu genç sopranoya sahip çıkmak isteyen tek güçlü erkek o değildir. Operanın sahibi Vicompte Raoul de Chagny’nin (Patrick Wilson) de gözü Chtristine’dedir. Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber’in “The Phantom of the Opera” adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyaz perdeye uyarlandı. Film 77. Oscar ödüllerinde 3 dalda aday gösterildi...

En İyi Film başta olmak üzere tam 6 Oscar'lı bir başyapıt Ünlü yıldız Margo Channing (Bette Davis), Eve (Anne Baxter) adlı genç bir kızla tanışır Eve, Margo'nun büyük bir hayranıdır ve kısa sürede onun güvenini kazanmayı başarır; hatta onun evine taşınır Oysa masum görünüşlü bu kızın başka amaçları vardır Margo'nun yerini almak isteyen Eve, sinsi planlarını sırayla uygulamaya başlamıştır Margo'nun yıldızı sönerken Eve ise başarıdan başarıya koşmaktadır...

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Clay, geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında “anestezik farkındalık” adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ama anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur. Clay, zihni içinde bir yolculuğa çıkar.

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

Nicolas Brazer (Barry Pepper), hükümetin en karanlık gölgesinde çalışan, dünyanın dört bir yanındaki en kötü adamları sessizce ortadan kaldıran seçkin bir "görünmez" ekibin parçası olan emekli bir ABD özel ajanıdır.. Bir gün ekibin bir üyesi öldürülür ve Nicolas cinayetin sorumlusu olarak görülür. Nicolas, hem ismini temize çıkarmak hem de ekibin diğer üyelerinin öldürülmesini engellemek için zorlu bir mücadeleye girişir.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.

Günün birinde babasından kendisine lüks bir yatın miras kaldığını öğrenen genç kız; bir gece bu yatta parti yapmaya karar verir. Ancak sabah uyandığında yatın içerisinde üç hırsızla karşılaşan Bella, hayatının savaşını vermek üzeredir.

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir